22.05.2013 02:30 | Son Güncelleme:
ANKARA Milliyet

Reyhanlı hesabını manava mı soralım

CHP lideri Kılıçdaroğlu, hükümetin Suriye politikasını ‘Türkiye’nin dış politika tarihinde en büyük hezimettir’ diye eleştirip Başbakan Erdoğan’a da ‘diktatör’ dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD gezisini, hükümeti ise Suriye politikası ve 51 insanın öldüğü Reyhanlı saldırısı nedeniyle eleştirdi. Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM grup toplantısında özetle şunları söyledi:

EN BÜYÜK HEZİMET: AKP hükümetinin Suriye politikası Türkiye’nin dış politika tarihinde en büyük hezimettir, en büyük yanlış politikadır. Eleştirilere rağmen AKP ‘Ben bildiğimi okuyacağım’ derse, gelip duvara çarpıyorsunuz. Kendisini, ilk uyardığımızda Suriye’de 4 ölü var, bugün 200 bini aştı. Yazık günah değil mi? Dış politika, blöf politikası, inat politikası değildir, gözyaşı akarsa maliyeti ağır olur.

KAN ERDOĞAN’IN ELİNDE:Koskoca Türkiye Cumhuriyeti, dış politikasını Katar’a, Suudi Arabistan’a nasıl ihale edebilir. Bunu, milletin vicdanına havale ediyorum. Ölen her müslümanın kanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ellerindedir. Amerika’ya gitti, Reyhanlı’ya gidemedi. ‘Suriye muhalefeti milli egemenlik mücadelesi veriyor, biz lojistik desteği veriyoruz’ dedi. Terör örgütüne Türkiye’nin yataklık yapması doğru mudur?

DUVARA ÇARPTI:Ala-yı vala ile gitti, 5 konuda duvara çarptı. Obama’yı ikna edeceğim, dedi. Obama, ‘Bir dakika, ne silahlı müdahalesi’ dedi. Birinci duvara çarptı. ‘Koltuğumun altında dosya var, kimyasal silahlar kullandığına ikna edeceğim’ dedi. ‘Elimizde bulgu yok’ dediler. ‘Suriye’de uçuşa yasak bölge ilan edin, muhalefet güçlensin’ dedi. Obama, ‘Ülkenin bütünlüğünden yanayız’ dedi. Giderken, ‘Cenevre, ipe un sermek demektir’ dedi. Obama, ‘Ne konuşuyorsun sen’ dedi. Erdoğan, ‘Görüşüm değişti ve gelişti’ dedi. Beyzbol sopasını görerek değişirsin tabii. Havuç sopa politikası gösteriyordu, havuç da vermediler bu sefer, sopa sopa politikası oldu. ‘Görüşüm değişti, emredersiniz, başüstüne’ dedi. Sen Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı olamazsın.

SORUMLU İKTİDAR:
Reyhanlı’da 51 kişi hayatını kaybetmiş. Yazık günah değil mi insanlara. Orada ölenlerin hesabını kimden soracağız. Reyhanlı’daki manavdan, Hatay’daki bakkaldan, Hakkari’deki esnaftan, Samsun’daki balıkçıdan mı soracağız. Demokrasilerde o işin sorumlusu iktidardır. Ülkeyi yöneten de kimse kusura bakmasın, diktatörlüğe soyunan bir adamdır. Diktatör demişim, alınmışlar. Polisiyle, panzeriyle, biber gazıyla masum insanların üzerine gidecek, ne diyecekmişiz? Bu adam demokrattır, bizim kitabımızda bu yazmaz, bunu yapan adama diktatör denir. Orduya talimat vereceksin, Uludere’de 34 vatandaşımız öldürecek, kendi vatandaşımızın imhası için TSK’ya talimat veren kişiye diktatör denir. Mahkemeye verecekmiş beni, o kadar mutlu oldum ki, belki Türkiye’nin en hayırlı davası olacak. Bu talimatı kim verdi? O işin talimatını veren Başbakandır. 34 yurttaşımızın katili Erdoğan’dır.

KURSAĞINDA KALACAK: Başkanlık hayalleri kuran kişiye diktatör denir, ama kursağında kalacak çünkü başkanlık sistemi CHP parlamentoda olduğu sürece asla geçmeyecek.

RUH HALİNİ BİLİYORLAR: ABD ziyaretinin otelcilik hizmeti çok iyiydi, en önemlisi de hanımefendiye verdikleri kitap: Diktatörlüğün Psikolojisi. Ne kadar iyi okuyorlar değil mi? Ruh halini biliyorlar çünkü.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0
EtiketlerABD