River Plate-Boca Juniors: Uğruna dövüşülen maça engel olmak

River Plate ve Boca Juniors arasında oynanacak olan Libertadores Kupası (Güney Amerika'nın Şampiyonlar Ligi) finalinin ikinci maçı bir türlü oynanamadı. Lig maçlarında bile karşı karşıya geldiklerinde taraftarları arasında olaylar çıkan bu iki takımın böylesi büyük bir finalde sorun yaşamayacağını beklemek saflık olurdu. Fakat maçın oynanmasına engel olacak kadar sorun olmasını ummuyorduk. Ee, uğruna adam bile yaralanan maçın oynanmamasına sebep olmak nasıl bir paradoks?

River Plate-Boca Juniors: Uğruna dövüşülen maça engel olmak

Kaosun tam karşılığı

 

Bu finalin ilk ayağı Boca'nın stadı La Bombonera'da oynanmıştı ve büyük çaplı bir sorun çıkmamıştı. River Plate'in stadı Antonio Vespucio Liberti'de oynanacak rövanş maçındaysa ortalık savaş alanına döndü. Normal şartlarda kupanın galibi Türk futbolseverler için cumartesi akşamı gece 23:00'te başlayacak maçla belli olacaktı. Fakat maça birkaç saat kala stat girişinde River Plate taraftarının attığı ve Boca Juniors takım otobüsünün camlarını kıran bir sis bombası her şeyi kaosa sürükledi.

Cam kırıklarıyla yaralanan, biber gazı ve sis bombasına maruz kalan Boca'lı futbolcular ve teknik heyet, iki takımı da maça çıkmaları için insafsızca zorlayan FIFA Başkanı Infantino, gözüne kırık cam parçası kaçan Boca kaptanı Pablo Perez, Arjantin polisinin can güvenliği garantisi verememesi, Arjantin'de yapılacak G20 zirvesi, defalarca ertelenen ve ne günü ne saati belli olmayan maç...

 

Gergin bekleyiş

 

 

Superclasico adı verilen bu karşılaşma tarihte ilk kez Libertadores Kupası finaline denk geldi. İlk maç Boca'nın sahasına 2-2 bitmişti. Libertadores'te Avrupa'da geçerli olan deplasman golü kuralı uygulanmadığı için River Plate'in avantajlı olduğunu söyleyemiyoruz. Bu nedenle iki taraf da kupayı kimin alacağı konusunda gergin.

Özellikle River tarafı ilk maçta La Bombonera cehenneminde iki defa geriye düşmesine rağmen mağlup olmadığı için kendini daha önde görüyor. Ve tüm bu avantaja rağmen önce rakip futbolcuların bulunduğu otobüse saldırdılar sonra da stat dışındaki polise. Hem maçın ertelenmesine sebep olup hem de maç ertelendi diye kızıp polisle çatışan ilginç bir anlayışları var.

Çıkardıkları olaylar sonucunda şu anda kupanın sahibini belirleyecek olan bu son maçın ne zaman, nerede, hangi şartlarda oynanacağı belirsiz.

 

Paradoks

 

Boca taraftarı da River taraftarı da bu rekabeti bir ölüm kalım meselesi olarak görüyor. Yani ikisi de rakibini yenmek için canlarını verecek taraftarlara sahip. Fakat gelin görün ki rakibini yenmek için gereken futbol maçına çıkılmasına engel olan her şeyi yapıyorlar.

Maç oynanır, biter, yenilirsin. Yenilginin siniri ve hırsıyla kavga edip sağa sola saldırırsın. Yine yanlıştır ama en azından anlaşılabilir. Peki maç öncesi hem de avantajlı durumdayken bu nasıl bir delilik? Rakibi yenmeden önce döverek yumuşatma taktiği mi?

Hem rekabet anlayışınız hem de siz gerçekten çok ilginçsiniz Arjantinli futbol taraftarları. 

 

İş hükümete kadar uzandı

Maradona (solda) ve Mauricio Macri (sağda)

 

Arjantinli birçok futbolcu ve ünlü isim güvenlik önlemlerinin yetersizliğinden yakındı. Ortamın gergin olduğu biliniyordu ve buna rağmen Boca Juniors takım otobüsünün River Plate taraftarına çok yakın geçmesine müsaade edildi. Bu da eleştirileri haklı çıkarıyor.

Özellikle tarihin en iyi futbolcusu olarak gösterilen Maradona'nın ülkenin devlet başkanı Mauricio Macri'ye "Arjantin’de güvenlik diye bir şey yok. Maçtan önce olanların terörden hiçbir farkı yok. Her yerde hırsızlar var, insanlar yiyecek yemek bulamıyor. Macri ülkeyi yönetemiyor. Babası bir milyoner. Fakirin halinden anlamıyor. Hayatında çamur bile görmemiştir. Tarihin tartışmasız en kötüsü. Zengin daha da zenginleşiyor, fakir daha da fakirleşiyor" diyerek genel bir eleştiri yapması dikkat çekici. Macri 12 yıl boyunca Boca Juniors'ın kulüp başkanlığını yapmıştı.

 

turcel.orman@milliyet.com.tr

 

Bu makaleye ifade bırak