1960’larda Güney Fransa sahillerinde, Brigitte Bardot’nun üstsüz güneşlenerek olay yarattığı Nice ve Cannes plajlarında moda olmuştu... Zamanla Bordo’ya da sıçradı, Portekizlilerin yassı şişeli ucuz Mateus’uyla da tüm dünyaya yayıldı. 1980’lerde Kaliforniya’da patladı, 1990’larda da küresel ısınma sayesinde Avustralya’dan Şili’ye, İtalya’dan İspanya’ya şarap yapılan her ülkeye sıçradı... Roze modası bu hızıyla sürerse, 2030’larda dünyada şarabın sıralaması roze, kırmızı ve beyaz
diye yapılacak!
Roze vermut barlarda
Milyonlarca insanın kadehlerini pembeye boyayan, rengiyle sofralara neşe katan, içenleri de hem serinliğiyle ferahlatıp hem de kırmızı şarabımsı lezzetlerle mutlu eden pembe şarapların rüzgarı, şarabın yan dallarına, “özel şaraplar” tabir edilen vermut ve Porto’ya da sıçradı. Bu iki geleneksel şarap türünün üreticileri de, rozenin verdiği hayat öpücüğüne yanaklarını (belki de dudaklarını!) uzattılar...
Türkiye’ye Doluca tarafından getirilen Martini Rosato, modanın vermuttaki yansımalarından... Rosato, 1863’te Torino’da kurulan geleneksel üreticinin son yeniliği. Diğer vermutlar gibi 40’ı bulan malzeme ile değil, karanfil, tarçın ve hindistancevizinin ağırlıkta olduğu daha hafif bir baharat karışımı ile yapılmış. Seçme roze şaraplara biraz alkol ve gizli tutulan reçetedeki malzemeler ilave edilerek dinlendirilmiş. Ortaya çıkan ise, ne sek vermutlar kadar baharlı, ne de tatlı vermutlar kadar iç bayıcı tatlılıkta olan, zarif, meyvemsi ve dengeli bir vermut türü olmuş. Burunda narenciye ve baharat aromaları hissediliyor, ağızda ise yumuşak ve ince. Hedef kitlesinin yüzde 70’ini kadınların oluşturduğunu kanıtlarcasına, “feminen” bir vermut bu. 30 lira gibi uygun bir fiyatla satılan Martini Rosato, bol kırık buzla yudumlanabildiği gibi, köpüklü şarap eklenerek bir uzun içki haline de getirilebiliyor.
Porto’cular da sırada
Pembe şarap modasını ürünlerine yansıtan Porto’cular ise, vermuttaki kadar ideal bir dengeyi henüz yakalayamadılar. Öncülüğünü Croft’un yaptığı, yarım düzine firmanın daha arkasından geldiği Porto’cular, vermutçular gibi baharat türü dengeleyici bir katkı maddesine sahip olamadıklarından, tanen ile şeker arasında denge kuran şaraplarından taneni çekince çıplak bir tatlılıkla baş başa kaldılar. Belki önümüzdeki yıllarda başka yöntemlerle, ideal dengeyi bulacaklar. Kimbilir, belki şu sıcak günlerde tonikle karıştırılarak yudumlanan sek beyaz Porto’ları gibi, sek roze Porto’lar da üretecekler.
Kim ne derse desin, şarapta pembe sezonluk bir renk olmaktan çıktı artık. Roze dalgası çok ciddi geliyor. Ve hiçbir şarap bölgesi, hiçbir şarap türü, bu modadan kaçamayacak gibi görünüyor...
Bul

