Melih Aşık

Melih Aşık

m.asik@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Yenikapı ruhu, (eğer var idiyse bile) aradan 2 ay geçmeden yok oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan muhtar toplantısında sözü nasıl getirdiyse Lozan’a getirip CHP ve laik Cumhuriyet taraftarlarıyla köprüleri attı.
Aslında üç terör örgütüyle aynı anda savaşta olup bir ayağı Suriye bataklığına girmiş olan Türkiye’nin iç kavgaları büyütmesi değil yok etmesi gerekirdi. Tarihe inelim...
? ? ?
Atatürk her türlü düşmanla mücadelede üç kuvvetin tayin edici olduğunu söyler:
1. Milletin kendisi, 2. Meclis 3. Silahlı Kuvvetler...
Bu üç kuvvet iki cephede savaşır; 1.İç cephe 2. Dış cephe...
Gerisini Nutuk’tan okuyoruz:
“Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silahlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar.”
Meclis’in düşünüş biçimi, çalışması, vaziyeti, düşmana ümit verici olmadıkça iç ve dış cephelerimizin yerinden oynamasına olanak ve olasılık yoktur...
İç cephenin bugün dışardan değil, siyasi hesap veya gündem değiştirmek uğruna içerden yıkılması söz konusu...

Promosyon konusu...

Perşembe günü (28 Eylül) yayımlanan “Promosyon Losyonu” başlıklı yazımızda adı geçen, önceki Sosyal Güvenlik, şimdiki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bir açıklama gönderdi. Yerimizin imkânları çerçevesinde özetleyerek aktarıyoruz:
“...Promosyona ilişkin konu, ilgili bakanlara, hükümetimize ait bir değerlendirme olmayıp; esas muhatabı bankalardır...
Hükümet olarak olaya müdahil oluşumuz ise, süregelen ve emeklilerimizde halihazırda mevcut olan beklentilere bir çözüm arayışı nedeniyledir.
Mevcut durumda ilk defa emekli aylığı bağlanacak emeklilerimiz için özel bir bankayla bir protokol bulunmakta olup; bu kişilere 3 yıllığına 300 TL tutarında bir promosyon ödemesi yapılmaktadır. Bunun dışında bazı bankalar da emekli aylıklarını kendilerine taşıyan emeklilere birtakım promosyon ödemeleri yapmaktadırlar. Bu noktada bizim temel amacımız bu promosyon uygulamalarının yaygınlaştırılması ve daha yüksek tutarda ödenmesini sağlayarak, emeklilerimizin en yüksek faydayı elde etmesinin önünü açmaktır...
En önemli husus ise; yazınızda dile getirdiğiniz, ‘emeklileri bir yıldır yalan söyleyip boş yere umutlandırdığımız’ şeklindeki iddianız gerçeği yansıtmamaktadır. Geçen sürenin uzunluğu üzerindeki tartışma, emeklilerimizi daha kazançlı çıkarmak hedefinden kaynaklanmıştır. Hükümet olarak, hiçbir zaman vatandaşımızı kandırmadık, neyi taahhüt ettiysek, ne söz verdiysek yerine getirdik, söz verdik yaptık ve yapmaya devam ediyoruz...”

OKUR

Okurumuz Nusret Kebapçı soruyor:
15 Temmuz gecesi Yurtta Sulh adında bir konsey iktidara el koymaya kalktı ve başarısız oldu…
Tamam, darbe başarısız oldu olmasına da…
Aradan iki buçuk ay geçmesine rağmen bu Yurtta Sulh Konseyi nerede?
Kimlerden oluşuyor?
Bilen var mı?


Bylock kullanan
Kapıcı var
Memur
Öğretmen
Asker
Hâkim-savcı
İşadamı var.
Bir tek AKP’li siyasetçi
Belediye başkanı yok!
Yalanın daniskası...
İmambakır Üküş


YOZGAT

Yozgat’taki bar, pavyon, gazino gibi alkollü yerler Vali Kemal Yurtnaç’ın emriyle kapatıldı. Gerekçelerden biri de Yozgatlı pancar üreticilerinin parayı buralara yatırması...
İstatistiklere baktık, pancar üretiminde Yozgat’ın toplamdaki payı yüzde 10. Konya’nın ise yüzde 30. Yani Konya’ya giren pancar parası Yozgat’ın üç katı. Ama buna rağmen Konya’da Yozgat’taki uygulama yok. Yoksa Konya Valisi uyuyor mu! İçkili mekânlar kapatılınca sorun çözülecek mi?
Cebine parayı koymuş olan Yozgatlı çiftçi, Vali Bey’in mantığı doğruysa, parayı gidip Ankara ve İstanbul’daki pavyonlarda yiyecek, hesaba bir de yol parası eklenecektir!
Pavyon yasağı tarikatlara göz kırpmak amaçlı olmasın!


15 Temmuz resmi tatil olacakmış!
İyi de bastırılan ilk darbe girişimi bu değil ki;
22 Şubat 1962,
20 Mayıs 1963,
9 Mart 1971
darbe girişimleri de bastırılmıştı…
? ? ?
RTE
“Benim her muhtarım
bir dünya lideri seviyesinde bilgiye,
yeteneğe sahip” diyor.
Eğer
doğruysa bu durum dünya liderlerinin ayıbıdır!
Akif Kökçe