Rus ve Ukraynalı popçulardan neden bir Inna çıkmıyor?

Rusların en büyük popstar'larından Sergey Lazarev ile Ukraynalı süperstar Svetlana Loboda mütemadiyen ya konser ya da tatil için Türkiye'de... Ülkelerinin en büyük yıldızlarından Lazarev ve Loboda, sürekli yanımızda olmalarına rağmen nedense bir türlü 'Inna etkisi' yaratamıyor. Peki neden?

Rus ve Ukraynalı popçulardan neden bir Inna çıkmıyor?

Lazarev cool, Loboda yükselişte

Sergey Lazarev, Dima Bilan'ın en büyük rakibinden biri. Rusya'nın en büyük iki popstar'ından 'aklı başında' olan... Dima Bilan'ın aldığı sert eleştiriler çoğunlukla Lazarev'i teğet geçiyor. Dima, küçümsenecek bir popstar'ken Sergey ise çok daha uslu, akıllı, cool olan star... Svetlana Loboda, ya da son yıllardaki sahne adıyla Loboda ise Ukrayna'nın Hande Yener'ine dönüşmüş durumda. Onun da geçmişinde Eurovision var. Ama asıl başarısını son yıllarda yakaladı Loboda. Tıpkı Hande Yener gibi 'peş peşe' yayınladığı single'larla ciddi bir hayran kitlesi yakalamayı başardı.

 

 

Kazka'nın 'Plakala'sının sözleri Ukraynaca

Peki Doğu Avrupa'nın en büyük iki popstar'ı nasıl olur da bir Inna kadar bile küresel yıldıza dönüşmez, dönüşemez? Üstelik de her iki isim de sıklıkla Türkiye'ye gelirken, Türkiye'de daha çok Rus nüfusun olduğu Antalya'da konser verirken? Son dönemde Ukraynalı etnik-pop grubu Kazka'nın 'Plakala' şarkısı Ukraynaca sözleriyle başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere Doğu ve Güney Avrupa ülkelerinde sürpriz bir başarı yakaladı. En büyük sıkıntının dil olduğunu düşünmüyorum. Sergey Lazarev'in de Loboda'nın da 'hit' diyebileceğimiz çok sayıda iddialı şarkısı da var üstelik. Peki neden? Onlara bu kadar Fransız kalmamız size de tuhaf gelmiyor mu?

 

 

İngilizce artık o kadar da elzem değil

Sıkıntıyı açıklıyorum: Ulusal yıldızların, başka ülkelerde adlarını duyurması için sadece şarkılarının başarılı olması yeterli değil. Her ülke için yatırım yapmalılar, şarkılarını 'yerel tanıtım şirketleri' eşliğinde bizlere tanıtmalılar. Bu yatırım, muhakkak karşılığını bulacak. Özellikle de 'sadece dinlenme rakamları'nın önemli olduğu bu devirde muhakkak her yatırım karşılığını bulacaktır... Örneğin, Loboda ya da Lazarev gibi Rusya ve Ukrayna'da büyük yıldız olan isimler Rusça şarkılarla Türkiye'de de hit olabilirler. Çünkü müzikleri evrensel, dil farklılığına rağmen hit olmayı kaldırıyor. Söyledikleri şarkıların İngilizce olmaması sanılanın aksine o kadar da büyük bir problem değil. Yeter ki Türkiye'de yabancı müzik alanındaki seçkilere dahil olsun, yabancı müzik yayını yapan radyo istasyonlarında rotasyona girsin şarkıları. Ve birazcık da 'yerel' tanıtım. Gerisi çorap söküğü gibi kendiliğinden geliyor zaten.

 

 

Arz etmeliler, devamı elbet gelecek

Üstelik 90'lı yıllar gibi değil. Shakira'yı, Jennifer Lopez'i o ilk dönem klipleri Türkiye'de yayınlanmamış olsaydı sevmemiz pek de mümkün değildi. Artık dijital üzerinden yürüyor üstelik her şey. Tek şey 'arz etmek'... Inna, eğer Türkiye'de yayın yapan yabancı müzik kanallarının favorisi olmasaydı bu denli büyük bir 'yabancı yıldız'a dönüşmeyecekti. Loboda ve Lazarev, Rumen popstar Inna'dan çok daha yetenekli, çok daha büyük isimler. Tıpkı bizim star'larımız gibi onların da bizlere 'yaklaşması', ufak da olsa adımlar atması gerekiyor. Talep kendiliğinden oluşacaktır zaten. Onların yıldızlıklarının yalnızca Karadeniz'in kuzeyinde sınırlı kalması üzücü. Umarım Doğu'dan Batı'dan pek çok Avrupa yıldızı sadece kendi ülkelerinde değil, diğer Avrupa ülkelerinde de star'lık mertebesine kavuşur. Hep İngilizce, hep İngilizce, nereye kadar?
 

can.sisman@milliyet.com.tr

 

Bu makaleye ifade bırak