Rüyalar hakkında bilinmesi gereken 5 gerçek

Rüyalar hakkında konuşmayı, düşünmeyi, akıl fikir yürütmeyi seviyoruz. Anlamlandırmaya çalışıyoruz, 'O neydi öyle yahu?' diyoruz. Gerçekler ile rüyalar arasında bağ kurmayı seviyoruz. Rüya tabirlerine olan merakımız işte bu bağ ihtiyacı yüzünden... Peki rüyalar hakkında neler biliyoruz?

Rüyalar hakkında bilinmesi gereken 5 gerçek

1- Gözleri görmeyen insanlar rüya görür mü?

1- Gözleri görmeyen insanlar rüya görür mü?

Danimarka'da yapılan bir araştırmanın sonuçları ilginç. Yarısı gözleri görmeyen insanlardan oluşan 50 kişinin 4 hafta boyunca gördüğü rüyalar kaydedildi, inceleme altına alındı. Bu süreçte görme yetisini sonradan kaybeden kişilerin az da olsa rüyalar gördüğü ortaya çıktı. Doğuştan görme engelli olanların ise çok daha az rüyalar gördükleri belirlendi. Peki ya kabuslar? Gözleri görmeyen insanların kabus görme olasılığı 3 kat daha fazla. Bu kabuslar arasında bir arabanın altında kalmak, kaybolmak ya da can dostu olan köpeğini kaybetmek yer alıyor. Ancak bu noktada psikologların tavsiyesi devreye giriyor. Kabus görüyorsanız üzülmenize gerek yok. Sonuçta bu kabuslar sizi, hayata dair olası bir kötü senaryoya hazırlıyor. Yani gördüğünüz kabuslar sizi hayatta karşılaşacağınız zorluklara alışık hale getiriyor.

2- Problemlerimizi rüya görürken çözebilir miyiz?

2- Problemlerimizi rüya görürken çözebilir miyiz?

Harvard'da uyku sorunları üzerine araştırma yapan Deirdre Barrett'a göre rüyalarımızı kontrol altına alabiliyormuşuz! Eğer hayatınızda çözemediğiniz bir problem varsa, o sorunları rüyanızda gördüğünüzde çözüm yolları üretebilmek çok daha mümkün. Kafanızı yastığa koyduğunuzda bir sıkıntınızı düşünün. Onun üzerine yoğunlaşıyorsunuz. Uyuyakalıyorsunuz. Ve rüyanızda o düşüncenin en dibine iniyor, farklı perspektiflerle konuyu ele alıyorsunuz.

3- Bebekler rüya görür mü?

3- Bebekler rüya görür mü?

Nörobilimcilere göre aslında bebekler rüya görmüyor. David Foulkes, bebeklerin ancak büyüdüklerinde, 4-5 yaşlarına gelip koskocaman birer çocuk olduklarında rüya gördüğünü söylüyor. Çünkü bebekler, hayal güçleri gelişmiş olmadığı için dolayısıyla rüya görmenin hakkını da veremiyor. O zamana kadar bize mışıl mışıl uyuyup rüyalar alemine dalmış gibi gelen bebeklerin tek yaptığı şey fiziksel ihtiyacı karşılamak. Ve bir an önce büyümek!

4- Rüya tabirlerine körü körüne inanmak doğru mu?

4- Rüya tabirlerine körü körüne inanmak doğru mu?

Bazen öyle bir rüya görürsünüz ki bütün gün etkisinde kalacağınızı düşünürsünüz. Ancak o da ne? Rüya tabirlerini kurcalamadan çoktan unutmuşsunuz bile! Klinik psikolog Jeffrey Sumber, bizi etkileyen bir objenin anlamının değişkenlik gösterdiğini söylüyor. Yani uzmana göre bu obje hem kişilerden kişilere farklılık gösteriyor, hem de görülen rüyada verdiği hissiyat bakımından ayrı oluyor. Bir insan aynı objeye karşı farklı bir rüyada başka bir his besleyebiliyor kısaca.

5- Rüyalar yaratıcılığı tetikler mi?

5- Rüyalar yaratıcılığı tetikler mi?

Paul McCartney'nin 'Yesterday'inden Dr. Jekyll ve Mr. Hyde'a pek çok film, şarkı ya da kitabın ilham kaynağı rüyalar... Evet, rüyalar yaratıcılığı tetikliyor... Çünkü sosyal hayatta irrasyonel düşünmemizin doğru olmadığına dair bilinçaltımıza işlenmiş öyle kurallar var ki yıkmaya gücümüz yetmiyor! Rüyalar söz konusu olduğunda perdeler kapanıyor, sınırlar kalkıyor. Her şey uçsuz bucaksızlaşıyor. Uzmanlar, uykunun 4'üncü safhası olan REM uykusunda rüya görenlerin kelime oyunlarında yüzde 40 oranında daha başarılı olduğunu belirtiyor. İdeal uyku süresi olan 8 saatin önemi yaratıcılıkta da devreye giriyor. Uzmanlar, 8 saat uyku çeken insanların çok daha kreatif fikirler ürettiğini belirtiyor...

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak