Meral Tamer mtamer@milliyet.com.tr Tüm Yazıları » |
Mozart’ın doğum yeri Salzburg, 90 yıldır klasik müziğin en önemli ve prestijli festivallerinden birinin ev sahibidir. Dünyanın en saygın şefleri, orkestraları ve yıldız solistleri Salzburg’da 5 hafta boyunca 200’e yakın etkinlikle klasik müzik severlerin önünde resmi geçit yaparlar.
Benim Salzburg Müzik Festivali’nin müptelası olmamın müsebbibi, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’dır. 3 yıl önce Davos toplantısı için Zürih’e uçarken aklına geldi Güler Hanım’ın. İkimiz de “koridor”da oturmayı tercih ettiğimiz için bir bakıma yanyana düşmüştük. Yol boyunca sohbet ederken, birkaç yıldır Salzburg Festivali’ne gittiğini ve çok keyif aldığını, Osman’la (Ulagay) benim de çok beğeneceğimizi ısrarla söyledi. “Mutlaka gidin” dedi. Hatta İstanbul’a döndükten sonra biletler tükenmeden gerekli başvuruları yapmamız için bize önayak oldu.
Ve böylece 2008’de ilk kez 3 günlüğüne gittik Salzburg’a; 3 konsere bilet almıştık. Sabancı’nın isabetle tahmin ettiği gibi o kadar beğendik ve mutlu olduk ki 2009’da 1 hafta kalıp 8 konser izledik.
Bu yıl işi iyice abarttık. Festivalin hem açılışındaki, hem de kapanışındaki birbirinden esaslı orkestralar ve solo konserleri kaçırmamak için açılışta 1 hafta, kapanışta 5 gün Salzburg’da olacağız ve 12 konser izleyeceğiz.
Köçekçe Salzburg’da
Benim için Salzburg, sadece klasik müziğin dünyadaki en kıdemli festivallerinden biri değil, aynı zamanda biblo gibi küçük ve güzel bir Avrupa kenti; dilini anladığım için kendimi evimdeymiş gibi hissediyorum. Pazar günü Salzburg’un en büyük konser salonlarından birinde (2300 kişilik) Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’ndan Ulvi Cemal Erkin’in bestesi Köçekçe’yi dinlerken neler hissedeceğimi ise pek merak ediyorum.
Salzburg’un bu yıl bizim için çok özel bir anlamı var. Festivalin 90 yıllık tarihinde ilk kez bir Türk orkestrası Salzburg’da çalacak. Üstelik de sadece Köçekçe’yi değil, festivalin siparişi üzerine Fazıl Say’ın bestelediği “Nirvana Yanıyor”u ve Türkiye’de yaşamış ya da Türkiye ile bir biçimde bağı olan Hindemith, Respighi (Saba Melikesi Belkıs) gibi bestecilerin eserlerini seslendirecek.
2 uçakla çıkarma
Gerek Avrupa’da gerekse Amerika’da pek çok köklü orkestra, finansman sıkıntısı nedeniyle önemli sorunlar yaşarken, Türkiye’de bir holdingin kurduğu özel orkestranın Viyana kapılarına dayanması her türlü takdire değer.
Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi’nin Salzburg Festivali’nin kapısından içeri adım atabilmek için ne kadar uğraştıklarını yakından biliyorum. Yeni maestro Sascha Goetzel’in Avusturyalı olması bile, oya gibi işlenen stratejinin parçası.
Cumartesi günü toplam 300 kişilik 2 özel uçak (biri sabah diğeri öğlen), Borusan Filarmoni’nin Salzburg’daki konseri için Yeşilköy’den havalanıyor. Bugüne kadar başbakanlar, cumhurbaşkanları, TOBB ya da İTO gibi meslek kuruluşları yurt dışına özel uçak kaldırırlardı. Bir klasik müzik konseri için ilk kez uçak kalkıyor; hem de Salzburg gibi klasik müziğin beşiğine...
Türkiye’de çok iyi şeyler de oluyor.


Dört dörtlük zam, mutluluk tam