Ekonomi

20.02.2018 - 17:05 | Son Güncelleme: 20.02.2018-23:26

Sabancı Holding Sigorta Grubu yıllık değerlendirme toplantısı

Sabancı Holding Sigorta Grup Başkanı Dinçer, "2018'de Aksigorta’da yüzde 25-30 prim artışı, AvivaSA’da hayat sigortalarında sektörün üzerinde büyüme, BES fon büyüklüğünde ise liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz" dedi.

Sitene Ekle

AA

Sabancı Holding Sigorta Grup Başkanı Haluk Dinçer, “2018 yılında Aksigorta’da yüzde 25-30 prim artışı, AvivaSA’da hayat sigortalarında sektörün üzerinde büyüme, BES fon büyüklüğünde ise liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir karlı büyümeye, yüzde 25-30 seviyesinde öz kaynak verimliliğine devam edeceğimize inanıyoruz.” dedi.

Dinçer, Sabancı Holding Sigorta Grubu’nun geçen yılın değerlendirmeleri ve bu yılın beklentilerinin paylaşıldığı basın toplantısında yaptığı konuşmada, Aksigorta ve AvivaSA’nın Sabancı Holding’in gözde şirketleri arasında yer aldığını belirtti.

Elementer sigortada pazardaki büyümenin yüzde 12 olarak gerçekleştiğini anımsatan Dinçer, şunları kaydetti:

“Bu aslında daha yüksek olabilirdi ama trafik sigortasına getirilen tavan fiyat uygulamasının olumsuz etkisi oldu. Elementer sigorta pazarında Aksigorta 2017’de yüzde 39 büyüyerek 2,6 milyar TL prime, AvivaSA hayat sigortası pazarında yüzde 51 büyüme ile 461 milyon TL prime, Bireysel Emeklilik’teki fon büyüklüğü ise yüzde 29 artışla 15,2 milyar TL’ye ulaştı. 2017 yılında Aksigorta yüzde 94 büyüme gerçekleştirerek 137 milyon TL, AvivaSA ise yüzde 38 büyüme ile 145 milyon TL UFRS bazlı net kar elde etti. 2018 yılında da Aksigorta’da yüzde 25-30 prim artışı, AvivaSA’da hayat sigortalarında sektörün üzerinde büyüme, BES fon büyüklüğünde ise liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz. Sürdürülebilir karlı büyümeye, yüzde 25-30 seviyesinde öz kaynak verimliliğine devam edeceğimize inanıyoruz.”

“SİGORTA SEKTÖRÜ TÜRKİYE’NİN 1,5 KATI HIZLA BÜYÜYOR”

Dinçer, sektörün dünya pazarında 4,7 trilyon dolarlık prim üretimi olduğunu anlatarak, Avrupa pazarının 1,5 trilyon dolar, Türkiye pazarının ise 13 milyar dolar olduğunu söyledi.

Avrupa’da bin 620 dolar olan kişi başı prim üretiminin Türkiye’de 164 dolar olduğuna dikkati çeken Dinçer, “Gidecek çok yolumuz var. Türkiye büyüdükçe sigorta sektörü daha hızlı büyüyecek. Son beş yılda pazarın büyüme trendinde olduğunu görüyoruz. Elementer sigorta pazarı yıllık ortalama yüzde 18, hayat sigortası pazarı yıllık ortalama 23, BES fonları yıllık ortalama yüzde 31 büyüdü. Sigorta sektörü Türkiye’nin 1,5 katı hızla büyüyor.” diye konuştu.

Dinçer, Türkiye’de farklı alanlardaki sigortalılık oranlarına da değinerek, zorunlu deprem sigortalılık oranının yüzde 47, zorunlu trafik sigortalılık oranının yüzde 78, kasko penetrasyonunun yüzde 27, sağlık sigortası penetrasyonunun yüzde 4 olduğunu hatırlattı.

BES katılımcı oranının da yüzde 12 olduğunu belirten Dinçer, sözlerine şöyle devam etti:

“Teknolojinin ivmelenmesiyle birlikte sigortacılıkta da yeni riskler ortaya çıkıyor. Siber risk sigortaları dünyada 5 milyar dolarlık bir pazara ulaştı. Fikri mülkiyet, veri tabanları, dijital ağlar/platformlar, maddi olmayan, duran varlıklar ve global ısınma yeni riskler. İklim bağlantılı hasarlar geçen yıl dünyada 300 milyar dolardı. Ülkemizde geçen yıl temmuz ayında İstanbul’da yaşanan sel ve dolu hasarı 650 milyon lirayı buldu. Bunun yüzde 80-90’ı araçlarda meydana geldi. Türkiye’deki kasko penetrasyon oranını düşünürseniz demek ki gerçek hasar 2-2,5 milyar lirayı buldu.”

“YENİ NESİL SİGORTACILIĞA ODAKLANIYORUZ”

Dinçer, yeni nesil sigortacılığa odaklandıklarını vurgulayarak, “Dijital dönüşüme ciddi yatırım yapıyoruz. İş modelimizin tüm evreleri sorgulanıyor. Kişiye özel ürünler ortaya çıkıyor, risk yönetimi yapılıyor. Yeni nesil sigortacılıkta kazananı teknoloji belirleyecek. Bizim hedefimiz yeni nesil sigortacılığın lideri olmak.” dedi.

Bir gazetecinin, trafik sigortası primlerine ilişkin soru üzerine Dinçer, regülatörün gerekli önlemleri alıp fiyat ayarlamaları yapacağını belirterek, “Bizim gönlümüz serbest piyasadan yana.” dedi.

Dinçer, teknolojinin şirketler arası rekabeti şekillendireceğini belirterek, “Bu olduğu takdirde zayıf olan şirketler yarıştan düşecek. Satın almalara elementer tarafta bugüne kadar soğuk durduk, pek fazla ilgilenmedik. Önümüzdeki dönemde fırsat çıkar mı? Bilemiyorum. Hayat ve emeklilik tarafında daha fazla ilgiliyiz. Orada da çok nadiren fırsat çıkıyor. Bizim görevimiz bu fırsatları değerlendirmeliyiz.” dedi.

PTT’nin sigorta şirketi kuracağı iddialarına ilişkin soru üzerine Dinçer, “PTT’yi duyduk. Sektörün, pastanın büyümesine, penetrasyon oranlarını artmasına faydası olacaktır. Ortaklık düşüncemiz yoktur, herhangi bir teklif de yoktur.” dedi.

“TEKNOLOJİYİ YAKALAYANLAR AYAKTA KALIP BÜYÜYECEK, YAKALAMAYANLAR DA ORTADAN YOK OLUP GİDECEK”

Aksigorta Genel Müdürü Uğur Gülen ise 2017 yılının Aksigorta için hamle yılı olduğunu, 2018 yılına çok güçlü başladıklarını belirterek, “2017 yılında yatırımcılarımıza yüzde 45 getiri kazandırdık. 2018’in bu güne kadar geçen dönemine baktığımızda Aksigorta’nın yüzde 23-24’lük getiri sağladığını görüyoruz. Bugün Aksigorta hissesi alan biri büyük ihtimalle nisanın başında genel kuruldan sonra 30, 35, 36 kuruşluk getiri elde edecek. Hem Türk hem de yabancı yatırımcılar tarafında son derece takip edilen bir şirketiz.” dedi.

Gülen, 2018’de pazar payında ilk 3’ün içine girmeyi hedeflediklerini anlatarak, prim üretiminde yüzde 25-30’luk büyüme beklediklerini, karlılıktaki büyümelerinin bu yıl da devam ettirerek yüzde 45-50 artırmak istediklerini kaydetti.

Aksigorta’nın hisse değerlerinin iki katına çıkma potansiyelinin bulunduğunu vurgulayan Gülen, insan odaklı stratejileriyle hissedar, müşteri ve çalışanlarıyla değer oluşturacaklarını bildirdi.

Gülen, sigortacılığı her bireyin kendi ihtiyacına göre konumlamayı hedeflediklerini belirterek, yeni nesil sigorta anlayışının merkezine inovasyon ve teknolojiyi yerleştirdiklerini, müşteri odaklılığın, inovasyonun, analitik, dijital ve yeni teknolojilerin gelecek dönem için öncelikli yatırım alanları olacağını söyledi.

Geçen yılın başında hayata geçirdikleri ve bir yıldır tanımlı işlerde başarıyla uyguladıkları Robot Dönüşüm Projesi / Robot Süreç Otomasyonu (RPA) ile 196 milyon TL prim ürettiklerini, 350 bin işlem gerçekleştirdiklerini ifade eden Gülen, “Sanal çalışanlar, normal çalışanlara oranla 6 kat daha fazla ve yüzde 50 daha hızlı çalışabiliyor. Projemiz yabancı şirketlere de ilham kaynağı oldu. 2018 yılında yapay zeka teknolojisini kullanarak, Aksigorta Dijital Asistan (ADA) ile müşterilerimizin ihtiyaçlarını 7/24 karşılayacağız.” dedi.

Gülen, “Teknolojiyi yakalayanlar ayakta kalıp büyüyecek, yakalamayanlar da ortadan yok olup gidecek” diyerek, müşteri ve dağıtım kanallarının gözünde sektörü ve sigortacılığı anlayarak yenilikçi fikirlerle fark yaratacaklarını, bu amaçla Aksigorta İnovasyon Platformu Pura’yı kurduklarını, 2018 yılı sonunda 200’e yakın Aksigorta çalışanının yenilikçi fikrin nasıl bulunacağı konusunda uzmanlaşacağını söyledi.

Dijital dönüşüme ayak uydurmak için Aksigorta Akademisi’nde hem çalışanlar hem de acenteler başta olmak üzere tüm paydaşlara yönelik kapsamlı bir eğitim akademisi planladıklarını aktaran Gülen, Aksigorta olarak 2018 yılında Aksigorta’yı start-up dostu bir şirket haline getireceklerini dile getirdi.

“BİRKAÇ HAFTA ÖNCE POLİTİK ŞİDDET ÜRÜNÜMÜZÜ PİYASAYA SÜRDÜK”

Aynı zamanda Türkiye Sigorta Birliği’nde (TSB) Başkan Yardımcısı olan Gülen, trafik sigortası primlerine yönelik soruya ilişkin, hem Hazine ile hem de TSB’de görüşmelerin olduğunu belirterek, “Çok yeni bir gelişme. Daha 2 gün önce olan. Uluslararası bir şirkete trafik sigortalarının maliyetine ilişkin analiz yaptırmıştık. Hazine temsilcilerimiz yapılan çalışmayı beğenmiş. Önümüzdeki dönemde fiyatların artış hızının artmasını bekleyebiliriz, önümüzdeki dönemde havuzun kalkıp serbest piyasa ekonomisine dönmesini bekleyebiliriz.” diye konuştu.

Yeni ürünlere ilişkin soru üzerine Gülen, risklerin hızlı şekilde değiştiğini aktararak, “Birkaç hafta önce politik şiddet ürünümüzü piyasaya sürdük. Türkiye’de ilk defa ortaya konulan bir ürün. Türkiye sigorta sektörü bugüne kadar grev, lokavt, ayaklanma dediğimiz sosyal olaylara karşı sigorta yaparken, politik şiddet ürünüyle ihtilal, kalkışma, savaş ve iç savaşı sigorta etmeye başladık. Çok büyük bir talep geldiğini söyleyebilirim.” şeklinde konuştu.

“Türk halkı neden korkuyor?” şeklindeki soru üzerine ise Gülen, Türk halkının en büyük korkusunun kansere yakalanmak ve tedavi alamamak, ayrıca sahip olunan bir varlığın kaybedilmesi olduğunu söyledi.

“2018 YILINI DA SEKTÖR LİDERİ OLARAK KAPATMAYI HEDEFLİYORUZ”

AvivaSA Genel Müdürü Fırat Kuruca da Türkiye'nin en büyük direkt satış kadrosuna ve en gelişmiş çoklu kanal yapısına sahip, bin 500 çalışanlı bir sektör devi oluşturduklarını belirterek, “2017 yılında, 15,2 milyar TL fon büyüklüğü, yüzde 19,5 pazar payı ve 900 bin BES katılımcı sayısı ve toplamda 2 milyonu aşkın müşterimizle 2015 yılında elde ettiğimiz sektör liderliğimizi devam ettirdik. 2018 yılını da sektör lideri olarak kapatmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) otomatik katılımda ulaşılan noktanın önemli olduğunu vurgulayan Kuruca, otomatik katılım sürecinde işverenlerin ve çalışanların işlemlerini hızlı ve kolaylıkla gerçekleştirebilmelerini hedeflediklerini kaydetti.

Kuruca, sigortacılığı yeniden şekillendirecek birçok yeni projelerin geliştirildiğini aktararak, “Örneğin bir projede sigorta riski ölçülüyor. Sosyal medyadaki fotoğraflara bakarak insan sağlığını, oturduğu evin riskini değerlendirerek risk ölçüm yapılıyor. Yeni projeler 5-10 yıl içerisinde sigortacılığı yeniden şekillendirecek.” dedi.


©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX