EkonomiRSS
21 Ocak 2010 - 23:53

Sabancı: ‘TÜSİAD’da yıllarca tek kadın üye olarak yalnız kaldım’

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği TÜSİAD’ın ilk kadın üyesi. Yıllarca tek kadın üye olarak da kaldı.
Sabancı Vakfı’nın İçişleri Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler’le 6 pilot ilde 4 yıldır yürüttüğü “Kadın Dostu Kentler” projesi için Ankara’ya giderken, TÜSİAD’ın “kadın başkanları”nı konuşmayı da ihmal etmedik.
“TÜSİAD’da 2 kadının arka arkaya başkan olması çok önemli,” diyen Sabancı, zaman tünelinde 80’li yılların ortalarına uzanıverdi: “1984’e kadar TÜSİAD’ın hiç kadın üyesi yoktu. Ben ilk üyeyim. Uzun yıllar da ikinci bir kadın üye olmadı. Avrupa Birliği’nden bir bakan konuşma yapmaya geldiğinde salonda tek kadın görünce ‘The lady and gentlemen’ (Hanımefendi ve beyefendiler) derdi. Hey gidi günler...”

İSO, İTO, TOBB hâlâ erkek
1971’de kurulan TÜSİAD, demek 13 yıl boyunca erkekler kulübüymüş!
Güler Hanım, 1987’de TÜSİAD Yönetim Kurulu’na girdiğinde hâlâ tek kadın üyeydi. TÜSİAD’ın o yıllarını tek kadın olarak yaşamış olan Sabancı, belki bu “yalnızlığın” da etkisiyle, kadınların iş hayatında ve toplumda etkinliklerinin artması için yıllardır yoğun çaba harcıyor.
TÜSİAD’ın 30 yıl sonra bugün geldiği noktayı, 2 kadının arka arkaya başkan olmasını bu yüzden çooook önemsiyor: “Bakın İSO’ya, İTO’ya, TOBB’a... Hepsi hâlâ erkek. Onların hiç kadın başkanları olmadı. TÜSİAD’ın bir benzeri yok. Darısı diğer derneklerin başına...”
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, iş kadınlarının meslek odalarında görev almalarını elinden geldiğince teşvik ediyor; ama yukarıda adı geçen güçlü meslek odalarının hiçbirinde, ufukta henüz bir kadın başkan görünmüyor.

Vaktini % 50-50 bölüyor
Ankara yolundaki sohbetimizde Güler Hanım’a zamanını, holding ve vakıf işleri arasında nasıl paylaştırdığını da sorduk: “Yüzde 50-50. Bıraksam sosyal sorumluluk % 60 olacak. Çoluk çocuk olmadığı için hafta sonları da bu işlerle uğraşıyorum.”
Önce % 50’şerlik orana şaşırdık, ama sonra düşündük ki işin içinde kuruluşundan beri büyük emek verdiği Sabancı Üniversitesi de var. (Müzeler, hibe programları, Kadın Dostu Kentler, engellilerle ilgili projeler zaten var). Tabii bir de Sabancı grubunun bir işe girmeden önce mutlaka “Arama Konferansı” yapmak gibi kendine özgü yöntemleri var.

İyi bir dinleyici
Sabancı diyor ki: “Özellikle yeni bir başlangıçsa, arama konferanslarına daima katılırım. Hem organizasyon açısından, hem de daha sonra işleri takip açısından yararlı oluyor. Ben iyi bir dinleyiciyimdir; arkadaşlar da ısrarcı olurlar. Mesela son dönemde üniversitenin nanoteknoloji merkezine çok zaman verdik. Ama şimdi onun lideri belli oldu, rahatladım.
Bazı şeylerin karar süreci uzuyor; ama 2 şeye harcanan zamana yazık değil. Fikri tartışmaya ve örgütlenme tarafına. İşi iyi tarif edersen, yolunu da iyi kurarsan, ondan sonra iş yürür! Fikri hazırlık dönemi ve yönetişim modeli için yeterli zaman verilmeli. Ama uygulama kararı verildikten sonra artık hiç zaman kaybetmemek lazım.”

Farklı heyecanlar
Üniversite, Güler Hanım’ın gözünün bebeği. Ona yıllardır çok emek veriyor. Peki ya vakfın diğer işleri... “Hepsi farklı türde heyecanlar” diyor Sabancı ve ekliyor:
“Kadın haklarıyla ilgili projeler beni daha çok kamçılıyor. Yeterlilik noktası çok yukarıda olan projeler bunlar. Hayatın ne demek olduğunu, daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor; içinde bulunduğumuz topluma ne gibi katkılarda bulunabileceğimi gösteriyor. Müze, sanat olayları ve sergilerde ben daha çok izleyici, alıcı tarafındayım. Diğerinde ise daha çok katkımı, fark yaratabileceğimi görüyorum. Nanoteknolojide ise geleceği görüyorum, öğreniyorum. Çok heyecan verici.”

Not: Kadın Dostu Kentler pazara...


Güler Sabancı, Yalçındağ’ın ardından ikinci kadın başkan olan Ümit Boyner’in yanına giderek, “Bir zamanlar ben TÜSİAD’da tek başımaydım” dedi.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Osmanlı ordusunda yaya savaşçılara ne ad verilir?
Markapon
©Copyright 2010