Minimalist yaşam yani sade yaşam, bireyin yaşamındaki maddi manevi ögeleri ihtiyaçlarına göre azaltarak, yaşam kalitesi  ve rahatlık elde edilen hayat biçimidir. Minimalist olmak hiçbir şeye sahip olmamak değil, gerekene sahip olmaktır.
 
Sade yaşam, hobilerle, etkinliklerle, aile ve arkadaşlarla daha fazla vakit geçirmektir. 
 
Son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojilerinin ilerlemesiyle ürün türlerinde artış oluyor. Bu artış tüketim fazlalığına neden olmaktadır. İnsanlar daha fazla tüketmek için daha fazla çalışıyor. Bunları yaparken kendine ve yakınlarına ayıracak vakti azalıyor. Gün geçtikçe bireyselleşmeye başlıyor. Devamlı olarak yetişmesi gereken bir şeyler olduğu için hayatı hızla geçiyor ve anı yaşayamıyor.
 
Günümüzde tüketim tutkusuyla, kişi ihtiyacı olmayan nesneleri, bir gün lazım olabilir düşüncesiyle alabiliyor. Bu nesnelere karşı farkında olmadan sorumluluk duyulabilir ve zihinde gereksiz bir yer kaplar.
 
Bu tip hayatı kabullenmek mecburiyetinde değiliz. Yaşamımızı sadeleştirerek, daha rahat ve kaliteli hayata geçiş yapabiliriz. Hayat, o ana odaklanarak keyfini çıkarabildiğimizde güzeldir. Nesnelere sahip olmayı hayatın amacı olmaktan çıkarabiliriz. Bize ait olan her nesneyi sürekli olarak saklamak zorunda değiliz. Kullanmadıklarımızı ihtiyacı olan kişilerle paylaşabiliriz. Kullanılır halde değilse de atabiliriz. Geri dönüşümle değerlendirebiliriz.
 
Nesnenin elden çıkarılabilecek durumda olduğunu anlayabilmek için, ne kadar sık kullandığınıza, sizin için gerekliliğine ve bu nesne olmazsa hayatınızda bir aksama olup olmadığına bakabilirsiniz. Bir ürün alırken de kendimize aynı soruları sorarak sadece ihtiyacımız olan ürünleri almayı başarabiliriz. 
 
Eşyalar çoğaldıkça onların bakımı, temizliği ve düzenlenmesi için daha fazla vakit ayırmak, daha çok para harcamak gerekir. Kıyafet seçenekleri arttıkça hangisinin giyileceğine yönelik karar vermek için geçirilen süre artar. Depolamak amacıyla aynı üründen fazla miktarda alındığında alan daralır.
 
Maddi nesnelere bağlı olmak stres oluşturur çünkü kaybetme korkusunu da yanında getirir.
 
Fazla eşyalardan açacağımız alanlar zihinsel ve fiziksel olarak rahatlamamızı sağlar. Ferah alanda yaşamak, yaratıcılığı arttırır ve huzur verir. Kişi eşyalar yerine kendisine odaklanabilir ve hayatının anlamını fark edebilir.
 
Uzman Psikolog 
Yasemin Aydoğdu
yaseminaydogdu@ymail.com