Piyasadaki en fazla çeşide sahip ürünler arasında şampuanlar ilk sıralarda yer alıyor. Marketlerde pek çok markaya ait değişik saç ve cilt tiplerine göre yüzlerce çeşit şampuan var ama biz bunlar arasında nasıl bir seçim yapmalıyız?

 İlk öncelikle şunu belirtmekte fayda var sosyal medya ve diğer iletişim kanallarında bolca reklam yapan ürünler çok tanınabilir ama iyi oldukları söylenemez. Piyasada saç çıkardığını, birkaç ayda binlerce saç teli çıkaracağını, saç uzamasını anında artırabileceğini iddia eden ürünlerin çoğu safsata ve işe yaramaz.

Saç dökülmesini önleyen ve bilimsel olarak kanıtlanan 3 formül var : Procapil , minoxidil ve finasterid . Bunlardan ilk ikisi serum ve şampuanlarda erkek ve kadınlar için kullanılırken; finasterid maddesi sadece tablet formunda var ve sadece erkeklerde, menopoz dönemindeki kadınlarda kullanılabiliyor. O zaman, seçtiğimiz şampuan ve saç bakım ürünlerinde bu temel formülasyonları aramalıyız.

Şampuan seçerken amaç sadece saçları temizlemek olmamalı. Saçların büyümesini destekleyen, onları kuvvetlendiren ve adeta yeniden gençleştiren ürünleri kullanmalıyız. Ürün, kırılan ve yıpranan saçlarımızı da yeniden onarabilmeli.

Şampuanda saça zararlı olabilecek paraben, silikon, SLS (sodium laureth sulhate) ve diğer petrokimyasal ürünler bulunmamalı. Şampuanın çok köpürmesi iyi olduğunu göstermez . Aksine az köpüren ağır şampuanlar daha etkili ve daha az kimyasal içermektedir. Kafamıza uygulandıktan sonra tahriş ederek yakıcı özellik gösteren; ama reklamlarında  “rahatlatıcı” etki gösterdiği iddia edilen mentollü, naneli, limonlu vs şampuanlardan uzak durmak gerek. Bunlar kafa derisinde alerjik reaksiyona neden olmakta.

Şampuanlara doğum kontrol haplarını kırıp ezip toz haline getirdikten sonra atılmasının bilimsel hiçbir manası ve saçlara etkisi yoktur. Bu hapların içinde bulunan kadınlık hormonları yani östrojenin, kafa derisinden şampuanla kana karışması olası değildir ve bu etken madde vücuda bir şeklide alınsa dahi bir işe yaramayacaktır. Aksi takdirde şampuan firmaları da formülasyonlarına bu hormonları ekler ya da doktorlar saç dökülmelerinde bu ilaçları hastalarına yazarlardı. Östrojen eksikliğine bağlı saç dökülmeleri genellikle menopoz sonrası kadınlarda görülebiliyor. Diğer menapoza bağlı fiziksel ve hormonal dengesziliklerin giderilmesi için verilen ve östrojen içeren doğum kontrol hapları kullanılamaya başladıktan sonra saçlardaki dökülmeler de azalmakta.

Son söz olarak okuyucularımızdan ricamız şu ki, lütfen aktarlarda ya da doktor olmayan kişilerin kliniklerinden, bazı madde ve bitkilerle elde edilen karışımları saçlarınıza uygulamaktan kaçının; bu maddeler saçınıza ve cildinize yarar değil ciddi zarar verebilir.