10.09.2017 - 02:30 | Son Güncelleme: 10.09.2017-2:30 A-A+

‘Sanat halkasını genişletmeyi hedefliyoruz’

Elgiz Müzesi kurucuları Sevda-Can Elgiz, teras sergilerinin beşinci yaşında gerçekleştirecekleri caz etkinliğini ve müzenin çalışmalarını anlattı

‘Sanat halkasını genişletmeyi hedefliyoruz’

Fisun Yalçınkaya / fisun.yalcinkaya@milliyet.com.tr

Maslak’ta 2001 yılından beri yer alan Elgiz Müzesi, yaz aylarında yer verdiği Teras Sergileri’nin de beşinci yılını kutluyor. Dokuzuncu kez gerçekleşen ve bugüne dek 200 sanatçıyı ağırlayan sergi, serisini güçlendirmek amacıyla da 19 Eylül’de bir caz gecesi düzenleniyor.

Mine Bahadır, Revna Demirören, Sevda Elgiz, Dalia Garih, Ay Karadeniz, Sedef Korkmaz, Handan Öney, Sema Şener ve Berrin Yoleri’den oluşan komitenin organize ettiği gece; Carlo Bernardini, Bartuğ Sayılı’nın katkıları ve Esra Zeynep Yücel’in caz dinletisi eşliğinde gerçekleşecek. Biz de Can Elgiz ve Sevda Elgiz’le müzede buluştuk, hem bu etkinliği hem de Elgiz Müzesi’ni konuştuk.  

19 Eylül’de Elgiz Müzesi’nde terasta gerçekleşecek etkinlik oldukça önemli. Bu fikir nasıl çıktı?

Can Elgiz: Esasında bilinirliğin artması amaçlanıyor. Elbette bizim açılışlarımıza gelenler biliyor müzeyi ama bu halkanın genişlemesini hedefliyoruz. Sanatçılarla iletişimin arttırılmasını istiyoruz. Caz müzik de, ortak bağ görevi görecek.  

Peki, neler olacak o gecenin içeriğinde?  

Sevda Elgiz: Biz arkadaşlarımızla 7-8 kişilik bir komite kurduk. Dediler ki, siz bunları yaptınız ama biz de daha fazlasını yapalım. Bir gece düzenleyelim, müzik dinleyelim, beraberce hem bir yaz gecesinde vakit geçirelim, hem de bu sergideki sanatçıları koleksiyonerlerle buluşturalım. Bu birlikteliğin amacı kolektif olarak bir araya gelmek ve sanatı, sanatçıyı desteklemek.

Caz müzik sahnesinde de, Esra Zeynep Yücel gecemizi renklendirecek. Revna Hanım’ın (Revna Demirören) da grubumuzda olmasının, teras sergilerinin daha görünür olmasını ve sanatçılara daha çok desteğin mümkün olmasını sağlayacağını düşünüyoruz.  

Koleksiyonunuzu oluşturan etkenlerden bahsedebilir misiniz?

S.E: Biz, çağdaşlar yani bizimle aynı zamanı paylaşan sanatçıları topluyoruz. Tamamen kişisel bir yaklaşımdan yola çıktı bizim koleksiyonumuz. Türk sanatçılarla koleksiyona başlamıştık. Topladıklarımızı sergileyelim, paylaşalım istedik. Ama o zamanlar Türkiye’de çağdaş sanatın, bir mekana ve çatıya ihtiyacı vardı.

Bize dendi ki, “Siz kendi koleksiyonunuzu göstermek yerine, çağdaş sanat bilincinin gelişmesine destek olun.” Biz de mekanımızı Proje 4L olarak açtık. Ve inanıyorum ki, çağdaş sanata da gerçekten çok katkı sağladık. Şimdi amacımız da gençlere, talebelere o bilinci yaymak. Bunu misyon edindik.  

 28 Ekim’e dek devam edecek Teras Sergileri’nin dokuzuncusu ‘Heykel Sanatının Ustalarına Saygı’ sergisinin seçkisini nasıl oluşturdunuz?

C.E: Bizim beşinci yılımız teras sergilerinde... Seçici kurulumuz çok önemli, Seyhun Topuz, Rahmi Aksungur, Nilüfer Ergin ve Haşim Nur Gürel yer alıyor. 

S.E: Onlar çok sayıda genç sanatçı tanıyorlar. Sunulan portfolyoları eğitmen gözüyle de değerlendiriyorlar. Bu ‘ustalara saygı’ temasının amacı da, onlara Rodin ve Camille Claudel’in ilham vermelerini temenni etmesiydi.  

14 Eylül’de açılacak SARP’ın ‘Lunar’ projesinden bahsedebilir misiniz?

S.E: Bu sergi aslında 15. İstanbul Bienali’nin komşu etkinliklerinden... Hareketlenen zeminlerle ay yüzeyini canlandırıyor. Bu sergiden önceki Venedik Bienali’nde İtalya’yı temsil etmiş olan ve koleksiyonumuzda bir eseri bulunan sanatçı Loris Cecchini’nin, Angelo Bucarelli moderatörlüğünde bir konuşmas gerçekleşecek. 

Midilli Adası’ndaki Eski Halim Bey Konağı’nda bir müze odanız var ve burada projeler gerçekleştiriyorsunuz. Burayla ilgili gelişmeler neler?

S.E: Orası Midilli Belediyesi’nin sergi galerisi ve kültür merkezi. Belediyeyle bir kardeşlik ve iş birliği anlaşması yaptık.

Karşılıklı olarak sanat etkinlikleri, konferanslar düzenlenecek. Bu çerçevede İstanbul Bienali ile eş zamanlı olarak da İKSV’yle birlikte Volkan Aslan’ın işini götüreceğiz. Orada sergilenecek.

En son satın aldığınız eser hangisi? 

C.E: 2015’teki Venedik Bienali’nde Japon Pavyonu’nda eseri sergilenen sanatçı Chiharu Shiota’nın bir eserini 
aldık. Müzemizde gerçekleşen heykel sergilerinden işler alıyoruz. En son Caner Şengünalp’in çok güzel bir işini satın aldık.   

Hayatınızda sanatın bu kadar yoğun olması size neler katıyor? 

C.E: Bol bol okuma, kitap karıştırma...   S.E: Bolca sohbet. Sabah neleri onaylayacağımızı,akşam da neler yaptığımızı konuşuyoruz. Karımız da işin içinde, hepimiz beraber paylaşıyoruz. 

Etiketler
Bilgi Yarışması"Babam ve Oğlum" filminde, Sadık rolünü canlandıran oyuncumuz kimdir ?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.