Sözüm meclisten dışarı tabii...

 

Erkenden yatağa girdim. Saat 22.00, benim için oldukça erken sayılabilecek bir saat. Niyetim 23.00’a kadar facebook, instagram bakıp sonra da biraz kitap okuyup, uyumak. Hücrelerimizi yenileyen ve bağışıklık sistemimizi güçlendiren melatonin hormonu en çok 22.00 ile 02.00 arasında salgılanıyormuş, bu aralar çok ihtiyacım var. 

 

Saat tam 22.30, arkadaşımdan bir whatsapp mesajı;

 

Arkadaş : Palamut ister misin?

 

Haydaaa, bu da ne şimdi? Ne palamudu? Bu saatte palamut yemeğe davet ediyor olamaz herhalde. 

 

Ben : Tabi ya, ne güzel olurdu….

 

Gibi yuvarlak bir cevap verdim. Bir mesaj daha;

 

Arkadaş : İster misin, istemez misin?

 

Allah allah, ne demek istiyor acaba? Kelimelik oynuyoruz, orada bir sözcük mü kaçırdım… Kod adı ‘Palamut’ olan bir şey var ortada ama anlamış değilim. 

 

Ben : İsterim.

 

Arkadaş : Sen mi gelirsin, ben mi geleyim?

 

Aaaaaaa, gerçekten ciddi!!!

 

Ben : Farketmez canım.

 

Arkadaş : Peki, sen gel o zaman.

 

Yatıyorum desene. Yok, olmaz, severim böyle şeyleri. Çıktım yataktan, eşofmanlarımı geçirdim üzerime. Arkadaşıma gittim.

 

Mumlar yakılmış, müzik açık, şık bardaklar, leziz atıştırmalıklar…. Bir sohbet, bir muhabbet, yine saat gece yarısını geçti. Her 15 dakikada bir, sabah 06.00’da kalkıyorum, gitmem lazım, diyorum ama nerede...

 

Neyse, tam yeter artık, bari bir kaç saat uyuyayım, deyip kalktım ki arkamdan koşturdu.

 

Arkadaş : Dur bir dakika, palamutlar!!!!

 

Meğer o gün balığa çıkmışlar. Denizden taze taze çıkmış bir sürü palamut var dolapta. Yani kod adı falan değil, bayağı bildiğimiz, palamut…

 

Sanırım pek normal arkadaşım yok benim…

 

Seviyorum size deli arkadaşlarım…

 

G