31.10.2008 02:03 | Son Güncelleme:
ESRA ALUS MUSA KESLER İstanbul

Savcı küfürleri okudu duruşma karıştı!

Ergenekon davasının beşinci duruşmasında, iddianamede yer alan telefon görüşmelerinde geçen küfürlü konuşmaların savcı tarafından açık şekilde okunması bazı sanıkların gülüşmesine, bazı sanıkların tepkisine neden oldu

Savcı küfürleri okudu duruşma karıştı!

Ergenekon davası kapsamında 46’sı tutuklu 86 sanığın yargılandığı davanın beşinci duruşması dün Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda yapıldı.Duruşmaya 45 tutuklu sanık ile 17 tutuksuz sanık katıldı. Başka bir suçtan hükümlü bulunan davanın tutuksuz sanığı Sedat Peker de ilk kez duruşmada hazır bulundu.
Saat 09.30’da başlayan duruşmada Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, duruşmaya katılanların kayıt altına alınmasının ardından Sedat Peker’in kimlik tespitini yaptı. 1971 doğumlu olduğunu söyleyen Peker, evli ve iki çocuk babası olduğunu ve aylık gelirinin 20-25 bin YTL olduğunu ifade etti.
Daha sonra iddianamenin kaldığı yerden okunmasına devam edileceğini belirten Şengün, geçen oturumda iddianamenin 83. ile 85. sayfaları arasındaki bölümün okunmadığının belirtildiğini, dolayısıyla önce bu bölümün okunmasına geçildiğini söyledi. Şengün, bazı sanık ve sanık avukatlarının da dilekçe vererek, iddianamenin okunmasından vazgeçilip sorguya geçilmesini talep ettiklerini kaydetti.
Ancak Cumhuriyet savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın dönüşümlü olarak 2 bin 455 sayfalık iddianameyi okumaya devam etti.
Savcı Pekgüzel’in, iddianamenin 190. sayfasından itibaren başlayan msn kayıtları ve bazı sanıkların telefon görüşmelerini içeren diyaloglarda sık sık geçen “a... koyayım” küfrünü açık ve yarı açık okuması salonda gülüşmelere neden oldu. Sanıklardan Ali Yasak, kendini gülmekten alı koyamayınca iki eliyle ağzını kapatıp koridora çıkmak zorunda kaldı. Güler Kömürcü ve Kemal Alemdaroğlu da salonu terk etti. Alemdaroğlu, “Böyle gayrı ciddi bir şey olamaz, rahatsız oldum” dedi.
Küfürlü konuşmaların okunmasının devam etmesi üzerine ayağa kalkan tutuklu sanık Nusret Senem, 35 yıllık avukat olduğunu ve içinde küfürlerin bulunduğu iddianameye rastlamadığını ifade ederek, küfürlü bölümlerin açık olarak okunmamasını istedi. 

Küfürleri noktalı okudu
Şengün’ün, bu konudaki itirazları ilettiği Savcı Pekgüzel, “Kısalttığımız zaman da itiraz geldi” dedi. Sanem’in yeniden itirazda bulunması üzerine savcı bu defa Sanem’i bağırarak konuşmaması konusunda uyardı. Bu uyarılar ve tartışmaların ardından Pekgüzel, küfürleri noktalı okudu.
Bir saatlik öğle arasının ardından iddianamenin okunmasına devam edildi. Savcı Taşkın, iddianamenin 130. sayfasına geldiğinde, bazı bölümleri, başlıklarını söyleyerek içerik okumadan geçti. Tutuklu sanıklardan İsmail Yıldız’ın bir şeyler söylemesi üzerine Başkan Şengün, “Satır satır okunsun mu? Bir karar verin artık. Avukatlar atlanarak okunmasında bir sakınca olmadığını söyledi” dedi. Bunun üzerine bazı avukatlar da iddianamenin bazı bölümlerinin atlanarak okunmasına devam edilmesini istediklerini bildirdi.
Yıldız ise okunurken iddianameyi takip ettiğini belirterek, “130’dan 159. sayfaya geçildi. Ben onu söyledim sadece” dedi. 

10 dakika ‘açık görüş’
Sesli ve görüntülü kayıt yapılan duruşmada saat 13.40 sıralarında CD değiştirmek amacıyla 10 dakikalık ara verildi. Bu sürede sanıklardan Veli Küçük, Sedat Peker ve Sami Hoştan’ın samimi şekilde gülüşerek konuştukları gözlendi.
Tutuklu sanıklardan Zekeriya Öztürk ile soruşturma sırasında evlendiği tutuksuz sanık Güler Kömürcü, sohbet etti. Tutuklu sanıklardan Behiç Gürcihan da nişanlısı Sibel Yüksek’le  el ele sohbet etme imkânı buldu.
Daha sonra devam edilen duruşmada savcılık makamı, “devletin gizli belgesini bulundurmak” suçundan haklarında dava açılan iki sanık Aydın Yüksek ve Muzaffer Şenocak’ın, “örgüt üyeliği” suçundan da tutuklanmasını istedi. Ancak mahkeme şu an tutuklamaya gerek olmadığını belirtti.
Sanıklar Gazi Güder, Kemal Kerinçsiz, Bekir Öztürk ve Oktay Yıldırım’ın avukatlarının reddi hakim talepleri değerlendirildi. Mahkeme, bu talebin üst mahkeme olan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülmesine, Üye hâkim Sedat Sami Haşiloğlu hakkındaki “ret gerekçesinin” de duruşmadan önce oluşturulan ikinci heyet tarafından incelenmesine karar vererek duruşmayı bir sonraki güne erteledi. Son duruşmada iddianamenin 237 sayfasının okunduğu öğrenildi.


Sanık Kemal?Alemdaroğlu duruşmayı terk etti.

NOTLAR...
Tutuksuz sanık: Param yetmiyor, cezaevine alın

-  Daha önceki duruşmalardan farklı olarak tutuksuz sanıkların katılımı oldukça az oldu. Sanıkların yanı sıra basın mensuplarının da duruşmaya fazla ilgi göstermediği görüldü. Boş yer olduğu için basın mensupları da duruşmayı iç salondan izledi. Böylece dış bölümde çok sayıda yerin boş kaldığı görüldü. 
-  Cezaevi içerisinde güvenlik tedbirlerinde yumuşama gözlendi. Çay ve yiyecek ihtiyaçları için daha önce duruşma saati beklenirken, dün cezaevinin kapıları daha erken açıldı ve katılımcıların duruşma öncesi kahvaltı yapmalarına imkân sağlandı. 
 -  İddianamenin okunması sırasında savcıların kelime hataları yaptığı görüldü. “Ergenekon” yerine “ergenlikon”, “hayrettin” yerine “hayretten”, “merciler” yerine “mercigiller”, “memleket” yerine “memeleket” denildiği duyuldu. 
-  Tutuksuz sanıklardan Fuat Ermiş, bankadan 1800 YTL kredi alarak Silivri’ye geldiğini, günlüğü  30 YTL olan bir pansiyonda kaldığını belirterek, mahkemeye dilekçe verip parasının yetmediğini söyleyerek cezaevinde kalma talebinde bulundu. 
-  Duruşmaya gelmeyen tutuklu sanık Hayrettin Ertekin’in avukatı Lütfü İşbulan, müvekkilinin panik atak, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlığı nedeniyle duruşma salonuna girmekte zorlandığını söyleyerek tam teşekküllü hastaneye sevki için talepte bulunacağını bildirdi. Mahkeme, Ertekin’in Adli Tıp Kurumu’na sevkinin acil olarak yapılması için gereken makamlara yazı yazılmasına karar verdi. 
-  Sami Hoştan’ın avukatı iddianamede müvekilinin adının “Arnavut Sami” olarak geçtiğini ancak bunun kod adı değil, kendisinin Arnavut olması nedeniyle söylendiğini belirterek bu yönde anılmamasını istedi.  
-  Sedat Peker’in duruşmaya katıldığı sırada “Silivri Cezaevi’ne nakledilmesi” için verdiği dilekçeye olumlu yanıt veren mahkemenin, ilgili makamlara bunun için yazı yazacağı öğrenildi.
-  Silivri Belediye Başkanı Hüseyin Turan, ilçenin bir cezaevi adıyla anılmasını istemediklerini belirterek, “Metris Cezaevi nasıl bulunduğu bölgenin ismiyle anılıyorsa, burası Kınalı bölgesi, Kınalı Cezaevi olsun” dedi.


Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri ödev için Silivri Cezaevi’ne geldi. 
AA

‘Bir an önce yargılansınlar’
Duruşmada Perinçek’in de aralarında bulunduğu 11 sanığın avukatları, mahkemeye bir dilekçe vererek, iddianamenin okunmasından vazgeçilmesini ve bir an önce sanıkların sorgusuna başlanmasını istedi. Dilekçede, iddianamenin tümüyle okunmasının mutlak bir zorunluluk olduğu ve aksinin kesin bozma nedeni oluşturacağının ifade edildiği ancak bunun doğru olmadığı savunuldu.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0