Cumartesi

12.08.2017 - 02:30

Seçimlerimiz ve astroloji

Astrolojiyi fiziksel açıklamalara sahip bir bilim olarak değil, hayatı açıklayan bir sistem olarak görüyorum

Sitene Ekle
Astroloji  |  R.Hakan Kırkoğlu pembenar@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »
Seçimlerimizde ne kadar özgür olduğumuz konusu pek çoğumuzun kafasını kurcalamıştır. Mutlak, değiştirilemeyen bir yazgı var mıdır, yoksa sadece seçimlerimizin sonucu bir hayat mı yaşıyoruz? Bu temel sorular bir astroloğun doğal olarak karşılaştığı, kafasında sürekli çözümlemeye çalıştığı, zaman zaman bir uçtan diğerine savrulduğu durumları anlatır. Açıkçası, yazgı ve özgür irade arasında, kuantum fiziği benzeri, tıpkı bir elektronun hem yerini hem de ivmesini aynı anda ölçmenin imkansızlığı durumu var. Zira gerek yazgı gerekse irade birbiriyle girift bir şekilde bütünleşmiş gibi görünüyor.

Bizi teslim alan durumlar

Kararlarımızda, seçimlerimizde “Özgürüm” dediğimizde hiç de hesapta olmayan ama bizi teslim alan durumlarla karşılaşabiliyoruz. Kimi zaman da her şeyi gücümüzün ötesindeki koşullara bıraktığımızda, kendi seçimlerimizin yaratabileceği potansiyeli de görebiliyoruz.

Seçimlerimizde özgürüz dediğimiz anda, aslında seçimlerimizin arkasında yatan nedenleri, bizi kendi seçimimize götüren nedenleri fark edemeyebiliriz. Yüzde 100 bilgi sahibi değiliz. Kuşkusuz ahlaki seçimlerden söz etmiyorum ancak gündelik seçimlerimizde bile sayısız dışsal etkinin ve aynı zamanda kendi geçmişimizin, alışkanlıklarımızın etkisi altındayız. Diğer yandan bu dünyaya, filozof John Locke’un ileri sürdüğü gibi boş bir levha gibi gelmediğimizi, bana kalırsa, bu dünyaya gelme aşamasında bile belirli özelliklerle donatıldığımızı düşünüyorum. Bu görüşlerim, kuşkusuz kendi astroloji pratiklerimden kaynaklanıyor.

Astrolojiyi fiziksel açıklamalara sahip bir bilim olarak değil, hayatı açıklayan bir dil, bir sistem olarak görüyorum. Kuşkusuz, astroloji eski çağların dünya görüşünde metafiziksel bir dayanak noktası durumunda idi. Ancak 17. yüzyıldan bu yana fiziksel bilimlerde alınan yol bize akıl yoluyla önemli açıklamalar getiriyor. Bu açıklamalar hayatın fiziksel boyutta nasıl var olduğunu sergilerken “neden” sorusunu doğal olarak dışarıda bırakıyor. Neden sorusu felsefenin, ilahiyatın içinde kalıyor. Astrolojinin bir bilim olamamasının ardında yatan diğer bir neden de bu açıklanamaz, metafiziksel arka plan.

Yeniden seçimlerimize dönecek olursak, irade ve yazgı arasında, birbirini doğuran, yumurta - tavuk ilişkisi var. Halbuki hayatımız daha en başından bizim hiçbir zaman belirleyici olmadığımız koşullarla başlıyor, içine doğduğumuz aile, kültür ve diğer unsurlar hayatımızı çepeçevre sarıyor, hatta çocukluk hayatında yaşanan ve bize önemsizmiş gibi gözükebilecek olaylar bile, seçimlerimizi ve dolayısıyla hayatımızın akışını büyük oranda etkiliyor.

Önemli bir ayna

Bu aşamada, astroloji dilinin bize önemli bir ayna rolü oynayabileceğini söyleyebilirim. Sanki ruhumuzun bir haritasını çizen bu sembolik dil bize, kendi gelişimimiz içinde hangi temalarla karşılaşabileceğimiz hakkında, yani büyük resmi görme konusunda rehberlik ediyor. Pek çok tecrübeyle olgunlaşan, kendimizi daha etraflıca anlamaya başlayan bizler, seçimlerimizde de kendimizi gerçekleştirecek, bireysel mutluluğumuzu zenginleştirebilecek alternatif rotalara, yani kendimizle olan ilişkimizi daha iyi kavrayacak noktalara ulaşabiliriz.

 

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.