ŞEKER HASTALIĞI AMELİYATLARI
Şeker Hastalığı yada Tip 2 Diyabet, çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre günümüzde yaklaşık 340 milyon insan Şeker Hastalığı nedeniyle tedavi almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü, 2050 yılında bu sayının iki kat artarak 700 milyona ulaşacağını öngörmektedir. 
 
Şeker Hastalığı, kan şekerinin kontrolsüz yüksekliği nedeniyle özellikle damarlarda hasar oluşturan ilerleyici bir hastalıktır. Oluşturduğu damar hastalığı nedeniyle, ciddi organ hasarı yaratır. 
 
Şeker Hastalığı, kalp krizleri, inme ve felç, böbrek yetersizliği, görme kayıpları, cinsel fonksiyon bozuklukları, ayak hastalıkları gibi birçok ciddi hastalığın en sık nedenidir. 
 
Şeker Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?
Şeker Hastalığı, temelde insülin hormonun etkili bir şekilde kan şekerini düşürmekte yetersiz kalması nedeniyle meydana gelen bir hastalıktır. Bu nedenle temel tedavi vücudun insülin direncini düşürmeye yönelik olmalıdır. 
 
Şeker Hastalığının ilk basamak tedavisi, dengeli beslenme ve düzenli egzersizdir. Buna Yaşam Şekli Değişimi denir. Yaşam şekli, değişimini yapmasına rağmen kan şekerini kontrol etmekte zorlanan hastalara, kan şekerini düşüren ilaçlar ve gerektiğine karar verildiğinde insülin tedavisi başlanır. 
 
Şeker Hastalığı Ameliyatı Nedir?
Şeker Hastalığı Ameliyatları, temelde ince barsakların salgıladığı ve insülinin tüm vücuttaki etkinliğini arttıran özel hormonların üretimini arttırarak kan şekerini kontrol altına almaya yönelik işlev gören özel yöntemlerdir. 
 
Şeker Ameliyatları Nasıl Çalışır?
İnce barsakların son bölümünden tokluk hissini de uyaran GLP-1 ve PYY adı verilen hormonlar üretilmektedir. Bu hormonların uyarılması, ince barsağın son bölümü gıdayla karşılaştığında artar. Şeker Hastalığı Ameliyatları, ince barsağın bu son bölümünü farklı şekillerde de olsa, mideye yakın bir pozisyona getiren cerrahi işlemlerdir. Böylece mideden henüz çıkan gıdalar, ince barsakların ilk bölümlerinde hiçbir işlem görmeden, uyarılması hedeflenen bölüme aktarılarak, hormonların üretimini arttırırlar. 
 
Hangi Ameliyatlar “Şeker Ameliyatı” Olarak Adlandırılır?
Şeker Hastalığı Ameliyatlarının en etkili ve eski olanı İleal İnterpozisyon Ameliyatlarıdır. Bunun haricinde Transit Bipartisyon ameliyatları da son dönemde yaygın şekilde uygulanmaktadır. 
 
Şeker Ameliyatları Sonrasında Aşırı Kilo Kaybı Olur mu?
Şeker Hastalığı Ameliyatları genelde ince barsak mesafesini bozmadan, işlevselliğini değiştirmeye yönelik tasarlanmışlardır. Kilo kaybı kişiden kişiye değişebilmekle beraber, başka obezite ameliyatları kadar fazla olmamaktadır. Hastalar ameliyatlardan sonra ciddi bir doygunluk hissi yaşarlar. Bu doygunluk hissi bazen iştahsızlık haline dönebilir. Bu durumlarda da basit tedbirlerle bu durum rahatlıkla atlatılabilir. Düzenli doktor takibi özellikle ilk yıllarda önem taşımaktadır. 
 
Şeker Hastalığı Ameliyatları ile Şeker Hastalığı Tam Olarak Biter mi?
Şeker Hastalığı, pankreasda insülin üreten hücrelerin kaybıyla ilerleyen bir süreçtir. Bunu kısmen durdurmak mümkün olsa da, tamamen geri döndürmek mümkün değildir. Dolayısıyla yapılan ameliyatlar, kan şekerini çok güçlü kontrol etmekle birlikte, Şeker Hastalığını tam olarak bitirmiş olmazlar. Ameliyata uygun olan ve Şeker Ameliyatından fayda gören hastaların, Diyabetle yaşamın kurallarına uyarak devam etmeleri, görecekleri faydanın kalıcılığını arttırmalarını sağlamaktadır. 
 
Şeker Ameliyatları Ne Zamandır Uygulanmaktadır?
Diyabet Cerrahisi, geçmişi 60 yıllık obezite cerrahisine dayanan eski bir tedavinin devamıdır. Farklı mide-barsak ameliyatlarının şeker hastalığı bulgularını düzelttiğine dair ilk bilimsel rapor 1925’te Lancet dergisinde Dr. Leyton tarafından yayınlanmıştır. İlk obezite cerrahisi 1954’de yapılmış ve günümüze kadar onlarca farklı etkinlikte teknik geliştirilerek sonuçları gözlemlenmiştir. 
 
Şişman Olmayan Diyabet Hastalarına Cerrahi Tedavi Uygulanabilir mi?
Obezitesi olan şeker hastalarında, obezite cerrahisi sonrasında diyabetin çok yüksek oranda düzelmesi, 20 yıldan uzun süredir net olarak bilinen bir etkidir. Son 10 yılda çalışmalar, bu bulgular üzerine daha zayıf hastalarda ki sonuçlar üzerine yoğunlaşmıştır. Bugün uygulanılan metabolik cerrahi yöntemler, daha çok obezitesi hafif olan yada obezite sınırının altında kilo fazlası olan şeker hastalarına yönelik olarak geliştirilmiştir. 
 
Morbid Obezite ve üzerindeki şeker hastalarında, klasik obezite cerrahisi, geleneksel tedavilerden çok daha etkin bir kan şekeri kontrolü sağlamakta kendisini kanıtlamıştır. Vücut Kitle İndeksi hafif obezite yada altında olan hasta grubunda ise, obezite cerrahisinin etkinliği azalmaktadır. 
 
Vücut Kitle İndeksi (VKI) 25 - 35 kg/m2 arasında ki şeker hastalarında, mide küçültme yada emilimi azaltma gibi obeziteye yönelik mekanizmalar yerine, barsak hormonlarını uyarmayı ön plana alan özel ameliyatlar ile şeker hastalığı çok güçlü bir şekilde kontrol altına alınmaktadır. Bu ameliyatların en etkili olanı ve bilineni İleal İnterpozisyon Ameliyatıdır.  
 
İleal İnterpozisyon Nasıl Uygulanır?
İleal İnterpozisyon ince barsak mesafesini değiştirmeden uygulanan bir yer değişimi ameliyatıdır.  İleal İnterpozisyon Ameliyatı tamamen kapalı yöntemle, karında kesi yapılmadan kamera görüntüsü altında uygulanmaktadır. Ameliyat olan hastalar 4-6 gün içinde hastaneden taburcu olarak, 10 gün içinde gündelik hayatlarına dönebilirler. 
 
Kimler İleal İnterpozisyon Ameliyatı Olabilir?
İleal İnterpozisyon ameliyatı için öncelikle pankreasda ameliyat tarafından uyarılabilecek bir insülin üretme kapasitesinin olması gerekmektedir. Bu nedenle özel bir yükleme testi ile pankreasın insülin üretme kapasitesi değerlendirilir. Bunun haricinde hastanın yaşı, diyabet süresi, insülin kullanımı, diyabetin ortaya çıkardığı ek hastalıkların durumu da hasta seçiminde ve görülecek faydayı belirlemede etkilidir.
 
Kısaca uygunluk kriterleri:
25-70 yaş aralığında olmak
En az 3 yıllık diyabet tanısı almış olmak
Son Dönem Böbrek Yetersizliği olmamak
Karaciğer Sirozu olmamak
Organ nakilli olmamak
Daha ince barsak ameliyatı olmamış olmak
Vücut Kitle İndeksi 25 kg/m2 üzerinde olmak
Yeterli insülin üretimine sahip olmak
Anestezi açısından ameliyata engel bir sorunu olmamak
 
İnsülin Kullanan Şeker Hastaları İleal İnterpozisyon Olabilir mi?
İleal İnterpozisyon özellikle çok kilolu olmayan, şeker hastalığı ağır olan, insülin üretimi bozulmuş ve organ hasarı yaşayan hastalara uygulanan bir ameliyattır. Bu nedenle insülin kullanan hastalar özellikle fayda görebilecek grupta yer alır. Ameliyat olan hastalar fayda görecek durumda olanlar arasından seçilenler oldukları için %90 oranında şeker hastalığı kontrol altına alınmaktadır. 
 
Şeker Ameliyatından Sonra Nasıl Beslenilir?
Şeker Ameliyatı besinsel açıdan bir bozukluk yaratmadığı için, ameliyat sonrası normal beslenme düzenine devam edilir. Diyabetik beslenmenin ana kurallarına uyulduğu takdirde hem görülen fayda artar, hem de kalıcılığı uzar. 
 
Dr. Tuğrul Demirel
Genel Cerrahi Uzmanı
Obezite ve Diyabet Cerrahisi