Selami Şahin'in imza gününe kim katılmak istemez?

'Baştan Başa Sen' adlı yeni albümünü geçtiğimiz günlerde yayınlayan Selami Şahin, şu ara albümünün tanıtımı için konser veriyor, imza günlerine katılıyor. Bu yüksek tempoda Bursa'da yaşandığı iddia edilen bir olay var ki gerçekten tuhaf...

Selami Şahin'in imza gününe kim katılmak istemez?

İddialara göre 15 dakika sürdü!

İddialara göre 15 dakika sürdü!

İnternet sitelerine yansıyan habere göre, Selami Şahin Bursa'daki konseri öncesinde, ünlü bir AVM'de imza günü etkinliğine katıldı.  

Ancak imza gününe katılım düşük oldu. Kafadan 1 saat sürmesi planlanan/beklenen bu etkinlik, imza gününe çok az sayıda hayranın katılması yüzünden sadece 15 dakika sürdü. Haliyle Selami Şahin de hayal kırıklığı yaşadı.

"Usta sanatçıya şok! Yalnız bıraktılar!"

"Usta sanatçıya şok! Yalnız bıraktılar!"

İnternet dünyasında böyle bir haberin başlığı bellidir: "Usta sanatçıya şok! Yalnız bıraktılar!"

Evet, doğru. Selami Şahin'in imza gününde kuş uçmamış, kervan gecmemiş. Doğruysa gerçekten de üzücü bir tablo.

YouTuber'ların popçu ve topçulardan daha fazla etkileşim aldığı bir dönemde 'geleneksel'le bağımızı bu kadar hızlı mı koparttık cidden?

En ihtişamlı organizasyonlarda bile olabilir

En ihtişamlı organizasyonlarda bile olabilir

İyi niyetli düşünmek istiyorum. Muhtemelen bir aksilik yaşandı. İnsanlar imza gününden haberdar olamadı. En ihtişamlı, en müthiş organizasyonlarda bile bazen böyle kopukluklar yaşanabiliyor.

İstediğiniz kadar tanıtım yapın, insan çağırın. Atıyorum bu kez de mikrofonda bir sıkıntı yaşanır. Ya da klima çalışmaz ve insanlar mekanı terk eder vs.

Bu kayıtsızlığın sebebi ne?

Bu kayıtsızlığın sebebi ne?

Bence bu Selami Şahin özelinde bir 'ilgisizlik' değil.

Neden insanlar 'az ünlü'lere bile ilgi gösterirken Selami Şahin'e kayıtsız kalsın ki? O da Erol Evgin ya da Sezen Aksu gibi bir dev... Her daim insanları heyecanlandıran, herkesin sevgisini, saygısını kazanmış bir usta...

Selami Şahin'e yönelik bir ilgi kaybından ziyade; bu durumu bir aksilik, bir nazara gelme olarak yorumlamak daha doğru geliyor.

İnsanlar uçarak AVM'ye gidiyordu

İnsanlar uçarak AVM'ye gidiyordu

İşin bir de 'imza günü' boyutu var... Acaba imza günlerinin modası geçmiş olabilir mi?

Sosyal medya ortaya çıkmadan önceki dönemleri hatırlayın. Bir ünlüden ancak gazeteler ya da televizyon kanalları aracılığıyla haberdar oluyorduk. Albümler satıyor, sinema salonları hıncahınç doluyor, konser biletleri hızlıca tükeniyordu.

Bir ünlünün 'imza günü' olunca insanlar uçarak AVM'nin yolunu tutuyordu.

"Ne bekleyeceğim kuyrukta yaaa"

"Ne bekleyeceğim kuyrukta yaaa"

Ama devir değişti, değişiyor, daha da değişecek... Bırakın 40 yıllık üstadları, doğmamış çocukların bile Instoş'ları var yahu! Herkese bir tık'la ulaşabilir, hayatlarına dair asgari bilgiyi edinebilirsiniz.

Bu muazzam pratiklik beraberinde tembelliği getiriyor tabii ki. İnsanlar markete gitmeye üşenip ihtiyaçlarını mobil uygulamasıyla filan karşılıyor. İmza günü gibi etkinlikler de "Ne bekleyeceğim kuyrukta yaaa" mantığıyla öteleniyor, erteleniyor, iptal ediliyor.

İnsanlar artık imza gününe gitmiyor, imza gününün videosunu izliyor!

Merak duygusu kayboldu

Merak duygusu kayboldu

Önümüz, arkamız, sağımız, solumuz fenomen! Popüler video platformları sayesinde her şey elimizin altında.Görmek istediğimiz ünlüyü canımız istediğinde tıklıyor ve izliyoruz. Belki bir konserini, belki bir video röportajını...

Dolayısıyla özlemiyoruz hiç kimseyi. Merak duygumuz bile yok oluyor. 

Ünlülerin kanalları hata yapmamak için profesyonel ekiplerce yönetiliyor. Bu da samimiyeti öldürüyor tabii ki.

Daha çok hobi olarak seviyoruz

Daha çok hobi olarak seviyoruz

Sonra neden imza günlerine beklenen ilgi gösterilmiyor, sonra neden kimse katılmıyor... Farkında olmadan tembelleşiyor, bencilleşiyoruz.

Örneğin Selami Şahin'i ya da Türkan Şoray'ı seviyor ama daha çok hobi olarak seviyoruz. Kendimize saklıyoruz hayranlığımızı. Sevgimizi kanıtlamak, onlardan somut bir parçayı kendimize saklamak gibi 'yorucu' ve nafile çabalara girmiyoruz. 

Tembelleştik...

Tembelleştik...

Selami Şahin'in imza gününe kim katılmak istemez ki aslında? Elbette herkes ister. Ama dünyaca tembelleştik, üşengeçleştik. Bu çağın ortak sorunu bu tembellik ve her şeyi kendine saklamak.

Daha yalnız, asosyal ve bencil bir dünyadayız. "Ünlülerin hesabı varsa benim de var!" egosu yaşıyoruz. Ulaşılabilir olma halinin yansımaları bunlar. Tam da bu sebeplerden eski kuşağın sembol ve usta isimleri alınganlık yapmamalı, kendilerini üzmemeli.  

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak