Türkiye’de girişimcilik denince ilk akla gelen iller İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli. Peki diğer illerdeki gençlerimiz buralara gelemiyorsa ne yapacaklar ? Bu konuda bazı illerde girişim evleri var, teknoparklar var, kuluçka merkezleri var fakat hiçbir olanağı olmayan iller daha fazla. Bu konuda ilginç bir sosyal girişim karşımıza çıkıyor. InnoCampus. Kurucularından Memet Ünsal ile neler yaptıklarını konuştuk.

S.Ü. : Memet hoş geldin, öncelikle InnoCampus nedir ? Bize kısaca açıklayabilir misin ? 

Memet Ünsal : Özel tırlar ve konteynerlerle Türkiye’de il il gezen ve senede 3 kez düzenlenen mobil ve sosyal bir girişimcilik programıyız. Üniversitelerle anlaşıp onların kampüsüne tırlarımız ile gidip konteynerlerimizi kuruyoruz. Sonrasında tüm ilden başvuran girişimcilere iş fikirlerini hayata geçirmeleri konusunda yardımcı oluyoruz ve eğitimler veriyoruz.

S.Ü. : Oldukça ilginç bir sosyal girişimsiniz. Peki nasıl başladınız ?

Memet Ünsal : 2013 yılında Brüksel’de çalışan 6 Türk olarak Türkiye’ye dönüp ülkemize bir katkımız olsun istedik. Avrupa’daki ortak çalışma alanları (Coworking Space) oldukça ilgimizi çekmişti. Fablab ve Maker hareketi gibi kavramlarla da harmanlayınca bu konularda Türkiye’ye dönüp bir şeyler yapmak istedik. Ben P&G’da çalışıyordum, diğer ortaklar da teknolojiyle ilgili oldukları için işin içinde mutlaka teknoloji olsun istedik. 2014 yılında dört arkadaş Türkiye’ye döndük. Ben istifa edip tam zamanlı InnoCampus’ ü hayata geçirmek üzere çalışmaya başladım, diğer arkadaşlar bir yandan işlerine devam edip bütün boş zamanlarını buna ayırdılar. 

İstanbul’a geldik fakat burada sabit bir mekan kurup girişimcileri çağırmaktansa hayalimizdeki mekanı tekerleklerin üzerine koyup biz girişimcilerin ayağına gidelim ve bunu tüm Türkiye’de yapalım dedik. Kar amacı gütmeyen ve ticari kaygıları olmayan bir oluşum olması da en büyük önceliklerimizden biriydi. Sponsorlarla görüştük ve 8 sponsor bulduk. Vefa Prefabrik konteynerleri yapıp verdi, Çaba Misnak Grubu tırları sağladı, Bürosit mobilyaları verdi, Adana Sanayi odası gelen eğitmenlerin yol masrafını karşıladı, Kale Grubu Çanakkale’deki programın masraflarını karşıladı. Bu ve diğer desteklerle InnoCampus kuruldu. Şimdi ise çekirdek ekipten Memet Ünsal, Serhat Doğan, Mustafa Osman Turan ve InnoCampus takımıyla ülkemizdeki girişimcileri ortaya çıkarmak için il il dolaşıyoruz.
 
S.Ü. : Nasıl çalışıyorsunuz ? Bir ilde ne kadar süreyle duruyorsunuz ? 

Memet Ünsal : Gittiğimiz her şehirde girişimcilerin başvurularını alıp, mülakat yapıp, startup haftası düzenleyip başvuranların arasından en iyi 10 takımı programa alıyoruz. Yaklaşık 2,5 ay süren hızlandırıcı programın sonunda takımlar jüriye sunumlarınız yapıyorlar , en iyi takımlar hibe desteği alıyor. Onları kendilerine yardımcı olabilecek mentorlar ve yatırımcılarla da tanıştırıyoruz. Kazananları her sene Berlin, Prag ve Lizbon gibi şehirlerde uluslararası startup programlarına gönderiyoruz. Bu takımların dışında bir çok gence de ürünlerinin prototiplerini yapma konusunda destek veriyoruz.

S.Ü. : Şu ana kadar nerelere gittiniz ? Kaç girişimciye ulaştınız ? 

Memet Ünsal : Adana, İzmir, Çanakkale, İstanbul, Gaziantep ve Şanlıurfa’ya gittik. Binlerce girişimciye, girişimci adayına dokunduk, 250 civarında girişimciyi de mezun ettik. Bu yaz InnoCampus Mezunlar günü düzenledik. Çoğu mezunumuz halen aktif girişimcilik dünyasının içinde. Fikirlerinin peşinden gidenler var, fikrini değiştirenler var fakat halen bu ekosistem içinde kalmışlar. 

S.Ü. : İller arasında fark var mı girişimcilik açısından ?

Memet Ünsal : İstanbul’da girişimcilik anlamında bir doymuşluk var, Gaziantep ve Adana gibi illerde bize gelenler daha motive ve kendilerini geliştirmeye açlar. Girişimciliği gelecekleri konusunda önemli bir alternatif olarak görüyorlar. Eğitim açısından da farklar var. Lise öğrencileri beklentilerimizin üstünde. O nedenle lise programları da yapmaya başladık. 

S.Ü. : Eğitim seviyesi girişimcilikte ciddi fark yaratıyor sanırım. Sizin gözleminiz nedir ? 

Memet Ünsal : Şu ana kadarki en büyük gözlemimiz özellikle üniversite öğrencilerinin çoğu merak, cesaret ve inisiyatif alma duygularını kaybetmiş. O yüzden gençlerimize daha erken yaşlarda erişmek istiyoruz. Bir kişi mevcut eğitim sisteminde ne kadar vakit geçirmişse kendimizi o kadar geç kalmış hissediyoruz. Tekrar o yetileri kazandırma için daha çok zaman harcamak zorunda kalıyoruz. Bu nedenle liselere yönelik kamplarımız bizim için oldukça önemli. 

S.Ü. : Lise ve üniversiteliler dışında sizlere gelenler var mı ? 

Memet Ünsal : Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü ile işbirliğine gittik ve programımıza mültecileri de dahil ettik. Özellikle ayrı bir program yapmak istemedik, sosyalleşme ve kaynaşma için Türk ve mülteci girişimcileri tek bir programda topladık. Bize gelen Suriyelilerden bazıları  “5 senedir Antep’teyiz, ilk defa Türklerle beraber bir şeyler yapıyoruz” dedi. Bu da ne kadar doğru bir iş yaptığımızı gösteren çok güzel bir kanıt. 

S.Ü. : Peki planlarınız neler ? Tüm Türkiye’yi mi dolaşacaksınız önümüzdeki yıllarda ? 

Memet Ünsal : İlk etapta tüm bölgelere gitmek istiyoruz. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden iyi girişimcileri biraz daha eğitmek için ikinci bir aşama olarak İstanbul’a getirmek istiyoruz. Bu nedenle İstanbul’da da bir merkez açma niyetimiz var artık. Aynı anda birkaç şehirde program yapacak bir yapıya geçmek istiyoruz. Şu anda aynı anda sadece bir şehirde olabiliyoruz. Bir diğer planımız ise tasarladığımız bir teknoloji tırını hayata geçirip Türkiye’yi karış karış gezip yeni teknolojileri girişimcilere, gençlere ve çocuklara götürmek, bunları kullanarak bir şeyler üretmelerini sağlamak. Bu tırda sanal gerçeklik, 3B yazıcı, insansız hava aracı gibi teknolojiler olacak ve tır ülkemizi köy köy gezecek.

S.Ü. : Bu yaptıklarınız oldukça masraflı operasyonlar. Sponsorlar dışında nasıl finanse ediyorsunuz ?

Memet Ünsal : Garip gelebilir ama şu ana kadar hiçbir devlet teşviği, yardımı almadık. Tamamen sponsorlarla ilerliyoruz. Açıkçası başvurabileceğimiz bir teşvik formatı bulamadık; Çünkü şehir şehir gezen, girişimciliği yayma misyonu edinmiş, teknoloji laboratuvarı olan, tırlarla konteynerlerle dolaşan dünyada başka bir örnek yok. Kendimiz bir sosyal girişimciyiz ama girişimci çıkaran sosyal bir girişimiz. Bu tip bir sosyal girişimcilik yapısının önümüzdeki dönemde tabi ki devlet desteğiyle daha fazla büyümesini isteriz.

S.Ü. : Çok teşekkürler, umarız daha büyük desteklerle tüm Türkiye’ye girişimciliği kat kat yaymanız dileklerimizle. 

Etiketler