Türkiye süratle kendi kripto parasını çıkarmalı!

Eklenme Tarihi09.02.2018 - 10:39-Güncellenme Tarihi09.02.2018 - 11:11

Son altı ayın girişimcilik dünyasında en çok konuşulan konusu bitcoin, kripto paralar ve Blockchain oldu. Bu konunun stratejisine ve felsefesine en çok kafa yoran isimlerden birisi olan Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Görevlisi ve Dijital Dönüşüm Derneği Başkanı İsmail Hakkı Polat ile gündemi değerlendirdik.

S. Ünsal :Kripto paralar Kasım-Aralık aylarında yükselişleri ile gündeme oturmuştu, şimdi de düşüşleriyle gündemde. Neler oluyor ? Büyük yatırımcılar mı kaçmaya başladı, yoksa küçük ve umutlarını kumar gibi bu paralara yatıranlar mı ?

İsmail Hakkı Polat : Bitcoin ve türevlerinin son dönemdeki keskin inişli grafiğinin nedenlerine bakacak olursak görünürde Japonya'daki bir borsanın hacklenmesi, Hindistan ve Güney Kore'deki yasa söylentileri, Çin'deki yasaklar, Facebook'un KriptoPara reklam yasağı iddiaları, kimi küresel finans kurumlarının KriptoPara alım-satımlarına getirdiği para transfer kısıtlamaları ve ABD'de BitFinex borsası ve KriptoPara dünyasının "sanal doları" olarak kabul edilen Tether'e soruşturma açılması gibi bir sürü neden sayılabilir ancak bence Aralık ayında birkaç gün içinde 19 bin dolardan 10 bin dolar seviyesine düşmesi, bu piyasalara son 2 ayda girmiş (ve sayıları bu zamana kadarki tüm kitlenin birkaç katına eşit olan) yeni yatırımcıların yaşadığı hayal kırıklığı, piyasaların sürekli yeni yatırımcı ve para ikamesine dayanan büyüme modelinin yukarı yönlü momentumunu durdurdu ve havayı da bir anda negatife çevirerek "korku, belirsizlik ve kuşku" (FUD) duygusunun egemen olmasını sağladı.  

Bu süreçte KriptoPara piyasaları ve yatırımcıları adına çıkartılacak birçok ders var; öncelikle bu piyasalar eğer ortaya yeni ve rasyonel bir hikaye koyamazlarsa kişisel olarak KriptoParaların bu hacimden daha fazlasını sağlayacak bir momentumu yakalayamayacağı ve 2001 dot.com krizi benzeri bir büyük düzeltme sürecinde olduğunu düşünüyorum. Bitcoin ve türevleri ortaya iyi bir hikaye koysa bile bu, bugünlerdeki gibi vaatlere değil gerçeklere dayanmalı. Örneğin; Bitcoin protokolünde transfer sürelerini saniyelere düşüren bir güncelleme ya da artık ödeme için Ethereum akıllı kontratlarını kullanacağını açıklayan bir enerji dağıtım şirketi veya ülke ve nihayet Kodak gibi ticaretinde kendi Kurumsal KriptoParasını kullanacağını açıklayacak (mesela Amazon) bir sektör devi.  

S. Ünsal: Girişimciler için kripto paralar ne ifade ediyor ? Girişimcilerin kripto paralara bakışı nasıl olmalı ? 

İsmail Hakkı Polat : Aslında KriptoPara konusunda al-sat işlemlerine odaklı öyle büyük bir çoğunluk var ki, konunun girişimciliği maalesef arka planda kalmakta. Ancak girişimciler ve özellikle dijital girişimciler için KriptoPara, en temelde bir kitle fonlama aracı. Üstelik tüm dünyaya ve irili ufaklı her türlü yatırımcıya açık bir yapıda. Kuşkusuz bunun düzenlenmeye muhtaç epey yönü var ama geleneksel girişimci fonlamalarının halihazırda ne kadar kısıtlı ve tekelci bir yapıda olduğunu düşünürsek, KriptoArz (Initial Coin Offering- ICO) kavramının girişimciler için ne kadar hayati bir önemde olduğunu görebiliriz. Bu bağlamda girişimcilere tavsiyem, girişimlerini özgün bir KriptoPara konseptine eklemlenmiş biçimde halka sunmaları. Bu sayede kendi ürün ya da hizmetlerini de KriptoPara haline dönüştürüp likitleştirebilirler ve performansları oranında yatırımcıların ilgisini çekebilirler.  

S. Ünsal: Tam Blockchain’i anlamaya başlamıştık ki Tangle gibi kavramlar duymaya başladık. Pandoranın kutusu açıldı sanırım, önümüzdeki yıllarda neler göreceğiz ? 

İsmail Hakkı Polat : KriptoPara sistemleri konusunda çok temeldeki bir tartışmanın ıskalandığını ve bu sektöre zaman kaybettirmekte olduğu kanaatindeyim. Bu tartışmanın ana ekseninde İnternet benzeri sistemlerle gelen dönüşümler var. Temelde ağ sistemleri Merkezi, GayriMerkezi ve Dağıtık olarak üçe ayrılır; Örneklemek gerekirse herşeyin tek merkezden yönetildiği geleneksel finans ve bankacılık  sistemleri Merkezi sistemler için iyi bir örnektir ve yönetim bağlamında aslında monarşiktir. BlockChain ile hayatımıza giren gayri-merkezi sistemler ise, etki alanına giren ağ sistemlerinde söz hakkını üretici (madenci) gibi sınıflara vermesi açısından biraz oligarşik bir yapı arz etmekte. Üstelik BlockChain tabanlı sistemlerin tükettiği elektrik enerjisi de, gelecek yıllarda KriptoPara hizmetlerini sekteye uğratacak şekilde ilerliyor. Ancak KriptoPara camiasında BlockChain'den sonra gelecek KriptoPara'nın arayışı var. Bu konudaki örneklere bakacak olursak, inisiyatifi kullanıcıya delege etmeye uygun biçimde IOTA tarafından geliştirilen Tangle ve Directed Acyclic Graph (DAG), HashGraph adlı protokollar üzerinde geliştirilen RaiBlocksve ByteBall'u sayabiliriz.      

S. Ünsal: Madenci odaklı kripto paralar mı , bankalara yakın duran kripto paralar mı yoksa hız ve müşteriyi düşünenler mi ? Sizce kim kazanacak ?

İsmail Hakkı Polat : Aslında konu yatırımcılığa aşırı odaklandığı için halihazırda KriptoPara piyasasının kazananı yok ve kazananı çok ama rasyonel bir model yok. Bu bağlamda kullanıcıya en fazla katma değeri sağlayan KriptoPara diğerleriyle ayrışacak. 

S. Ünsal: İleride binlerce onbinlerce kripto para birimi mi olacağını öngörüyorsunuz yoksa büyükler ve diğerleri gibi bir ayrım mı olacak ? 

İsmail Hakkı Polat : Öncelikle bu piyasanın öncü bir piyasa olması hem avantaj hem de dezavantaj. Avantaj çünkü piyasanın ilk oyuncularından olmanın fırsatları çok ve yatırımcının ilgisi yüksek. Ancak yol haritası, iş modeli ve çözüm getirdiği ihtiyaçlara bakıldığında konunun rasyonelliğinin düşük olması da bir dezavantaj. Bu bağlamda halihazırdaki çoğu KriptoPara'nın çöpe gideceğini ancak bunların yerine gelecek Coinlerin daha sağlam bir iş zeminine oturacağını söyleyebiliriz. Ben halihazırda KriptoPara girişimcilerinin yanısıra kurumların ve devletlerin de KriptoPara çıkartacağını ve bu bağlamda onbinlerin de ötesinde bir KriptoPara ekosistemi oluşacağını düşünüyorum.   

S. Ünsal: Rusya, Güney Kore ve Japonya’yı çok duyuyoruz, Türkiye kendini nasıl konumlamalı ?

İsmail Hakkı Polat : Kendi KriptoParasının çıkartma yolunda diğerlerine göre en rasyonel KriptoPara KriptoRuble ile Rusya. Türkiye'nin de asıl fırsatının bu işin yatırımcılığından öte girişimciliğinden olacağını ve konuda Rusya'daki gelişmeleri takip etmesini ve oradan türeyen iş modeline göre konum alması gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda, ülkemizin TLCoin ya da benzeri bir Coin çıkartması durumunda, devletin süratle tüm kurum ve kuruluşlara kendi kurumsal paralarını üretmeleri yolunda çağrı yapmasını ve onları bu yolda teşvik etmelerini öneriyorum. Bu sayede (kağıttan dijital evrilmiş) bir TLCoin ve onun etrafında konumlanmış Kurumsal KriptoParalar olacak  ve böylelikle, KriptoParaların BlockChain altyapısı sayesinde yapılan tüm işlemler açık-defterden izlenecek ve bu komisyonlar da her ticari işlem ya da alışveriş sırasında stopaj olarak doğrudan kesilip devletin dijital varlık kasasına aktarılabilecek şekilde de tasarlanıp geliştirilebilecektir.

Örneğin; MigrosCoin, VestelCoin, EnerjiSaCoin, İETTCoin gibi kurumsal KriptoParalardan yapılacak her 100 TLlik harcamadan alınacak 1 kuruşluk stopaj, bu kurumların KayıtZinciri (BlockChain ya da Tangle) tabanlı açık defterleri üzerinden otomatik olarak TLCoin’e çevrilip oradan da Hazine’nin Dijital TLCoin kasasına aktarılabilir. Öyle vergi beyannamesi doldur, her ayın 26sında bankaya ödeme yap, vs. hiçbirşey olmadan zaten kayıtları açık-defterlerde olan ve devletin topladığı paranın da şeffaf biçimde vatandaş tarafından da izlenebilecek ödemeler, hiç kimseyi rahatsız etmeden ve devlet tarafından doğrudan planlı bütçe kalemlerine ve hatta ödenemesi gereken borç kalemlerine bile aktarılabilir. Böyle bir strateji, ülkemizi gayrisafi milli hasıla yönünden çok güçlendirebilir.

S. Ünsal:Çok teşekkürler, yorumlarınız için

İsmail Hakkı Polat :Ben teşekkür ederim, tüm Milliyet okurlarına ve girişimcilere selamlar.