Migren baş ağrısı ile özdeşleşmiştir. Baş ağrısı olmadan sadece migrenin diğer bulguları yaşandığında ‘sessiz migren’ tanımlaması yapılabilir. Sessiz migren baş ağrısız aura olarak da adlandırılabilir.  

Sessiz migrende, özellikle auranın görsel bulguları belirgindir. Koku halüsinasyonları, uyuşmalar, karıncalanmalar, peltek konuşma, konuşma bozuklukları gibi diğer nörolojik şikâyetler de olabilir. Bulantı, kusma, ishal, iştahsızlık, bir şeyler yeme isteği, yorgunluk, idrara sık çıkma gibi fiziksel belirtiler de görülebilir. Kafa karışıklığı, sinirlilik hali gelişebilir. 

Sessiz migrende çok ağır tablolar gelişebilse de çoğunlukla hafif aura bulguları görülür. Gözde sintilasyon (ışıklı, zikzaklı, noktalı görme) bulguları ile gelip geçebilir. Baş ağrısı hiç yaşanmadığı gibi diğer bulgular da çok siliktir. Ama yaşattığı duygu hoş değildir. 

Sessiz migren adı gibi sessiz değildir

“Erişkin yaşımda yaşadığım bazı migren ataklarımda çok ciddi bir sıkıntı, yaşamdan kopuş hali olurdu. On beş yirmi dakika kadar sürerdi. Sonra yavaş yavaş açılırdı. Aynı gün içinde sabırsız, sinirli olurdum. Gün bir an önce bitsin isterdim. Bana bir şey söylensin, sorulsun istemezdim. Kafam dağınık olurdu.  İştahsız olurdum. Yemek kokusu, düşüncesi bile bulantımı artırırdı. Atak öncesi duymadığım kokuları daha keskin alırdım.  

Aslında migrenimin her zamanki gibi baş ağrılı olmasını tercih ederdim çünkü o zaman ilacımı alırdım, bir süre sonra atağım geçerdi. Günün geri kalanını yaşayabilirdim. Bu şekilde aura yaşadığımda başım ağrımıyordu ama tüm günü kaybediyordum. Yaşadığım sıkıntı tarif edilemezdi. Yaşadıklarıma sessiz demek gerçekten zordu.”