Büyükada'da kış bambaşka!

Eklenme Tarihi08.01.2016 - 15:01-Güncellenme Tarihi08.01.2016 - 16:43
Büyükada'ya sadece yazın ve baharda mı gidilir sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz. Büyükada vapur saatlerinde  değişiklik olsa da keyfinde bir değişiklik yok. Ayrıca 14 Şubat Sevgililer Günü için de şahane bir sürpriz seçeneği olduğunu unutmayın. Kabataş'tan ve Kadıköy'den hatta Avcılar ve Bostancı'dan rahatlıkla ada vapuruna ulaşabilir ve simit&peynir ikilisi kahvaltınıza kavuşabilirsiniz. Kışın Büyükada'da konaklamak, sabah tertemiz havaya uyanmak da çok keyifli. Şimdi kısa bir Büyükada turu yapalım hazırsanız...
 
Bazı günler ne kadar karamsar da olsak o güneş orada hiç gitmeyecekmişçesine parlar… Çimenler daha yeşil, kediler daha sıcak,  martılar daha çoktur… Büyükada’da adayı ada gibi yaşamak için sonbaharla bilikte kış da ideal aslında… Korkmadan o vapura binilmeli…
 
Kabataş’ta vapur beklerken sağ taraftaki çay bahçelerinde günün ilk çayı içilmeli. Miss gibi sabah içinize çekilir. Vapur için simit ve peynir alınır ve erken bile gelseniz mutlaka o vapura koşa koşa gidilir. Yer bakılır, mümkünse iyi manzaralı, pek rüzgarı almayan yer seçilir. ”Olmadı sonra içeri gireriz denizi koklayalım” denir.
 
Oh ne iyi ettik..
 
Açılsın simitler, peynirler, gelsin cam bardakta çaylar…
 
Martılar durur mu… Çığlık çığlığa yolunuza eşlik edecekler… Midenizi şenlendirecek simitlerin çoğu minnoş martıların gagalarına konar… Siz attıkça daha çok martı gelir, geldikçe atarsınız… Vapurdaki insandan çok martı olur ve hayat çok tatlı olur o anda…
 
 
Adaya ayak basınca en renklisinden dondurma yenmeli… Kış falan demeyin elbette açık olanı var. Benim tavsiyem Lefter Sok.’taki Choco White… Çikolatasını Belçika'dan getirtiyor. Dondurması ev yapımı. Kışın profiterol yemek daha anlamlı olabilir. 
 
Adanın hep sağ tarafına gitmesek ya… biraz da soldan başlayalım diyerek o yeşil, o mis gibi toprak kokusunu içimize çeke çeke yürümeliyiz. Teyze oturuşlarıyla kediler de dinlenme duraklarınız olsun. Hepsini sarıp sarmalamadan olmaz. Burada üzülmüyoruz aç kalıyorlar kışın diye , zira kedi maması askerleri devrede… Ada sakinleri ellerinde kocaman mama paketleri adayı dolaşıyorlar her gün… Hepsi çokça yemek yemiş gibi zaten:)
 
Yürüyüşünüzü adanın en lezzetli köftecisi ile şenlendirin. Merkezdeki Büyükadalı köfte&piyaz’ı her gelişimizde ziyaret ediyoruz. Önce köftesi derdik şimdi daha çok piyazı için gidiyoruz.
 
Kış olunca adada sizi sevindiren bi detay daha oluyor . Faytona binen daha az kişi oluyor ve doğal olarak atlar özgürce yeşilin tadına varıyor. Bu yıl elektrikli bisiklet-motorlarda artış  olmuş.  Umut ediyorum ki, faytonlar da yavaş yavaş kaybolur.
 
Akşam bi balık-rakı yapalım diyorsanız sahil kenarında sıralanmış meyhanelerden birine gireceksiniz demektir. Hangisine girsek diye düşünürken Sol tarafta Kıyı Restoranın sıcacık şöminesini gördük ve evet burası dedik. İyi ki demişiz… Şömine bahane, çalışanları şahane diyebileceğimiz sıcacık bir yer burası. Size şöminede patates ve kestane de közlüyorlar. Öyle güzel müzikler çalıyor ki bu masadan 2 gün ayrılmasak ya diyoruz. Mezeler, sıcaklar lezzetli, çalışanları çok şeker insanlar. Fiyatlar da uygun.
 
Adada konaklıyorsanız sabah erkenden uyanacaksınız. Temiz hava az bile uyusanız dinlenmiş şekilde uyanmanızı sağlıyor. Güvercin, martı, ve at sesleriyle uyanmak oldukça keyifli… Pencerenize konan güvercinler de öyle…
 
Kahvaltıdan sonra yeniden kırlara atıp güzel havanın keyfini çıkarmak gerek… O yeşil çimde yatıp, güneşi üzerinizde hissetmeden dönülmemeli…
 
Bırakın vapur kaçsın…
 
 
Etiketler