Biliyorum abarttım bu mektup konusu. İnan bana ben de sürekli sana yazmak yerine huzur içinde varlığının tadını çıkartmak isterdim. Olmuyor işte! Hadi ben huzuru hissettim desem, bir yerden cam açılıyor ve odanın bütün huzuru, yağmurun kokusuna karışıyor.

Hayır, bildiklerimle ilgili bir sorunum yok. Bildiklerimin doğruluğu ile ilgili endişelendiriliyorum. Şöyle izah edeyim: Sen; sevmenin, en son eriştiği güzellik kıvamı değil misin?.. Tam burda, hayır dediğini düşünmüyorum. Zaten daha öteye de geçmene gerek yok, tam burda kal ve söyle lütfen:

Bir insan eğer seviyorsa, neden sevdiğini söylemez?

Elbette bir sürü sebepleri olabilir bunun. Bunların içinde koşullar, durumlar, haller, endişeler, korkular ve beklentiler gibi yüzlerce sebep olabilir. Zaten burası değil beni meraklandıran. Tüm hepsi ve daha fazlası olduğu halde neden söylemez kısmındayım.

Diyelim ki, kendisini sevmediğini düşündüğü biridir. Belki de hiç bir araya gelemeyeceği birisidir. Hatta uzaktan uzaktan gördüğü ve aşık olduğu bir kahramandır. Söylerse güçsüzleşir diye bile düşünmüş olabilir. Kim bilir daha ne kadar çok olasılık bulunur düşünüldüğünde. Fakat sen her şeyi çıkart bu listelediklerimden sadece "Sevgi" kalsın ve o zaman bir cevap ver:

Bir insan eğer seviyorsa, sevdiğini söylemeli midir?

Bunu da, "git, çal kapıyı, çat çat çat, yüzüne söyle, çık gel" olarak söylemiyorum. İçinde hayat bulan, var edilmiş bu güzel duyguyu söylememeyi tercih ettiği için asit kuyusuna mı atmalı yoksa bu güzelliğin sağlayacağı tüm güzellikleri ruhunda bir Pırıltı olarak muhafaza mı etmeli? İşte kafamı kurcalayan bu kısım.

Sevgi koşullara göre yok edilebilir bir duygu mudur ya da öyle mi olmalıdır?

Birini seversen, sadece sevmek bile besleyici değil midir? Kim içinde sevgiyi hissetmek istemez ki? Bugün az seversem yarın çok severim sonra içime sığmaz, dışarı taşar gibi ölçüleri mi vardır? Sevgi varlığımıza kattığı güzellik yüzünden değerli değil midir? Severim ama baktım çoğalıyor, kısarım baktım olmadı kapatırım durumu olur mu? Olursa eğer bu hakikaten sevgi midir yoksa ilgi midir, hoş bir his midir, gerçekte Sen ile ilgisi olmayan.

Ben seni hep değerli gördüm, bilirsin. Kabullenmekte zorlandığım; sen birinin hayatına girdiğin anda koşullara göre senden vazgeçebilir ve seni yok edebilir olmalarıdır. Bunu yapabilmek mümkün ise var ettikleri nasıl kalıcı olabilir ki? Sorsam herkes savunmaya geçip kendi haklılıklarını anlatırlar eminim. Oysa haklı ya da haksız olmaları değil ilgilendiğim.

Sen bir bedenin ruhuna dokunduğunda, senden arınma seçeneği de sunuyor musun, gerçekten?

Evet, sunuyor isen bu herkes için seçmeli mi yoksa sadece sevmeyi sevilmekten çok sevmeyenlere sunulmuş özel bir seçenek mi? Sakın yanlış anlama benden yana bir sıkıntı yok. Rahat ol, içimi güzelleştiren böyle güzel sevgiyi kimse istemese bile kendimi sevmek için kullanırım yok edeceğime.

 En iyisi bunun cevabını da bir öncekilerin cevabıyla aynı mektupla gönder, yok yetiştirmezsen de dert etme 15 Haziran'da gelirken getirirsin. Belli olmaz o arada yine aklıma gelen olursa sorarım, topluca yanıtlamış olursun, tüm güzelliğinle


Sen'i çok seviyorum
iyiki varsın.

 

Etkinlik bilgisi

Birol Boyacıoğlu
brlbo.com