Sevgilime ne yemek yapsam'cıları kurtaracak olan efsane 'date menüsü'

Demek akşama sende buluşulacak. Demek yemek pişirmek zorundasın. Demek bugüne kadar o taraklarda pek bezin olmadı. Anne yaptı yemekleri, sen gezdin tabii! Tüh, pizza da söyleyemeyeceğin bir durum... O mutfağa girilecek yani, hay Allah!

Sevgilime ne yemek yapsam'cıları kurtaracak olan efsane 'date menüsü'

Bak şimdi önce şu gerginliği üstümüzden bi’ atıyoruz. Yeşil çay var mı evde? Yok. Ne var? Kola. Hmm. Tamam geçelim.

Karşınızda Date Yemekleri!

Mantı değil. O kesin. Ki yukarıdaki profile sahipsen, bunu başarman zaten zor.

Şimdi, ilk buluşmada yan yana oturmalı, yüz yüze bakmamalı, bir şey izlemeye gitmeli, yani odağı kafadan üçüncü kişiler ilan eden bir program ne kadar yanlış bir tercihse, bir date yemeğinde de yoğunnn sarımsaklı tatlar öyle yanlış bir tercih olur. Bak, 80’lerden bir travmam geldi aklıma. Biraz dağılacak konu ama makale de yazmıyorum yani, dağılsın. Olayın kahramanı, benim ortanca dayı. Nişan yapılmış, yaz sonu evlenilecek. Artık akşam oturmasına mı, dışarıda bir buluşmaya mı gidecek bilemiyorum, sonuçta onun açısından bir date söz konusu. İşkembe çorbası içtik biz yemekte! Böyle, sirkeli, sarımsaklı filan. Dün gibi gözümün önünde, o sarımsaklı sirkeli sostan kâsesine kaşık kaşık boca edişi. Bununla kalsa iyi. 80’li yılların en popüler “orta yaşlı kadın parfümünü”, o yılları solumuş olanlar mutlaka hatırlar. Koklanmamış olunması ihtimal dışı. Kendisi Viva Cappio. Eau de Toilette! Emel Sayın’ımsı cam bir şişeye sahip. Kabarık saçlı, meçli ve zarif böyle. Benim dayı, o bol kokulu işkembe çorbasının üstüne bir de muhtemelen anneanneme ait o parfümden sıkmasın mı gerdanına pıst pıst, diye. 80’lerde her şey sürreal ve de kabul edilebilir olduğundan hikâye aldı yürüdü. Son tahlilde evli, mutlu, çocuklu… Her neyse, ilk buluşmada mantı olmaz, sen işkembe çorbası pişir. Yersen!

 

Peynir tabağı ile başla

 

 

Bunun bi’ zahmeti yok. Hatta rica edersen, peynirleri dilimletebilirsin de mandırada. Ha, sen şarküteri diye anlatırsın sonra, mandırayı beğenmediysen. Evde ahşap bir servis zamazingon yoksa, kesme tahtası da iş görür sunum için. Peynirleri üstüne yayıyorsun bu gerecin. Sağına soluna İzabella üzümleri… (Koyu mor renkli, üstü buğulu gibi ve şahane kokulu bir üzümdür İzabella. Sevilir.) Etrafına, büyük parçalar halinde ceviz içi, leblebi (güldüm bak burada, leblebi olmaz, saçmalama) serpiyorsun. Masaya geçmeden evvel, serin bir eşlikçi eşliğinde bu peynir tabağından çöpleneceksiniz. Bir şey diyeyim mi? Sen buraya kadar olanını bir yap, puanlar puanlar…

Peki masaya geçince, sizi neler bekliyor olmalı?

Yavaştan salatayla ilerleyelim. Çobanmış, yeşilmiş; bunları geç. Date mönüsünde bunlar olmaz. Şimdi fiyakalı bir salata yapıyorsun ki gayet kolay…

 

 

Yeşil ve Otlu ve Meyveli Salata

Malzemelerce

  • 1 avuç maş fasulyesi veya yeşil mercimek
  • Birer avuç bebek roka, semizotu, ısırgan (Ne demek markette bir tek maydanozla marul var! Telefonu kapat, diğer markete git. Ve aslında diğer markette de ısırgan bulman oldukça güç. Kısmet artık.)
  • 2-3 dal kuşkonmaz (bir bitkiye dair böyle güzel adlandırma görülmedi)
  • 2-3 adet sert beyaz nektarin
  • Limon, zeytinyağı, tuz, karabiber

 

 

Yapımına geçelim

Maş fasulyesini tuz katılmış suda haşlıyoruz. 15 dakika yeter. Yeşil mercimek kullanıyorsan, biraz daha uzun tutmanı öneririm ocakta. İlgili baklagili, artık hangisini kullandıysan süz, soğuması için bırak. Bebek rokaları saplarından ayır, sadece yaprak eyle, salata kâsesine at. Semizotlarını da aynı işlemden geçir. Tak eline eldiveni şimdi, eldivensiz olmaz bu kısım, adı üstünde biliyorsun, ısırgan yapraklarını biraz tuz ilave edip parmaklarınla ov. Onları da ekle kâseye. Kuşkonmazları, her Türk evinde olan manuel tost makinesinde, çevresinde ızgara izleri oluşacak şekilde bir çevir, ölmesinler yalnız, diri kalmalılar biraz. Bu bölüm, yüksek ateşte gerçekleşecek. Ve yağ filan koymuyoruz bu sırada. Sonra serçe parmağın uzunluğunda dilimle kuşkonmazları. Bunları da ekle kâseye. Nektarinleri soy, küçük parçalar halinde kes ve diğer malzemelerle buluştur.

Bu tarifin sonuna yaklaşırken, soğumuş maş fasulyelerini ilave et. Kenarda limon suyu, zeytinyağı ve tuzu çırp ve sos haline getir, salatana ekle. Şöyle bir karıştır, havalandır malzemeleri. Üstüne karabiber öğüt ve servis yapacağın tabağa al.

Bundan sonraki süreçte, göz ucuyla takip et. O damak, o nektarinle buluşunca suratta oluşacak mest olma ifadesini kaçırma. Orası çok güzel bak. Ayy, :kalp: buraya!

Tamam, romantizmden tavuğa geçiyoruz.

 

 

Tereyağlı ve Ekşili ve Hardallı ve Kişnişli Tavuk

Değerli arkadaşım gel sen bu tarifte organik tavuk filan kullanma. Gezen tavuk zor pişer. Pişmemiş tavuk da yenmez. Az önceki salatayla ulaştığın fiyakayı hiç bozma. Organiği, sevgili olduktan sonra uzun uzun pişirir yersiniz. O açıdan, ambalajın üstündeki son kullanma tarihine bak ve tavuğun göğsü olması şartıyla kendine en yakın bulduğun köpük tabağı al.

Malzemelerin:

  • 500 gr kadar tavuk göğsü
  • 2 tatlı kaşığı hardal,
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • Yarım limonun suyu
  • Tuz, sumak
  • Taze kişniş (Tamam, maydanoz da olur.)

 

Pişirmece:

Artık belli bir deneyim kazandın, Fırlat tereyağını önceden ısıttığın yanmaz yapışmaz tavaya. Cazır cuzur edecek, etsin. Biraz yakıyoruz bu safhada yağı. Jülyen var ya, parmak parmak hani, serçe parmağına bir kez daha bak bu noktada, öyle doğra tavukları ve kızgın yağa bırak o tavuk parçalarını. İki kaşık hardalı da sal içine. Şöyle bir karıştır.

İki, üç dakika bekleyip üstüne yarım limonun suyunu sık. Çekirdeklere dikkat yalnız. Ocağın altını kısma. Yani istersen kıs da, yine orta ateşten aşağı düşme. On beş dakika sonra pişmiş olacaklar.

Sunmaca:

Al tabağa. Çapı geniş olsun, içe göçük olmasın. Mümkünse düz yani böyle. Üstüne biraz sumak serp, tabağın sağına soluna da gelsin hatta, güzel görünür. En üste de kıydığın kişnişleri ilave et. Var ya, şu yaptığın yemekle şef diye namın yürür, ben sana diyeyim.

Yanında ne içilsin:

Şimdi, siz bilirsiniz. Bana sorarsan serinletilmiş bir chardonnay yakışır bunun yanına.

Üstüne ne içilsin:

Her tür sade kahve. Ama o pişirsin. Onu da sen yapma artık. Bu arada, hadi hayırlı olsun.

Bu makaleye ifade bırak