GündemRSS
27.05.2009 - 17:11 | Son Güncelleme: 27.05.2009-17:49

Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'ndeki yangında bilirkişi ilk bulguya ulaştı

‘ O katta yangın algılama sistemi yok’

Sitene Ekle

Işıl ARSLAN- Serhat TEZCAN- Hüseyin TÜCCAR- Erdoğan PAÇİN/BURSA, (DHA)

BURSA'daki 514 yataklı Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nde dün sabaha karşı elektrik kontağından çıkan ve Yoğun Bakım Servisi'nde 8 hastanın can veridği yangınla ilgili adli ve idari soruşturmada ilk bulgulara ulaşıldı. Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği 10 kişilik özel ekip araştırmasını sürdürürken, savcının başlattığı adli soruşturma kapsamında bilirkişi olarak Antalya'dan kente çağrılan Yrd. Doç. Dr. Saadet Alkış, yangının çıktığı Radyoloji Bölümü'nde algılama sisteminin bulunmadığını söyledi. Türkiye'nin ilk akademisyen yangın ve patlama yeri uzmanı Yrd. Doç. Dr. Alkış, “Diğer katlarda var. Ancak yangın başlayan katta olmadığı için sistem çalışmaz. Gerekli izolasyon yapılsaydı bu duman olmazdı. Proje aşamasındaki hata bugüne getirmiş bu yangını” dedi. Ölen 7 kişinin cenazeleri Bursa'da toprağa verilirken, Fatma Yalçındağ'ın cenazesi Çorum'a götürüldü.
Kentin en modern sağlık kuruluşlarından biri olduğu söylenen Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nde dün saat 02.00'de çıkan ve Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatan İsmail Uysal, Hakkı Özdoğan, Gülbey Şahin, Aliye Akok, İnciser Bulut, Fatma Yalçındağ, Muhsin Karaağaç ve İbrahim Turgut'un yaşamlarını yitirmesiyle ilgili idari ve adli soruşturma oluşturulan 2 ayrı bilirkişi heyeti tarafından sürdürülüyor. Sağlık Bakanlığı belirlediği 10 kişilik özel ekiple araştırmasını sürdürürken, Bursa Cumhuriyet Savcılığı’nın başlattığı adli soruşturma kapsamında bilirkişi olarak Bursa'ya çağrılan Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksokukulu Yangın Güvenliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Saadet Alkış, Akdeniz Üniversitesi'nden Elektrik Mühendisliği Bölümü öğretim görevlisi Recep Üçtepe ile İstanbul Üniversitesi'nden Endüstriyel Yangın ve Patlayıcılar Uzmanı öğretim görevlisi Yunus Kızmaz, bu sabah incelemelirene başladı. 

‘BİNANIN YAPISINDAN KAYNAKLANAN BİR DURUM’ 
Öğle saatlerinde basın mensuplarına çalışmaları hakkında bilgi veren Yrd. Doç. Dr. Saadet Alkış, yaşanan olayı ‘Gerçekten hazin bir durum’ olarak yorumladı. Yrd. Doç. Dr. Alkış, “Yangınla ilgili detaylı bir araştırma yaptık. Elektrik kontağından oluşmuş yangın söz konusu. Ama her hangi bir kişiye yada nedene dayalı bir hasar yok” dedi. “Binanın yapısı bu tür bir hasarı vermekte” diyen Yrd. Doç. Dr. Alkış, şöyle devam etti:
“Yani ‘O çalışmıyordu, bu çalışmıyordu’ gibi afaki durumlarla infial yaratmayalım. Eminim ki bina yeniden hizmete alınacak. Biz yetkililere bunun çok daha güzel, düzgün olabilmesi için en son modern tedbirlerin neler olabileceğine dair de bilgi verdik. Sizlerden tek ricam lütfen bu şekildeki kuruluşların yetkililerine dikkat çekin ve bu konudaki yangın güvenlik yönetmeliklerini tam olarak uygulasınlar. Bu binanın yapılması hastane yetkililerinin sorunu değil. Binayı yapan firmanın öncesine gidilmesi, güvenlik önlemlerini onların alması gerekiyordu. Yanlış bilgilerle, infiale yer vermeyin. Alt katta meydana gelen yangın, ‘konveksiyon’ dediğimiz sıcak gazların üst katlara taşınması sonucu büyüme yapmış. Umarın bu olay birçok hastane yetkilisinin dikkatini çeker. Hastanelerini lütfen kontrol etsinler. Hastaları değil biraz da binaları muayene etsinler. Başta proje aşamasındaki hata bugüne getirmiş bu yangını. Yangın binanın yapısından kaynaklanan bir durum. Bina içerisindeki önlemlerin çok iyi olduğunu gördük. Olay, algılama sisteminin olmamasından kaynaklanmış. Duman algılama sistemi aldırmış olsalardı belki biraz daha süre kazanılabilirdi.” 

‘YANGIN ALGILAMA SİSTEMİ YOK’ 
Konuşmasında, yangın sonrası hastane yetkilileri dahil herkesin canla-başla çalıştığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Saadet Alkış, “Yangının başlangıç yerinde algılama sistemi yok. Diğer katlarda var. O katta olmayınca sistem çalışmaz. Yukarı katlarda yangın sonrası zaten önlem alınmış. Şimdi ‘Ölüm vakası nasıl oldu?’ diye soracaksınız. Yangında dumanlar en üst katta birikir ve duman yayılır. Yoğun Bakım Ünitesi'nin en üst katta bulunması böyle bir etkiyi sağlamış” diye konuştu.
Türkiye'de çok yeni bir yangın yönetmeliğinin çıktığını belirten Yrd. Doç. Dr. Alkış, “Bu yangın yönetmeliği uygulanırsa bu tür olaylarla karsılaşmayız. O nedenle yangın yönetmeliğini çok iyi okusunlar. Bu yönetmeliğin şöyle bir eksikliği var. Yaptırım gücü yok” dedi. 

ŞAFTLAR ARASINDAKİ KORUMALAR 
Normal konutlarda da bu tür yangın hasarlarına rastlanabildiğini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Saadet Alkış, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sıcak gazlar bir kere hareket eder, her noktada uygun yer bulur girer. Binayı yaparken sadece şaftlar arasındaki korumaları sağlamadıkları için yayılmış. Hat sistemlerini incelemeye çalışacağız. Kablo izolasyonları tamamen yanık halde. Gerekli izolasyon yapılsaydı bu duman olmazdı. Şunu tekrar söylüyorum. Bu bina yapılırken alınması gereken yangın yönetmeliğini uygulaması gereken firmaların işi. Biz hep altını çiziyoruz bina yapılırken yönetmelik uygulanacak. Bizim ülkemizin mükemmel bir yönetmeliği var. Müteahhit ve mimarlar buna eğilmek zorundalar.”
Yrd. Doç. Dr. Alkış, bir soru üzerine bina yapısı dışında herhangi bir ihmalin söz konusu olmadığını söyledi. Onunla birlikte görev yapan öğretim görevlisi Yunus Kızmaz ise “Bize raporun çıkarılması için 15 gün süre verildi. Ama biz en kısa sürede raporu detaylı çalışmalarla teslim etmeye çalışacağız” dedi. 

YANAN SERVİS 10 GÜN SONRA HİZMETE GİRECEK 
Bursa Sağlık Müdürü İsmail Hakkı Çelik ise çıkan yangında büyük hasar gören Radyoloji Bölümü ve ameliyathanelerin 10 gün sonra hizmete gireceğini açıkladı.
Çelik, “Yangının çıkış nedeni ile ilgili ilk intiba, dumanın menfez yoluyla çıktığı yolunda. Onun dışında herhangi bir problemin çıktığını düşünmüyoruz. TMMOB'un ve savcılık ekiplerinin ilk kararı, teknik ve hastanenin yapısından kaynaklandığı yönünde. İncelemeler devam ediyor” diye konuştu. 

ÖLENLERİN 7'Sİ TOPRAĞA VERİLDİ 
Yoğun Bakım Servisi'nde can veren 8 hastadan Muhsin Karaağaç, Gülbey Şahin, Hakkı özdoğan, Aliye Akok ve İsmail Uysal Bursa'da, İbrahim Turgut Mustafakemalpaşa İlçesi'ne bağlı Kilimli KÖyü'nde, İnciser Bulut Balıkesir'in Bandırma İlçesi'nde toprağa verildi. Fatma Yalçındağ'ın cenazesi ise memleketi Çorum'un İskilip İlçesi'ne gönderildi.
Yangında ölenlerden 56 yaşındaki İsmail Uysal'ın cenazesi, merkez Yıldırım İlçesi Siteler Camii'nde bugün öğlen kılınan cenaze namazından sonra Yeşilyayla Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenaze törenine Uysal'ın eşi, tek çocuğu Umut ile akrabaları katıldı. Burada açıklama yapan İsmail Uysal'ın doktor olan yeğeni Gülnur Uysal, geçen cumartesi günü bayılıp banyoda düşen amcasını ambulansla Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’ne götürdüğünü belirterek, “Burada bize tomografi cihazının bozuk olduğu söylendi. Yüksek İhtisas Hastanesi'ne yönlendirildik. Burada tomografiyi çektirdik. Sonucun değerlenldirilmesi için gönderildiğmiz Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'ndeki hekim bana ‘Pazartesi günü gelin’ dedi. Sonuçları nörolog arkadaşıma gösterdim. Bize ‘Hemen yatması gerekiyor’ dedi. Hastaneye döndüğümüzde pratisyen hekim bizi azarladı. Ancak bazı görüşmeler yaparak amcamı yatırdım. Uzman hekime haber verilmeyince pazar günü komaya girdi. Daha sonra da yangında öldü” dedi.
İsmail Uysal'ın oğlu Umut Uysal ise olayı sabah komşularından duyduğunu söyledi. Hastaneye gittiklerinde tedavi gören babasının kaydının olmadığının kendisine bildirildiğini belirten Umut Uysal, “Hastaların sevk edildiğini öğrendik. Ardından 7 hastaneyi dolaşarak yoğun bakım ünitelerini ve morgladaki cesetleri inceledim. Onu göremedim. Tekrar döndüğüm hastanede açıklama yapan Vali'den babamın öldüğünü öğrendim. Üstelik cenazesi aynı hastanedeydi” diye konuştu. 

‘ANNEM EN SON GÖRDÜĞÜMDE BANA EL SALLADI’ 
Balıkesir'in Bandırma İlçesi'nden nefes darlığı nedeniyle getirildiği Bursa'daki Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nde, yangın sonrası ölen İnciser Bulut'un cenazesi de bugün Bandırma'da 650 Mahallesi 650 Evler Camii'nde öğlen kılınan cenaze namazından sonra toprağa verildi. Annesini en son pazartesi günü ziyaret ettiğini belirten oğlu Bedri Bulut, “Beni el sallayarak uğurlayan annemin ihmal yüzünden cenazesiyle karşılaştım” diye konuştu.
Yangında yaşamını yitiren Hakkı Özdoğan ve Gülbey Şahin'in cenazeleri ise bugün öğle saatinde Yavuz Sultan Selim Mahallesi'ndeki Erenler Camisi'ne getirildi. Burada kılınan cenaze namazından sonra Özdoğan'ın cenazesi Değirmenönü Mezarlığı'nda, Şahin'in cenazesi ise Arabayatağı Mezarlığı'nda defnedildi.
Yangında ölenlerden Aliye Akok'un cenazesi de merkez Yıldırım İlçesi'ndeki Musa Baba Camisi'nde öğleyin kılınan namazın ardından Musa Baba Mahallesi Mezarlığı'nda toprağa verildi. Annesinin 6 Haziran tarihinde yapılacak düğününü sabırsızlıkla beklediğini belirten İsmail Akok, davetiyeleri bastırılan düğünlerinin 1 hafta ertelendiğini söyledi.
Yangında ölen Muhsin Karağaç ile İbrahim Turgut cenazeleri ise dün Bursa'nın Yıldırım ve Mustafakemalpaşa ilçelerinde toprağa verilirken, aynı olayda yaşamını yitiren Fatma Yalçındağ'ın cenazesi bugün Adli Tıp Kurumu Morgu'ndan alınıp toprağa verilmek üzere Çorum'un İskilip İlçesi'ne bağlı Kayaağızlık Köyü'ne götürüldü. 

KIZININ GÖBEK ADINI ‘ALEV’ KOYDU 
Doğum yapmak için geldiği Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nde çıkan yangında ölümden son anda kurtulup daha sonra sevk edildiği Zübeydehanım Devlet Hastanesi'nde ‘Hira Nur’ adını koyduğu kız bebek dünyaya getiren Nesrin Arslan, olayın şokundan hala kurtulamadığını söyledi.
O geceyi ömür boyu unutmayacağını söyleyen Nesrin Arslan, bu nedenle kızının göbek adını ‘Alev’ koyduklarını belirtti.

TTB Başkanı Gürsoy: Bu bir skandaldır
TÜRK Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Gençay Gürsoy, Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'nde çıkan yangınla ilgili bilinçli bir ihmalin olmadığını söyleyerek, “Ancak altyapı da affedilmeyecek aksaklıklar var. Bu bir skandaldır” dedi.
Türk Tabipler Birliği Başkanı Gençay Gürsoy, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın konuyla ilgili meslek odalarının, sendika temsilcilerinin yapmış olduğu açıklamalara serzenişte bulunduğunu hatırlattı. Gençay Gürsoy, “Sağlık Bakanı bize serzenişte bulunuyor. Bu tahammülsüzlüğe bir son vermek gerekiyor. Birlik olarak biz Türkiye'de sağlığın piyasalaştırılmaması, taşeronlaştırılmaması ile ilgili defalarca ikazlarda bulunduk. Yangının çıktığı yer taşeron firmasına ait bir yer. Gerek çalışma güvenliği bakımından sorunlar yaratan istihdam biçimi, sağlıkta yanlıştır” diye konuştu. Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi'ndeki yangının zemin katta çıktığını dile getiren Gürsoy, şunları söyledi:
“Zemin katta 15 dakikada söndürülebilir bir yangın çıkıyor. Ancak bu yangın fark edilemiyor ve 3'üncü katta bulunan yoğun bakım ünitesinin yetişkin bölümündeki 16 hastadan 8'i ölüyor. Yangın ile ilgili bilinçli bir ihmalin olduğunu düşünmüyorum. Ancak altyapı da affedilmeyecek aksaklılar var. Bu bir skandaldır.”

TMMOB hastanede 16 eksiklik saptı
YANGINLA ilgili savcılığın ve Sağlık Bakanlığı'nın oluşturduğu iki bilirkişi heyetinden başka Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) tarafından Bursa İl Koordinasyon Kurulu adıyla oluşturulan teknik heyet de hazırladığı rahorda, hastanedeki eksiklikleri 16 maddede topladı.
TMMOB, hazırladıkları ön inceleme ve değerlendirme raporunu hastane bahçesinde düzenledikleri bir toplantıyla açıkladı. Toplantıya TMMOB Genel Başkanı Mehmet Soğancı, Türk Tabipler Birliği Başkanı Gençay Gürsoy, Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı ve TMMOB İl Sekreteri Erdal Aktuğ, Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Genel Başkanı Bedriye Yorgun ve Dev Sağlık İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu katıldı.
Genel Başkanı Mehmet Soğancı, hastanede çıkan yangının ihmaller zincirinin ve sağlık politikalarındaki yanlışlıkların sonucu olduğunu öne sürdü. Soğancı, “Bu kayıp olağan mıdır? Canlarımızın yitirilmesi ‘kader böyleymiş’ deyip geçiştirilecek bir olgu mudur? Bu hastanede bu yangın düpedüz ihmaller zincirinin ve yanlış politikaların sonucudur. Bu hastanede 2004 yılında da meydana gelen yangından hiçbir ders alınmamıştır. Ortada duran gerçek budur. Bu olayda yaşanan ihmali ve skandalı hiç kimse örtbas edemez” diye konuştu.
Sağlığına kavuşmak için hastaneye yatan kişilerin yangında yaşamını yitirmesine tepki gösterdiklerini ifade eden Soğancı, “Bizi yönetenlerin, olayı geçiştirmeye yönelik çalışmalarına, kaderci yaklaşımlarına tepki gösteriyoruz. İstifa etmek gibi bir sorumluluğu duyumsamayan duyarsız yöneticilere ve yetkilere tepki gösteriyoruz” dedi. 

İŞTE EKSİKLİKLER 
TMMOB'un Şevket Devlet Hastanesi’nde yaptığı ön inceleme ve değerlendirme raporunda yer alan eksikler ve aksaklıklar şöyle sıralandı:
1- Hastanede yangın algılama sistemi bulunmakta, ancak çalışmamaktadır.
2- Mevcut elektrik tesisatının dizaynında kullanılan kablolar halojenden arındırılmış değildir.
3- Yangın çıkan bölümde mimari projeye uygun olmayan mekanlar sonradan oluşturulmuş.
4- Yoğun bakım ve yeni doğan ünitesinde pozitif basınç oluşturacak şekilde havalandırma tesisatının çalışması gerekmektedir.
5- Kablo bacasından hem elektrik tesisatı, hem de yangını daha da büyütebilecek oksijen gibi yakıcı gazların hatları geçirilmiştir.
6- Kablo bacası, doğrudan çıkış eksenli yerine, zemin katta 90 derecelik iki dirsekle yatayda uzatılmış ve U formu verilerek, tekrar yükseltilmiştir.
7- Kablo bacasında katlar arasında, alev ve dumanı engelleyecek ve geciktirecek ‘yangın şiltesi, yangın şapı’ bulunmamaktadır.
8- Bloklar arasında yangın ve dumanın yayılımını engelleyecek ‘yangın kompartmanları ve önleyiciler’ yapılmamıştır.
9- Kablo bacası müdahale kapakları yangına dayanıklı olmayan malzemeden yapılmıştır.
10- Kablo bacası müdahale kapağının ‘yoğun bakım ünitesi’ içine açılacak şekilde konumlandırılması yanlıştır.
11- Mimari, statik, elektrik, yangın ve mekanik tesisat projeleri, ilgili meslek odalarının denetimlerinden geçmemiştir.
12- Bu tür binalarda, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile işletme güvenliği kapsamında, ilgili mühendislerin tam gün süreli istihdamları sağlanmalıdır.
13- Kamu ve özel binaların mutlaka ticari kaygı gütmeyen ve bağımsız TMMOB’a bağlı ilgili odalarınca, yılda bir kez denetimlerin yapılması gerekmektedir, bu yapılmamıştır.
14- Hastanede ameliyathane ve yoğun bakım üniteleri gibi birimlerdeki elektrik tesisatında ‘topraklama yönetmeliği’ne uygun ‘IT sistem’ kullanılmamıştır.
15- Bazı yangın koruma amaçlı 30-300 mA eşik değerli artık akım anahtarı ve toroid akım trafolu röleler, devre dışı bırakılmıştır.
16- Pano odalarında acil durum yönergeleri bulunmamaktadır.

Faciayla ilgili Sağlık Hukukçularının görüşleri ise şöyle; 

Sağlık Hukukçusu Av. Dr. Mert VAN
Hastanelerin, insan sağlığı tabanlı çalışmaları ve bunun sonucunda arz ettikleri büyük önem dolayısıyla; tedavi hizmetinin yanı sıra güvenlik, hijyen ve benzeri konularda da azami oranda dikkat göstermeleri bir zorunluluktur. Bu çerçevede Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesi’nde çıkan yangın ve akabinde gerçekleşen ölüm olaylarına sağlık hukuku perspektifinden bakıldığında ilk sorgulanması gereken hastane ve sağlık personelinin bu husustaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğidir.

Hastanenin öncelikle yangına ilişkin önlemleri eksiksiz alması, akabinde oluşturduğu afet planı çerçevesinde bir yangın çıkması halinde gerekli müdahaleleri yapması gerekmektedir. Tüm bunlara uyulup uyulmadığı gerçekleştirilecek idari ve adli incelemeler sonucu aydınlatılmış olacaktır. Eğer hastane bu yükümlülüklerine uymadı ise bir devlet hastanesi olması sebebiyle sorumlular idari yargılamaya tabi tutulacak olup aynı zamanda Cumhuriyet Savcılığı kanalı ile gerçekleştirilecek soruşturma sonrasında kamu davası açılmasına karar verilebilecek, sorumluların cezai müeyyidelere tabi tutulması söz konusu olacaktır.

Sağlık Hukukçusu Av. Nazlı SEZER
Sağlık hukuku hızla gelişmekte olan bir hukuk dalı olup her geçen bu alandaki kanuni düzenlemelere bir yenisi eklenmektedir. Ancak bu tip olaylarda önemli olan o hususta bir düzenlemenin bulunup bulunmadığından ziyade uygulamaya ne kadar geçirilebildiğidir. Bursa Şevket Yılmaz Devlet Hastanesinde yaşanan olay üzerine mütevvefaların yakınları ile gerçekleştirilen görüşmelerde yer verilen iddialar kabul edilebilir değildir. Eğer hastalar yoğun bakım cihazlarından hiçbir önlem alınmaksızın ayrılmış, yoğun bakım ünitesi havalandırma sistemi alelade bir şekilde yapılandırılmış, yangın tüpleri çalışmamış ise bunlar idarenin ağır hizmet kusurları olacak ve yapılacak yargılama neticesinde ilgililer hukuki yaptırıma tabi tutulacaktır.

Olay yerindeki idari inceleme süresine ilişkin verilen 4 günlük sürenin makul olduğunu söyleyebiliriz. Zira böyle önemli bir olayda ayrıntılı inceleme yapılmaksızın kamuoyunun bilgilendirilmesi yanlış olacaktır.


En son çıkan oyunları mı merak ediyorsunuz? Oyun tutkunları buraya!

Etiketler:
Yorum Yazın
Gönder
Detaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler
Günün İş Fırsatları
Tüm İlanlar desteği ile
Çocuk kelimesinin ingilizce karşılığı nedir?
©Copyright 2009 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.