SağlıkRSS
14.01.2011 - 16:57 | Son Güncelleme: 14.01.2011-10:33

Sigara içiyorsanız mesane kanserinden korkun!

İnsan sağlığını her yönden tehdit eden sigaranın sağlığımıza verdiği zararlardan biri de mesane kanseridir.

Sitene Ekle
Sigara içiyorsanız mesane kanserinden korkun!

Mesane kanseri önlem alınmazsa öldürücü olabilen bir hastalıktır.Mesane kanserinin bilinen en önemli belirtisinin kanlı idrar olduğunu belirten Kastamonu Devlet Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr.Kadir Önem hastalığın risk faktörü sigaradan da uzak durulması gerektiğini ifade ediyor.

Mesane kanseri nedir ?

Mesane, yani daha çok bilinen ismiyle idrar torbası böbreklerden genel idrarın dış ortama atılmadan önce vücut içinde depolandığı bir organdır. Tümörleri genel olarak iyi huylu tümörler ve kötü huylu tümörler olarak ikiye ayırabiliriz. Mesanenin kötü huylu tümörlerine mesane kanserleri diyebiliriz.  Mesanedeki kitlelerin büyük çoğunluğu kötü huylu tümördür yani kanserdir. Mesanenin iyi huylu tümörleri olmakla birlikte daha az sıklıkta görülmektedirler. 

Mesane kanseri sıklıkla mesanenin en iç tabakasını oluşturan üroepitelyum adı verdiğimiz dokudan kaynaklanır ve üroepitelyal karsinom olarak adlandırılır (Transizyonel hücreli karsinom). Daha az sıklıkla olmakla birlikte mesanenin kas dokusu gibi diğer doku gruplarına ait kanserlerde görülebilmektedir.

Erken evrelerde sadece en iç tabakada oluşan ve büyüyen kanser hücreleri ileri evrelerde mesanenin kas dokusuna ve daha ileri evrelerde mesanenin hemen çevresindeki yağ dokusuna doğru ve hatta mesane çevresindeki diğer organlara doğru da büyüyebilir. 

 Belirtileri nelerdir? 
Mesane kanserinin en sık belirtisi idrardan kan gelmesidir. Bazen idrar tamamen kan şeklinde geldiği gibi bazen hafif bir pembe idrar şeklinde de gelebilir. Elbette ki idrardan kan gelmesi her zaman kanser demek değildir. Çünkü idrardan kan gelmesinin basit bir idrar yolu enfeksiyonundan taş hastalığına kadar birçok nedeni olabilmektedir.

İdrarından kan gelen bir hastanın kesinlikle gecikmeden doktoruna başvurması gerekmektedir. Mesane kanserinin en sık ve en önemli bulgusu idrarda görülen kandır. Özellikle de sigara kullanan erkek hastalarda kesinlikle ihmal edilmemelidir. Çünkü hastada mesane kanseri olsa dahi kanseri erken evrede saptanan hastaların başarılı bir tedavi ile hastalıktan tümüyle kurtulabileceğini unutmamalıyız. Tüm kanserlerde olduğu gibi mesane kanserinde de erken tanı hayat kurtarıcıdır. 

Gerek erken evre gerekse ileri evre kanserlerde olsun kanserin büyüklüğüne bağlı olarak meydana gelebilecek kanamalarda hastada süregelen kan kaybından dolayı halsizlik, yorgunluk, güçsüzlük ve çarpıntı gibi belirtilerde bulunabilir.  

Mesane kanserinin kanama dışındaki belirtileri alt üriner sistem semptomları dediğimiz idrar yaparken zorlanma, sık sık idrar yapma isteği, idrara sıkışma hissi, idrar yaparken zorlanma hissi , kesik idrar yapma gibi… belirtiler de olabilir.  Muhakkak bu belirtilerin bir hastada görülmesi de o hastada mesane kanseri olacağı anlamına gelmez. Gayet tabidir ki bu belirti ve bulgular bir prostat hastasında da görülebilir.Tanı ancak yapılan tetkikler sonrası netleşir. 

Bunun yanında hastalığın ileri evrelerinde yani hastalığın mesanenin komşu organlara ve vücudun diğer organlarına yayıldığı durumlarda hastalarda kemik ağrısı yorgunluk, iştahsızlık, zayıflama, güçsüzlük gibi bulgular ortaya çıkabilir.

Hangi cinsiyette (kadın-erkek) daha sık görülür? 

Erkeklerde kadınlara göre 2,5 kat daha fazla görülmektedir. Bu farklılık gerek erkeklerin sigarayı daha fazla tüketmeleri ve sigara içilen ortamda daha fazla kalmaları gerekse erkek popülasyonun dışarıda çevresel kimyasal etmenlere daha fazla maruz kalması ile bir parça açıklanabilir.

Hangi yaş grubunda daha sık görülür?  

Mesane kanseri daha sıklıkla orta ve ileri yaş hastalığıdır. Genç erişkinlerde daha az sıklıkta görülmektedir. Yaş arttıkça mesane kanseri görülme sıklığı da artış göstermektedir. 65-69 yaşlarında erkeklerde 100000’de 142 kadınlarda 100000’de 33 iken bu oran 85 yaş üstünde erkeklerde 100000’de 296 ya kadınlarda 100000’de 75’e yükselmektedir. Mesane kanserinin erkeklerdeki tanınma yaşı ortala 69 kadınlardaki tanınma yaşı ortalama 71’dir.

Bununla birlikte genel olarak yaşlı hastalardaki mesane kanserinin davranışı daha kötü ve agresif seyirlidir. Genç hastalardaki mesane kanseri ise daha iyi huylu ve daha yavaş büyüme ve ilerleme gösterir.

Gerektiğinde mesane ile beraber kadınlarda rahimde alınır mı ? 


Mesane kanserinde eğer mesanenin alınmasına karar verilmişse sadece mesane çıkartılmakla kalmaz hemen komşu dokularda çıkarılır. Erkeklerde mesane ile beraber prostat, meni kesecikleri, lenf düğümleri, böbrekten mesaneye idrarı taşıyan idrar kanallarının uç kısımları ve gerekirse penis içindeki idrar kanalı da (uretra) çıkarılır.

Kadınlarda ise mesane ile beraber rahim, yumurtalıklar, vajina ön duvarı, rahim ile yumurtalık arasındaki tüpler ve lenf düğümleri çıkartılır.

Cinselliği Koruyucu Yaklaşımlar: Son yıllarda cinselliği koruyucu cerrahi yaklaşımlar gündeme gelmiştir. Cinselli koruyan kanser ameliyatlarında erkeklerde prostat, meni kesecikleri, sinirler korunabilmektedir bazen sadece sinirler korunup prostat ve meni kesecikleri çıkarılmaktadır. Bu sayede erkeklerde ereksiyon ve boşalma işlevleri korunabilmektedir. Fakat bu cerrahinin seçileceği hastalar çok titiz seçilmelidir aksi takdirde işlevsel sonuçlar göz önünde bulundurulurken kanserden korunma tam anlamıyla sağlanamamış olabilir. Yani cinsellik koruyucu mesanenin alınması ameliyatı her hastaya yapılmamaktadır.

Kadınlardaki cinsellik koruyucu mesanenin alınması ameliyatında ise özellikle idrar torbasıda içeriye konulacaksa sinirlerin korunması ve vajinanın korunması yapılabilmektedir.   

Tedavi şekli nedir ?

Mesane kanserinin tek bir tedavisi yoktur diğer tüm kanserlerde olduğu gibi kanserin evresine göre ve hastanın bu tedaviyi kaldırıp kaldıramayacağı göz önünde bulundurarak ve hastaya bütün seçenekleri anlatarak doktor ve hasta tedaviye birlikte karar vermektedir. Mesane kanserinin ilk evrelerinde tedavi protokolü genel olarak standart olsa da daha ileri evrelerde hastanın ameliyat sonrası hayat kalitesi ve yeni mesane gibi seçeneklere karar vermesi üroloji uzmanı ile konuşarak kararlaştırmaları gerekir.

Erken evre mesane tümörlerinde ilk tedavi seçeneği kapalı ameliyatla kanserin mesanen kazınması (TUR-T) ameliyatıdır. Bu yöntemle idrar yolundan girilerek başka bir yerden kesmeden yaklaşık olarak kalem kalınlığında bir kesici ve yakıcı aletle kanserli dokuyu idrar torbasından kazınır ve vücut dışına alınır. Daha sonra bir idrar sondası konulur ve kanama oluşmaması için bir sıvı ile mesane damla damla yıkanır.  Bazen bu kapalı ameliyat lazer ile sadece yakma buharlaştırma, fotodinamik tedavi şeklinde de yapılabilir. Kapalı ameliyat genel anestezi altında ve sadece belden aşağıyı uyuşturarak her iki anestezi yöntemi ile yapılabilir.

Genellikle mesane tümörü ilk tespit edildiğinde yüzeyseldir yani erken evrededir. Özellikle yüzeysel ve küçük kanserlerde sadece kapalı ameliyat yeterli olabilir. Bazen de kapalı ameliyata ek olarak mesane içine bir takım kemoterapötik ilaların ve ya savunma sistemini güçlendiren tüberküloz aşısı verilmesi gerekebilir.  Bu ek tedavinin amacı ise kanserin tekrarlamasını ve ilerlemesini önlemektir. Kanser eğer nüks ederse bu süreç  tekrarlanır ve kazınan kanser hücrelerinin patolojik incelemesine göre tekrar bir tedavi şeması çizilir.

Yüzeysel mesane tümörleri ilerlerse, hastalığın teşhisi sırasında yapılan kapalı ameliyatta kanser ilerlemiş olarak bulunursa, yüzeysel olmasına rağmen mesanenin birçok yerinde kanser varsa veya mesane içine verilen ek tedavilere cevap yoksa idrar torbasının alınması gündeme gelir.  İdrar torbasının kadın ve erkekte nasıl alındığını bir önceki soruda yanıtlamıştık. Burada bahsetmemiz gereken konu idrar torbası ve çevresindeki yapılar alındıktan sonra her iki böbrekten gelen idrar kanallarının nereye bağlanacağı hastanın idrarının nereden geleceğidir. Bu kararı hasta ve üroloji uzmanı birlikte vermek durumundadır. Hasta açısından ameliyat sonrası hayat kalitesi ve kanserden kurtulma, cerrah açısından ise kanserin yaygınlığı ve hastanın anatomisinin ve kanserinin hangi tür bir idrar saptırmaya izin vereceği elbette ki önemlidir bu yüzden ameliyat öncesi bütün seçenekler masaya yatırılmalı ve hasta için en iyi alternatif seçilmelidir.
 
İdrarın saptırılması kabaca iki yolla olur idrarın sürekli geldiği idrar tutulamayan saptırmalar ve idrarın tutulabildiği saptırmalar. Hastalığın izin verdiği ölçüde ilk tercih idrarın tutulabildiği bağırsaklardan yeni mesanenin yapılması ve yeni mesanenin normal idrar yoluna bağlanmasıdır.  Bu yöntemle 30 ila 45 cm civarında barsak alınarak faklı yöntemlerle yeni bir mesane yapılır ve böbrek kanallarına bağlanır altta da normal idrar yoluna bağlanır. İkinci bir seçenek eğer normal idrar yolu kanser nedeniyle çıkarılmışsa kullanılamayacaksa karın ön duvarına yeni mesane ağızlaştırılır ve bir sonda yardımı ile yeni idrar torbası günde 4 ila 6 kez boşaltılır. Bazen idrar kanalları kalın bağırsağa bağlanır. Ve hasta büyük tuvaleti ve küçük tuvaletini birlikte yapar. Bazen de hastanın durumu elverişli değilse karın duvarına her gün değiştirilen bir torba takılır ve idrar bu torbaya dolar.  Bağırsaklarla yapılan çok çeşitli idrar torbası ve idrar saptırma teknikleri vardır.
 
Ameliyat olmak istemeyen ve ya anestezi açısından çok yüksek riski olan hastalarda cerrahi tedavi uygulanamayacağı için kemoterapi (ilaç tedavisi) veya radyoterapi (ışın tedavisi) verilebilir. Bazı hastalarda yapılabildiği kadar tümörün kapalı olarak kazınması ve ardından kemoterapi ve radyoterapi verilmesi seçenekler arasındadır. Henüz bu tedaviler cerrahi tedaviler kadar başarılı değillerdir. 

 Gen tedavisi: Henüz kesinleşmiş bir genetik tedavi yaklaşımı olmamakla birlikte çeşitli hayvan çalışmaları virüsler aracılığıyla kanserli hücrelerin öldürülmesi yönünde sürmektedir. 

Ayrıca mesane kanserinden korunmak için önerileriniz nelerdir?

Mesane kanseri olan hastaların çoğunun sigara içicisi olduğunu biliyoruz. Öncelikle kesinliği kanıtlanmış olan sigaradan uzak durarak mesane kanserini önleyebiliriz.  Mesane kanseri tanısı konulan ve tedavi edilen hastalarda dahi sigara içiciliğinin bırakılması kanserin tekrarlamaması açısından oldukça önemlidir. Sadece sigara içmek değil sigara içilen bir ortamda sigara dumanını solumak dahi sakıncalıdır bu nedenle sigara içilen ortamlarda bulunmaktan kaçınmalıyız. Diğer bir sakınılması gereken madde arseniktir. Sudaki arsenik miktarının azaltılması ile mesane kanserlerinin sıklığının azaldığı bazı ülkelerde gösterilmiştir.

Meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan vitaminlerin de mesane kanserini önlediği ve koruyucu olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle bol miktarda meyve sebze tüketmeliyiz. Bunun yanı sıra yüksel kolesterollü besinlerle beslenmenin ise mesane kanseri riskini artırdığı bilinmekte. Bu nedenle yüksek kolesterollü besinlerden de mümkün olduğunca uzak durmalı ve kan kolesterol düzeyimizi düzenli aralıklarla ölçtürmeliyiz.

Mesane kanserinden koruyucu etkisi olan ve her yerde rahatlıkla bulabileceğimiz bir diğer madde ise sudur.  Sürekli sıvı almak idrar torbasını zararlı maddelere maruz kalmaktan koruyacağı için bol su tüketmeliyiz.

 Sigara IQ'yu düşürüyor!

 

Etiketler:
Yorum Yazın
Gönder
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX