Yeni yılda ilk kararımı uygulamak üzere,  sigarayı bırakmak için faaliyete başladım. Daha önceki senelerde “bırakıyorum, bırakacağım demişliğim” çoktur ama, gerçek anlamda hiç denemişliğim yoktu. Hep göz korkutucu bir süreç gibi görünmüştür  bana,  sigarayı bırakma süreci. Çünkü her bağımlı gibi, bırakmamaktan değil, bırakmak zorunda olmaktan korkmuşumdur.

Düşünsenize, bunca zamandır sigara en yakın dostunuz (!) olmuş. Hem içten hem dıştan zarar veren bir dost,  nasıl oluyorsa artık.  Üzüntünüzde yanınızda, sevincinizde sizinle.  Kahveyle, çayla, içkiyle, yemekten sonra. Üstelik ulaşımı öyle kolay ki, siz almaya karar verin, beş dakikada yanınızda. Öyle aranıp ulaşılamayan, gelmeye kalkınca trafiğe takılan dostlar gibi bile değil. Tamamen emrinize amade.

Sigara tiryakileri, kendilerini sigarasız bir hayat sürerken hayal edemezler. Sanki sigara kişiliklerinin bir parçası olmuştur.  Sigarasız hayattan keyif alamayacaklarını, çayın kahvenin tadına varamayacaklarını düşünürler. Zannedersiniz ki sigaraya başladıkları günden önce, hiçbir şeyin tadını almamışlar, hiç keyif yapmamışlar. Tamamen bağımlılığın yarattığı yanılgı.

Bağımlılar hep kontrolün kendilerinde olduğunu zannederler.  Hikaye. Canları gerçekten istese, sigarayı o an bırakabileceklerini,  istedikleri zaman azaltabileceklerini, sınırlı sayıda içebileceklerini zannederler.  Elbette bunların hiçbirinin sürekliliği yoktur.  Bağımlı, paket taşımamaya karar verir, insanların gözünün içine bakar biri ikram etse de içse diye. Sadece dışarıda sigara içeceğine, eve sokmayacağına söz verir,  bu defa da sokak kuşu olur çıkar. Ara ki evde bulasın. Bağımlılık işte.

İlk defa kararlı bir şekilde top tüfek girdim savaşa. Sağlık  Bakanlığının sigarayı bırakmak için tavsiye ettiği ilacı kullanıyorum. Allen Carr’ın “Sigarayı şu anda bırakın” adlı kitabı elimden düşmüyor.  Bakış açısını değiştiren, insanın kendisiyle yüzleşmesini sağlayan bir kitap. Tavsiye ederim.

Savaşım henüz çok yeni. Hiç “Öyle bıraktım, bu yöntemi uyguladım” diye ukalalık yapacak durumda değilim. Yapanı da sevmem. Doğal olarak henüz sigarayı bırakmış olmanın olumlu etkilerini de çok fark etmiş değilim. Ama en önemlisi, kendime zarar verdiğime dair beni içten içten suçlayan vicdanımın sesini susturdum. Bunu tiryakiler çok iyi bilirler. Akşam bir daha içmemeye karar verip, sabah kalkınca ilk sigarasını yakanlar anlar.

Yazımın amacı, size anlatmak istediğim aslında tek bir şey var. Hani derler ya, gerçekten isteyeceksin bırakmayı.  Ancak o zaman bırakabilirsin.  Yalan. Bırakmak istemeyi beklerken ömür geçiyor. Herkes sigarayı bırakmayı ister ama o kararlılık kendinden gelmez. Ben sonunda şunu anladım. Sigarayı bırakmak için beklediğiniz duygu neyse artık, o gelmeyecek.  Bu kararı keyfe değil, akla hürmeten almak lazım.