Sihirbazlık: Trajedi ve sihir arasındaki ince çizgi

Hindistan'da bir illüzyonist, dünyaca ünlü sihirbaz Houdini'nin kaçış numarasını yapmak istedi, ancak olaylar beklediği gibi gitmedi... Sihirbazlığın 'eğlence ve trajedi arasındaki ince çizgisi' size de korkutucu gelmiyor mu?

Sihirbazlık: Trajedi ve sihir arasındaki ince çizgi

Hindistan'da sihirbazlık yapan Chanchal Lahiri, Houdini'nin numarasını denemek isteyince, vücudunu saran kilitler ve halatlarla birlikte bir bot üzerinden suya bırakıldı. Tahmin ediyorsunuz gerisini. Lahiri, bir şekilde halatlardan, kilitlerden kurtulacak ve sudan çıkacaktı. Ancak Hintli illüzyonist su yüzeyine çıkamadı. Sihirbazın cansız bedeni, suya bırakıldığı noktadan bir kilometre ötede bulundu.

 

 

"Kilitleri açarsam sihir, açamazsam trajedi olur"

Lahiri'nin bu deneme öncesinde söylediği bir cümle var ki, ben asıl ona Molatik oldum. Demiş ki Lahiri, "Eğer kilitleri açabilirsem bu bir sihir olur. Açamazsam da trajedi..." Evet, trajedi yaşandı ne yazık ki. Hayatının en az 20 küsür yılını 'illüzyon'la, 'sihir'le geçiren Lahiri, cesaretini toplayıp bu numarayı yapmaya karar verdi ama olmadı. Hani şey gibi, yıllarca kurumsal bir şirkette çalışan, sonra firmadan ayrılıp kendi işini kuran, ancak kısa sürede hüsran yaşayan biri gibi...

 

 

O sihirli dünyaya bu trajedi yakışmıyor

Sihirbazlık, çocukluğumdan beri dünyadaki en korkunç meslekmiş gibi geliyor bana. Sihir ve trajedi arasında ince bir çizgi var çünkü. Çoğunlukla yüzlerimiz gülüyor ama Lahiti gibi risk alındığında trajedi yaşanma ihtimali yüksek oluyor. Uçak kazalarında hayatta kalma şansı gibi bir şey bu... Uçaklar genellikle düşmez ama düşünce de tam düşer... Sihirbazlığın, örneğin pilotluktan daha tehlikeli olmasının nedeni ise, elbette 'sihir'li pozitif görüntüsü. İnsan hep gülmeyi, eğlenmeyi beklerken trajedi yaşanınca çok etkileniyor. O sihir dolu dünyaya Lahiri'nin yaşadığı gibi bir trajedi hiç yakışmıyor.

 

can.sisman@milliyet.com.tr

 

Bu makaleye ifade bırak