ŞİİR KENDİSİNİ KURAN BİR DİLDİR! 1996'da, bunlara bir de Dünya Şiir Günü eklendi. Ve ilk kez Türkiye'de kutlandı. Geçen gün internette gezinirken, Dünya Şiir Günü'nün dünyaya Türkiye'nin bir armağanı olduğunu yeni öğrenen bir Türk okurun, çocuklar gibi sevindiğini gördüm. Bu günün de bize dışardan geldiğini sanıyormuş. Dünya Şiir Günü'nün güncesiBu günün nasıl başladığına kısaca değinmek istiyorum.Adam Şiir Yıllığı'nın 'Olaylar' bölümünde, yıl yıl şunları yazmışım: "Şair Tarık Günersel'in 1992'de İstanbul'da kurmuş olduğu Şiir Atölyesi bu yılın (1996) Mart ayında Mazhar Candan, Mehmet H. Doğan, Talât Halman, Gülseli İnal'ın -ve elbette ki Tarık Günersel'in- kuruculuğunda bir törenle 'Şiir Uzayı Laboratuvarı'na dönüştü. Kuruluş bu yıl, 21 Nisan Günü İstanbul ve Ankara'da, '1001 Dilde Şiir' sloganıyla iki toplantı yaptı. (Şiir Yıllığı 1997 )"21 Nisan 1997'de İstanbul, Ankara, Bursa ve Mersin'in yanı sıra Avustralya ve Botswana'da Dünya Şiir Günü kutlamaları gerçekleştirildi. Tarık Günersel ile Gülseli İnal'ın '21 Nisan'ın Dünya Şiir Günü olarak kutlanması' önerisi, Türk PEN Yazarlar Derneği tarafından benimsenerek 5-11 Ağustos günleri arasında Edinburgh'da yapılan Uluslararası PEN Kongresi'nde gündeme taşındı. Öneri bütün PEN Merkezleri tarafından coşkuyla kabul edildi." (Şiir Yıllığı 1998 )"21 Nisan 1998'de İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, İzmit, Mersin gibi şehirlerde 'Dünya Şiir Günü' kutlandı. Şiir Uzayı Laboratuarı, Türk PEN Yazarlar Derneği ve Yapı Kredi Kültür A.Ş., İstanbul AKM'de bir şiir etkinliği düzenledi. İlk kez bu yıl İlhan Berk tarafından 'Dünya Şairlerine Mesaj' sunuldu." (Şiir Yıllığı 1999 ) "Daha önce Türk PEN'inin önerisi üzerine Uluslararası PEN tarafından 21 Nisan olarak kabul edilen Dünya Şiir Günü bu yıl UNESCO'nun kararıyla 21 Mart olarak değiştirildi. İstanbul'da düzenlenen törende PEN'in 'Dünya Şiir Günü Büyük Ödülü' Fazıl Hüsnü Dağlarca'ya verildi." (Şiir Yıllığı 2001 )"UNESCO, Nâzım Hikmet'in 100. doğum yılını, Paris'te Dünya Şiir Günü'nde kutladı." (Bir internet haberi )Yeni bir dönemO günlerden beri, Dünya Şiir Günü her yıl bir şairin yazdığı bildiriyle (Berk, Dağlarca, Damar...) açılıyor, şiir okumaları ve panellerle kutlanıyor. Kutlanıyor kutlanmasına da, 21 Nisan'ın, UNESCO tarafından, bence, politik ağırlıklı bir kararla 21 Mart ile değiştirilmesiyle de yeni bir dönem başlamış oldu. Tek başına da dünya ölçüsünde bir güç olan şiirin yine politikanın yedeğine sokulması tehlikesi belirdi. Şiir Günü'nü, insanlığın en eski şenliklerinden biri olan Nevruz'da dar bir milliyetçi anlayış egemenliğinde, onun gölgesi altında kutlama eğilimi yavaş yavaş ağır basmaya başladı. Şiir gününün anlamını daraltan bir eğilimdir bu.Oysa şiirin koltuk değneğine ihtiyacı yoktur; şiir, Nevruz'dan da eski, ondan daha ortak bir etkinliğidir insanın. Şiir, kendi politikasını kendisi bulan, kendisi kuran apayrı bir dildir. Dünya Şiir Günü'nün, dünyayı kan gölüne çeviren politikacıların hoyrat ellerine terkedilmiş bir gün olmaktan kurtarılıp, dünyanın binbir çiçeği dillerin şiirine açılması umuduyla Şiir Günü'nüz kutlu olsun! 1 Ocak'tan başlayıp yılın son gününe kadar her gün bir şeyleri kutluyoruz, saymakla bitmez. Cevat Çapan'ın 21 Mart 2007 Dünya Şiir Günü Bildirisi'nde BAHAR'dan çok ŞİİR'e, yerellikten çok evrenselliğe göndermeler var. Şöyle diyor Çapan:"Şair arkadaşlarımızın önerisiyle, burada olduğu gibi, dünyanın birçok başka yerinde de dilin, özellikle de şiirin iletişim gücüne inananların kutlamaya hazırlandıkları bir bahar günü bugün. Kimileri parklarda, kimileri toplantı salonlarında, kimileri de sevdikleriyle kendi aralarında şiir okuyarak, şiir üstüne söyleşerek, şiir konusunda düşünerek kutlayacaklar bugünü.Şiirin insan acısını, sevincini, öfkesini ve akla gelmeyen daha nice duygularını nasıl dile getirdiğini yeniden hatırlayacaklar.Kimileri Boğaz'ın iki yakasını donatan erguvanlara bakarak yapacak bunu, kimileri nerdeyse yanı başımızda patlayan bombaların eşliğinde, çığlıklar arasında, barut kokusu içinde.Bir yandan ezenleri, ezilenleri, öbür yandan geceleri, yıldızları, kokuları, tepeden tırnağa çiçek açmış ağaçlarıyla insanı deli eden bu dünyayı düşünerek katılacak bu kutlamaya.Şiirin yaşanan her şeyi beş duyumuzla canlandırarak (görerek, işiterek, koklayarak, tadarak, dokunarak) algılamamızı sağlayan bir duyarlık kaynağı olduğunu, bize duygularımızla düşünmeyi, düşüncelerimizle duymayı öğrettiğini hatırlatacak Dünya Şiir Günü kutlamaları.Özgürlük ve dayanışma özlemi içinde, bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamaya bir çağrı olduğunu düşünecekler şiirin. Yalnızca Edirne'den Ardahan'a kadar değil, Çin'den Peru'ya kadar uzanan bir umutla..." CEVAT ÇAPAN'IN DÜNYA ŞİİR GÜNÜ BİLDİRİSİ "Bir ağaç gibi tek ve hür yaşamaya çağrı..." Her gölgede yaşlı bir kadınönünde yürüyen adımları sayarsayıları ezberine almayakucağına düşen sarı yaprağıokşarken dağılır aklındakiler...(Hayal, Nisan-Haziran 2007) Gülten Akın / PARK II filizkıran fırtınasıydı hayatım!iyi hatırla!kimin yüzüyle gelmiştin banabir begonvil, bir serçe, bir sabah ıslığıkimin yüzüyle hayatım? ...(İthaki 2, Ocak 2007) Kemal Varol / AYRILIK PROVALARI V duvar kenarında yatacağım bir polis silopbiri polis silopi tekmil hazır duracak zırhlı araçlarıyla baldıran kaynatacak cadılarsırtlayıp kazanları bir zahmet nasreddin'ebizim kazan doğurdu diyecekler hoca da yalancı ama / kazan doğurur da ölmez mi filan… / basbayağ saçmalayacak spinoza'ya göre… / hani insana ait her şey kabulündü… aloooo / bak bir kadın bir kadını öper gibi keyifle / duvar kenarında yatıyorum bu gece / tek haneli bedenimle, ruhumla hem de / şakır şakır boşalıyorum makus ve melun tarihinize / sahiden üç yanıydı uyumadan az önce! (Varlık, Şubat 2007) Altay Öktem / DUVAR KENARI 2.