Sınav, aslında bilgi düzeyini ölçmeye yarayan bir olaydır.Ve evet sınavda hafif kaygı düzeyi,bizim daha dikkatli ve daha enerjik olmamızı sağlamaktadır.Fakat bu kaygı düzeyi,bildiklerimizi hatırlamakta zorlanma,unutkanlık,aşırı fiziksel belirtiler (karın ağrısı,ishal,titreme,terleme,kızarma,kalp çarpıntısı) gibi durumlara neden olacak düzeyde ise bir sorun var demektir.

15 yaşında bir genç içeri girdiğinde,aşırı sıkıntılı ve gergindi.Bana şöyle bir baktı ve oturdu.Sonra ''ee ne soracaksanız sorun da bitsin bu sıkıntı'' dedi.O'nda ki bu endişe hali,benimle görüşmeye gelişinin de bir performans göstergesi gibi algıladığının göstergesiydi.Çünkü, bu görüşmede başarılı yada başarısız olacağı şeklinde bir düşüncesi vardı. Bu örneği,performans göstereceğimiz durumların bizim üzerimizde yarattığı baskının nasıl alanlarda çıkacağı ve bu performanslara ne anlam yüklediğimizin önemini vurgulamak için verdim.

Sınavı kişinin algılama şekli,ona yüklediği anlamlar kaygı düzeyini belirleyebilmektedir.Sınav sonrasında edinilecek başarı karşısında kazançlar yada başarısızlıkta maruz kalacağı kayıplar üzerine endişelenmektedir kişi.Biz yetişkinler,anne-babalar,eğitimciler, ne kadar beklentili değiliz desekte sanırım farkında olmadan veya olarak  sistemin içinde Onların omuzlarına fazla yük bindiriyoruz.Veya, başarı ile ilgili motivasyonları,çocuklarımızı yetiştiriken çok fazla kullanıyoruz.İster istemez de mevcut eğitim sistemi içinde, Onları bir mücadeleye sokuyoruz.

Özellikle lise yıllarında,çocuğun fiziksel,metabolik,psikolojik ve sosyal olarak en hızlı geliştiği dönemde,birde geleceklerini etkileyecek sınavlarla başetmeleri gerekmektedir.Henüz kendilerini tanıma,olgunlaşma sürecinde olan bu gençler zaman zaman bu durumların üstesinden gelemeyebilir.Bu durumlarda,biz yetişkinlerin çok dikkatli olması gerekmektedir.Çocuğumuzun,sınav öncesi ve sınav döneminde yaşadığı sıkıntıları anlamaya çalışmak,Onunla işbirliği içinde olmak önemlidir.''Sen yaparsın,sen zaten başarılısın yada yeteri kadar çalışsaydın olurdu,zaten hep son ana bırakırsın'' gibi söylemler bu problemleri çözmeyecektir.Aksine Onların kaygısını daha da arttıracaktır.

Sınavlarda yada performans gerektiren durumlarda ortaya çıkan kaygı işlevselliğimizi bozacak düzeyde ise,profesyonel bir destek en doğru seçim olacaktır.Öncelikli olarak, bu performans gerektiren durumlar ile ilgili oluşturduğumuz düşünceler,bunların bizde yarattığı duygular ve ortaya çıkan bedensel yakınmalar ile ilgili çalışmalar yapmak önemlidir.Ve kaygıyla başetme yöntemlerini öğrenmek aslında en önemlisi kendi tepkilerimizi ve bunları kontrol yollarını öğrenmemiz çok önemlidir.

Performans gerektiren durumlar ve/veya sınavlarda başarısızlık,kaygı yaşamak kader değildir.Probleminizin farkına varmak ve bunun için yardım almak en doğru seçenektir.Anne-babalar ve eğitimciler: çocukların bu tip şikayetlerini lütfen göz ardı etmeyiniz.Çünkü, bu durum bir süre sonra sadece sınavlar etkileyen bir durum olmaktan çıkabilir.Tüm yaşamsal işlevsellikte sıkıntılara yol açabilir.

Problemi anlamak,aslında çözüm için atılan en önemli adımdır.

Dr.Bengü Kayatürk
www.drbengukayaturk.com