Sinem Kobal ünlü olmayı gerçekten istemedi mi?

Ünlülerin şöhretle imtihanları, ünlü olmayıp 'gönüllü' olan bizlere de çekici geliyor. Belki de hiçbir zaman tadamayacağız şöhretin avantajlarını, dezavantajlarını, tüm gereksiz detaylarıyla bilmek istiyoruz...

Sinem Kobal ünlü olmayı gerçekten istemedi mi?

Öğrencilerle sohbet

Öğrencilerle sohbet

Sinem Kobal, geçtiğimiz günlerde bir üniversite söyleşisine katılarak, şöhret hakkında konuşan ünlüler kervanına dahil oldu.

Öğrencilerle sohbet etti, onların sorularını yanıtladı. Tahmin edebileceğiniz gibi tipik sorular soruldu.

Yok efendim Kenan İmirzalıoğlu ile Kobal nasıl tanıştı? Yok işte hayattaki en büyük pişmanlığı acaba ne? Sonra bir de tabii 'yapmadan ölmem' dediği bir şey var mı... Falan filan.

"Benim tercih ettiğim bir şey olmadı"

"Benim tercih ettiğim bir şey olmadı"

Tek ilgimi çeken soru şöhretle alakalı olandı. Ünlü olmanın kendisi için anlamı sorulunca şöyle demiş Sinem Kobal:

"Ünlü olmak benim tercih ettiğim bir şey olmadı. Yaptığımız mesleğin getirisi göz önünde olmak. Tabii ki zorlukları var. Birçok özgürlükten feragat etmek zorundasın. Bence mesleğimizin en zor yanlarından biri bu..."

Kobal'ın açıklamasında şaşırtan, yeni bir laf yok. Klasik "Sokakta hesapsızca kitapsızca yürümek istiyorum" kafası...

"Çok istemiştim ama beğenmedim"

"Çok istemiştim ama beğenmedim"

Ama şu kısım enteresan bence: "Ünlü olmak benim tercih ettiğim bir şey olmadı ve zorlukları var..."

Bu lafı duyunca ister istemez şöyle bir gülümsedim.

Şey gibi gelmiyor mu bu laf size? 

"X Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazanmak için uğraştım, didindim, başardım. Sonra gittim okula ama beğenmedim, keşke özel bir üniversiteyi tercih etseydim..."

Yani ortada ciddi bir çaba var aslında...

"Yan cebimde durmasında sıkıntı yok"

"Yan cebimde durmasında sıkıntı yok"

Fakat zafer elde edilince derhal başka bir adıma geçiliyor. Bir önceki zafer 'o kadar da önemli değildi zaten ya'lar eşliğinde küçümseniyor. Başka hedefler koyuluyor. Ve bitmeyen bir doyumsuzluk açığa çıkıyor...

Sinem Kobal'ın açıklaması tam da bu yüzden bana biraz "İstemedim ama yan cebimde durmasında da sıkıntı yok, bakmayın dert yandığıma" gibi geliyor.

Fenomenler çağında ünlü olmayı istememek!

Fenomenler çağında ünlü olmayı istememek!

İnternet bu kadar gelişmeden önce şöhret olma kanalları sınırlıydı. Televizyon, gazete, dergi... Ama artık internet var. Ve daha da önemlisi sosyal medya, dijital içerik platformları var.

Şu fenomenler çağında kim ünlü olmak istemez ki? Kimse kimseyi kandırmasın. Herkes çılgınlar gibi 'şöhret'e kavuşmanın peşinde. YouTube fenomenleri boşuna mı kendini kasıyor? Herkes en kısa yoldan şöhrete olup para kazanmanın peşinde.

Pek de inandırıcı değil

Pek de inandırıcı değil

40 yıllık ünlüler bile YouTube'a özel içerik üretiyor, fenomenlerle işbirliği yapıyor. Gelinen nokta bu. "Şöhrete kavuşmayı ben istemedim" demek bu yüzden inandırıcı değil.

"Ünlü olduktan sonra ünlü olmanın o kadar da havalı olmadığını söylemek" büyük bir klişe artık.

Sinem Kobal ünlü olmasaydı gerçekten böyle düşünür müydü? Bence hayır. 'Gönüllü' haliyle, bir gün bir dizide başrol oynamanın hayalini kurardı büyük ihtimalle...

Prensip gereği değil, tüketim çılgınlığı yüzünden

Prensip gereği değil, tüketim çılgınlığı yüzünden

Şu anda kimse elindekiyle yetinmiyor, çünkü muazzam bir tüketim çılgınlığı yaşanıyor. Herkes daha fazlasını istiyor, bekliyor. Sonra elde edemeyince hüsran yaşıyor.

Kimse de "Yahu bende A var, B var, aman canım C de olmasın" demiyor. İlla tamamlanacak o eksik.

Prensip gereği mükemmeliyetçi olsak içim acımayacak da tüketim çılgınlığından 'mükemmel'i elde etme peşinde olmak sorunlu. 

Biri de "Ünlü olmayı çok istedim" dese...

Biri de "Ünlü olmayı çok istedim" dese...

Ünlülerin artık 'şöhret' hakkında konuşurken daha yaratıcı olmalarını diliyorum şahsen. Biri de çıkıp "Ünlü olmayı çok istedim. Şöyle bir yeteneğim vardı. Yeteneğimi herkes görsün istedim" dese mesela...

Böyle bir açıklama daha inandırıcı ve samimi olmaz mı?

'İstememek' o kadar da havalı değil

'İstememek' o kadar da havalı değil

Sosyal medya yüzünden ünlüler aslında ciddi bir sınav veriyor şu an. Samimiyetlerini bir tweet'inden anlayabiliyoruz. Tribünlere mi oynuyor yoksa gerçekten öyle mi düşünüyor, kabak gibi ortada. Biz anlamasak başka sosyal medya kullanıcısı cımbızlıyor, altını çiziyor, vurguluyor.

Bu yüzden samimi olmak şart. 'Ünlü olmayı ben istemedim'ler 90'larda kaldı. Artık 'Ünlü olmayı çok istedim'ler geçerli. YouTuber'ların, kaç yıllık şöhretlileri geride bıraktığı bir devirde 'ünlü olmayı istemediğini söylemek' o kadar da havalı değil artık...

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak