Takım olmak, birçok bedenin tek bir ahenkte hareket etmesi ve mükemmelliğe yaklaşmasıdır. Kürek sporu takım yarışlarının şüphesiz en zor olanlarındandır. Fiziksel dayanıklılık ve azim gibi özelliklerin yanında zaman ve imkân gerektirir. Uygun koşulların yok denecek kadar az olduğu bir yerde başarı sağlanabilir mi?

Daniel James Brown’ın eşsiz anlatımıyla, bir üniversite takımından ülke birinciliğine ve oradan Berlin Olimpiyatları’na uzanan bu yolculuk, okuyucuya imkânsızlığın serüvenini sunuyor.

 

Daniel James Brown
Berkeley, Kaliforniya doğumlu Brown, yazar ve editör olmadan önce San Jose State Üniversitesi’nde yazarlık eğitimi verdi. Şu sıralar kurgusal olmayan hikâyeler üzerinde çalışıyor. Yazar olarak ilgi çekici tarihi olayları canlı ve doğru bir şekilde anlatmak öncelikleri arasında. Karısıyla birlikte Washington, Seattle’da şehir merkezinden uzakta yaşayan Brown, yazmadığı zamanlarda kuş gözlemciliği yapmasının yanı sıra balık tutup bahçe işleriyle uğraşıyor.

Kürek muhteşem bir sanattır. Yeryüzündeki en güzel sanattır. Bir hareketler senfonisidir ve iyi kürek çektiğiniz zaman kusursuzluğa yaklaşırsınız. Kusursuzluğa yaklaştığınızdaysa, Tanrı’yı, ona dokunacak kadar yakınınızda hissedersiniz.

O içinizdeki en derin benliğe dokunur. Yani ruhunuza…

—George Yeoman Pocock

Tarihi sporların en eskisi sayılan kürek, insan dayanıklılığının sınırlarını zorlamasıyla belki de sporların en zorlarından biridir. Çünkü bu dayanıklılık zihin, kalp ve bedenden gelirve istenilen hızı sağlamak hiç kolay değildir.

Dostluk, tevazu, güven, ekip olma ve birbirini kollama…

Bunlar gelmiş geçmiş en iyi kürek takımını oluşturan özelliklerdir. Hiçbir özel imkâna, imtiyaza sahip olmayan, yoksulluk ve yokluktan gelen dokuz sıra dışı

Amerikalı çocuk ve onların hikâyesi…

Kürek Çocukları, bir kürek takımının ülke kürek şampiyonluğundan 1936 Berlin Olimpiyatları’na uzanan mücadelesi…