Şişmanlığın Gizli Nedenleri 
 
Bu aralar kendimi araştırmalara adadım ballı çöreklerim, bugünkü konumuz ise tontişliğin gizli nedenleri. Artık siz buna gizli neden mi dersiniz ? Yoksa gizli düşman mı dersiniz ? Bilemicem tamamen size bırakıyorum.
  
UYKU SORUNU :Günde 12 saatten az uyuyan okul çağındaki çocukların, 12 saatten daha çok uyuyan çocuklara göre 3.5 kat daha fazla obezite riskine sahip olduklarını öne sürülüyor. 
Işin en ilginci ise ebeveyni obez olması,hareketsizlik, uzun saat televizyon seyretmek gibi faktörlerin hiçbiri bu çocuklarda uyku kadar etkili olmuyor. Bilim adamları bunu uyku sırasında leptin hormonunun  seviyesinin düşmemesine bağlıyor. Çünkü leptin vücutta metabolizmanın hızlanmasına yardımcı oluyor ve açlık hissini önlüyor. Bu süreç yetişkinlerde de aynı şekilde işlendiği için gece uykusunda özellikle dikkat etmemiz gerekiyor. 
 
Uyku öncesinde yapacağımız ılık bir duş ve içeceğimiz bir bardak sıcak süt bizi daha da rahatlatacak. Eğer kronik bir uyku problemimiz var ise mutlaka bir doktora danışmalıyız. 
 
GENETİK MİRAS : Gen araştırmaları şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor.  
Bilim adamları şişmanlığa yol açan gen sayısının 30-100 arasında olduğunu söylemekte, hepsinin tek başına çok küçük bir etkisi var. Ancak bir araya geldiklerinde tartının ibresini bir ok gibi fırlata biliyor doğrusu. Buna göre iştahı arttıran genler, vücuda elma veya armut formunu veren genlerdir. Örneğin; Bazı bayanların kilo sorunu sadece ''basen'' ibaret , böyle bir durum da  kendinizi fazla hırpalamayın sonuç olarak genlerden gelen bir durum var portakal reçellerim. 
 
Yani metabolizmayı yöneten kumandayı genler belirlemiş durumda. Yuvarlak genlere sahip olanların maalesef yediklerine çok dikkat etmesi gerekmekte. 
 
Her şeyden önce özellikle yaşamın belli dönemlerinde özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin; Hamilelik döneminde veya menopoza girerken. 
Gelecekte bu gen durumunu dengeleyecek ilaçların çıkacağı kulaktan kulağa yayılıyor. Bakalım ne zaman bu söylentiler doğru olacak. Ancak biz bu zamana kadar beslenme alışkanlıklarımıza dikkat etsek hiçte fena olmaz doğrusu. 
 
İLAÇLARIN ETKİSİ : Pek çok extra large hatun bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı kilo problemlerinden haberdadır. Aslında sadece doğum kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor. Mesela bazı depresyon ilaçları kilo artışına sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa extra 2 kilo anlamına gelebiliyor. 
 
Diyabet ilaçlarının 3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya kadar artışa sebep olduğu biliniyor. Bu yüzden özellikle diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişeniz var ise bunu mutlaka doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir alternatifiniz olabilir.  
 
SİGARA : Her geçen gün daha çok insanın sigaradan vazgeçmesi sağlık açısından çok güzel bir şey. Ancak bunun etkilerini sadece ciğerlerde ve deride değil maalesef tartıda da görüyorsunuz. Amerika'da ki Michigan Üniversitesi bilim adamları sigarayı bıraktıktan sonra sanıldığından da çok kilo alındığına dikkat çekiyor. Örneğin; sigara içerken 3-7 kilo fazlanız varsa sigarayı bıraktıktan sonra bu fazlalık rahatlıkla 9-10 kiloyu bulabiliyor. 
 
Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve metabolizma çalışmasını hızlandırıyor. Ancak kilo bile alsanız yine de değer çünkü sağlığa nikotinden daha fazla zarar veren bir şey yok. Yani siz şimdi '' Aaaa ! Baksana zaten iştahıda kesiyormuş. Ben hayatta sigarayı bırakmam ! '' veya '' Kilo vermek için sigaraya başlayayım zaten benim bir iştahım kesilse iş bitti,kesin zayıflarım. '' gibi düşüncelere sakın ama sakın kapılmayın ponçiklerim. 
 
Uzmanlar sigarayı bırakanların özellikle ilk 6 ay çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor.
  
YAŞ: Araştırmalar, insanoğlunun 20 yaşının ortasına kadar her ay 300 gram aldığını gösteriyor. Yaşlandıkça da kas grubundan kaybediyoruz. Ancak bu kas grubu önemli çünkü tek başlarına bile kalori yakmak için onlara ihtiyacımız var. 25-30 yaşlarında kilo daha da çok artıyor. Bu 40 yaşına kadar böyle gidiyor. 
 
Menopoz döneminde östrojen azaldığı için extra kilolar alınıyor. Bu yüzden yaşlandıkça kas egzersizlerine önem vermelisiniz. Ayrıca protein tüketimini de artırmalısınız. Çünkü kas gücünü arttırmak için proteine ihtiyacınız var. Kısacası Seni Seviyoruz PROTEİN , hayatımızın her anında yanımızda olduğun için. 
 
Evet ponçiklerim yazımız bu kadar.Sonuç olarak ne yapmamız gerektiğini az çok hepimiz anladık. 
 
Öptüm, bys