ABD silahları IŞİD’in elinde

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kanal 24’te gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Davutoğlu, özetle şunları söyledi:

- ÇÖZÜLMESİ LAZIM: Uluslararası toplumda geciken tedbirler daha büyük devasa problemleri beraberinde getirebiliyor. Biz 4 senedir Suriye bağlamında ortaya çıkan gelişmeler çerçevesinde bütün müttefikleri, bölge ülkelerini hep bir konuda harekete geçirmeye çalıştık. Bu bölgede yapılar çok kırılgan. Bir kere sarsılmaya başlarsa deprem fay hatlarıyla diğer yerlere süratle yayılır. Eğer bunu kontrol altına tutmak icap ediyorsa, ki icap ediyor Suriye krizinin bir an önce çözülmesi lazım. Çünkü Suriye çok stratejik bakımından bölgenin en önemli ülkesi.

- NEREDEYSE YALVARDIK: Önce Esad’a 8-9 ay anlatmaya çalıştık. Dinlemedi, anlamadı. Zannetti ki bölge hala 80’li, 90’lı yıllarda babasının demir yumrukla ezdiği Hama, Humus dönemlerinde yaşıyor. Neredeyse yalvardık; “bu gidişat kötü, ülkenizle ilgili çok ciddi sıkıntılar var. Hepimiz etkileniriz. şu reformları yapın. Bu sefer diğer ülkelere anlatmaya çalıştık. Ama hep İran ve Rusya kanadı ‘nasıl olsa Esad kontrol altına alır durumu, biz de müttefik kaybetmeyiz’ diye düşündüler. Kerry‘e bunları da söyledim.

- SİLAHLAR IŞİD’İN ELİNDE: Diğer ülkeler ise bir müddet görelim, ABD zaten müdahale yorgunuydu, Avrupalıların ise bölgeye ilgisi çok sınırlıydı ve Türkiye tek başına neredeyse feryat etti. Maalesef olan Suriye’de yüzde 12’lik sınırlı bir azınlık geri kalanı hükmetmeye çalışınca ve onlara her türlü baskıyla gelince bir mezhep çatışmasına dönüştü. O zaman Başbakanımız Sayın Cumhurbaşkanımızın uyarıları içeride ne kadar çok eleştirildi. Kılıçdaroğlu kalktı gitti Bağdat’a Maliki’nin elini sıktı, sırf bizi rahatsız etmek için. Ne oldu? Sonunda Maliki’nin o politikaları Irak ordusunun Musul’dan her şeyi bırakarak kaçmasına yol açtı. Her şeyi bırakmanın önemi şu; bıraktığı şeyler IŞİD’in eline geçti. Bütün dost ülkelere, muhalefeti destekleyelim derken ya muhalefete geçen silahlar başka yere geçerse gibi haklı bir kaygı vardı ama şimdi ABD’nin Irak’a bıraktığı silahlar külliyen, topluca en sofistike silahlar IŞİD’in eline geçti.

- BİZ SUÇLANDIK: Radikalleşmeyi önlemenin yolu güvenlik ve içselleştirici bir siyaseti Suriye Lübnan ve Irak’ta egemen kılmak. Otoriter trejimlere yönelik mevcut bu tutum sürerse IŞİD’i tasfiye etseniz IKİD çıkar başka bir şey çıkar. Obama’nın dediği doğru Sünniler kazanılmadan başarı olmaz. Sünnicilik yapmakla itham edildik. Tarih öyle böyle akıyor sonunda sizin geldiğiniz yere geliniyor ama belki yüz binlerce insanın canına malına ve bütün bölgenin istikrarsızlığına yol açıldıktan sonra geliyor.

- HİÇBİR YANLIŞLIK YOK: (Kerry size bölge politikası konusunda haklı olduğunuzu söyledi mi? sorusu üzerine) Söylemi onu gösteriyor zaten. Doğrusu başkalarının haklı çıktığı şu veya bu hususu yok. Ama bizim kendimiz geliştirilen politika değerlendirir özeleştiri yaparız son 3.5 senedeki gelişmelere bakınca hiçbir yanlışlık görmüyorum.

- NEDEN İMZA ATMADIĞIMIZ BELLİ: ABD’nin ne istediği o kadar belliyse bizim de neden imza atmadığımız o kadar bellidir. Gerçekten tahmin etmekte zorlandığım ve derin hayal kırklığı yaşadığım bir konu. ABD’li rehinelerin arkadaşları ve ABD kamuoyu bunu gündeme dahi getirmedi, hükümeti bu konuda açıklama yapmak zorunda bırakılmadı. Bunu kendilerine de söyledim basın özgürlüğü veya eleştiri haktır ama bunun da özel hususları vardır.

- MÜHENDİS?DÖNDÜ:?Cumhurbaşkanımızı, Dışişleri olduğum dönemlerde, şimdi. Hala geçen gün mecliste eski bir diplomat sorumsuzca bunu gündeme getiriyor. Yani isteniyor ki biz bir açıklama yapalım ve karşılığında rehinelerimiz de zarar görsün. Bundan memnun mu olunacak? Beni bu sorumsuzluk ve muhalefetin bu duyarsızlığı gerçekten üzüyor. Daha önce böyle olaylar yaşadık. Afganistan’da uzun bir kaçırılmadan sonra ailesine ve kaçırılan kod adı ‘mühendis’ diye bildiğimiz bir vatandaşımıza susması telkin edildi. Bir buçuk yıl sonra her gün takip ediyordum. ‘Mühendis’ geldi, evine de döndü. Şimdi beklediğimiz tek şey bu.

Akademisyene zam müjdesi
Akademisyenlerin maaşlarında iyileştirilme yapılacağını söyleyen Davutoğlu, “Ekonomik şartların elverdiği ölçüde. Hissedilir bir iyileştirme yapılacak. Cumhurbaşkanımızın da talimatları vardı. Ekim ayında nihai noktaya geliriz” dedi.
6 günlük yavrumu kaybettim
Davutoğlu, iş kazalarının kendisini çok üzdüğünü ifade ederek, acılı bir babanın kendisine tepki gösterdiği iddialarına kendi başından geçen acı bir olayla cevap verdi. Davutoğlu, “Tatsız diyalog olsaydı da yine arardım. 6 günlük yavrumu kaybettim. 6 günlüktü doğum sonrası bir rahatsızlıktı. Malezya’dayken hâlâ sızısı içimde 6 günlük bebek için hissettiğim bir şey. Allah kolaylık versin benim için 6 gün eşim için 9 ay 16 gün... Bugün konuştuğum ailenin 21 yaşındaki oğlu, tepki gösterecekse de hakkıdır.

Karabük'te ayakları kesik, ölü kedi bulunduKarabük’te, ayakları kesilmiş olarak ölü kedi bulundu. Olaya tepki gösteren mahalleli, kedinin işkence yapılarak öldürülmüş olabileceğini düşünürken, polis olayla ilgili çalışma başlattı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber