ABD'ye 2 hafta süre: ‘Kendi planımızı uygulamaya başlarız’

Erdoğan, Putin ve Ruhani, Suriye krizinin çözümü için Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi. Erdoğan, Güvenli Bölge’ye ilişkin “Nihai hedefimiz, Suriye’nin kuzeyinde bir barış koridoru tesis etmektir” dedi Erdoğan, “Bunun için şayet ABD ile 2 hafta içinde arzu ettiğimiz sonuca ulaşamazsak, kendi harekât planımızı uygulamaya başlayacağımızı her iki dostumuza da anlattım” ifadelerini kullandı

ABD'ye 2 hafta süre: ‘Kendi planımızı uygulamaya başlarız’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye konulu üçlü zirvenin ardından “Siyasi çözüm umutlarını yeşertecek önemli kararlar aldık” dedi. Erdoğan, bir sonraki zirvenin Tahran’da yapılacağını kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Çankaya Köşkü’nde Suriye krizinin çözümü için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile üçlü zirvede bir araya geldi. Erdoğan, üçlü zirvenin ardından yapılan ortak basın toplantısında özetle şunları söyledi:

KABUL EDİLEMEZ: Zirvede, Suriye’de siyasi çözüm umutlarını yeşertecek önemli kararlar aldık. Suriye’nin toprak bütünlüğü ile siyasi birliğinin korunması hususunda hepimizin aynı hassasiyete sahip olduğunu bir kez daha teyit ettik. DEAŞ ile mücadele altında terör örgütlerine destek verilmesinin kabul edilemezliğini vurguladık. İdlib’de tırmanan gerginlik, bugünkü görüşmelerimizin odak noktalarından biriydi. Nisandan bu yana İdlib’e yönelik kara ve hava operasyonlarında hayatını kaybeden sivillerin sayısı maalesef bine yaklaştı. Daha önce defalarca yerinden, yurdundan edilen yüz binlerce insan, saldırılar nedeniyle yeniden göç yollarına düştü. Türkiye olarak sınırlarımızın hemen bitişiğinde 4 milyon insanı etkileyecek yeni bir trajedi yaşanmasına seyirci kalamayız. Böylesi vahim bir gelişme sadece ülkemizi değil bütün Avrupa’yı etkileyecektir.

SOMUT ÖNLEM: Bugünkü görüşmemizde Soçi Mutabakatı’na dair yükümlülüklerimizi tekrar mütalaa ettik. Varılan mutabakatın tam manasıyla hayata geçirilmesinin ehemmiyetine dikkat çektik. Sivil halkın ve garantör ülkelerin sahadaki askeri personelinin güvenliği için somut önlemler alınması ihtiyacını vurguladık. Zirvede görüş birliğine vardığımız hususlar doğrultusunda önümüzdeki günlerde hayırlı gelişmelerin yaşanacağını ümit ediyoruz.

PÜRÜZLER GİDERİLDİ: Anayasa komitesinin üyeleri ve usul, kurallarının belirlenmesinde yapıcı ve esnek bir tutum sergiledik. Siyasi sürecin ilerletilmesi için gayret gösterdik. Nitekim ortak çabalarımızla komitenin oluşumuna ilişkin pürüzler giderilmiştir. Bugünkü istişarelerimizde usul kuralları konusunu da BM ile eş güdüm halinde sonuçlandırarak, anayasa komitesinin çalışmalarına bir an önce başlamasını sağlamayı kararlaştırdık.

EN BÜYÜK TEHDİT YPG: Fırat’ın doğusundaki durumu da istişare ettik. Bu mesele hem Suriye’nin siyasi birliği hem de Türkiye’nin milli güvenliği bakımından kritik önem taşıyor. Dün Çobanbey’de bir hastaneye düzenlenen kalleş saldırı bunun en son örneğidir. Geldiğimiz nokta itibarıyla Suriye’de DEAŞ tehdidi artık ortadan kalkmıştır. Suriye için en büyük tehdit kaynağı PKK ve uzantısı YPG-PYD’dir.

GÜVENLİ BÖLGE: Sayın Ruhani ve Sayın Putin’i Fırat’ın doğusunda güvenli bölge tesisinde gelinen aşama hakkında bilgilendirdim ve düşüncelerimi kendileriyle paylaştım. Suriye sınırımız boyunca bir terör oluşumuna rıza göstermeyeceğimizi kendilerine ifade ettim. Özellikle de burada bir mülteciler şehrinin oluşabileceğini ve mülteciler için buralarda konaklayabileceği ve ekip biçebileceği bahçelerini yapmaları noktasında bir hazırlığın yapılmasının isabetli olacağını ifade ettim. Nihai hedefimiz, Suriye’nin kuzeyinde bir barış koridoru tesis ederek ülkenin bölünmesini engellemektir. Bunun için şayet ABD ile 2 hafta içinde arzu ettiğimiz sonuca ulaşamazsak, kendi harekât planımızı uygulamaya başlayacağımızı her iki dostumuza da anlattım.

GERİ DÖNÜŞ 3 MİLYONU AŞABİLİR: Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla terörden arındırdığımız sadece 4 bin kilometrekarelik alana dahi şimdiye kadar 360 bin mülteci geri döndü. Türkiye’nin sığınmacı yükünü tek başına taşıyamayacağı ortadadır. Ülkemizin yeni bir göç akınını kaldırması da mümkün değildir. Artık Suriyelilerin ülkelerine güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerine yoğunlaşmamız gerekiyor. Fırat’ın doğusundaki barış koridoru, mülteciler için de korunaklı bir liman olacaktır. Ülkemize sığınan en az 2 milyon Suriyeli kardeşimizin bu bölgeye yerleştirilebileceğini düşünüyoruz. Hatta bu hattı Deyrizor ve Rakka taraflarına kadar indirebilirsek geri dönecek sığınmacı sayısı 3 milyonu aşabilir.

SÜRATLE GİDERİLECEK: Anayasa komitesinin oluşumuna dair bir kişiyle ilgili bir olumsuzluk vardı onu da gidermiş bulunuyoruz. BM Genel Sekreteri’nin Özel Temsilcisi, buradaki gayretlerine verilen destekle beraber inanıyorum ki bu usul kuralları da süratle giderilmiş olacak. Böylece Cenevre’de komite çalışmaları da süratle başlayacaktır. Pürüz kalmadı diyebilirim. Tarih verme noktasında şu tarih demek doğru olmaz. Özellikle Cenevre süreci bu işin belirleyicisi olacaktır. Hızlandırmak, 3 ülke olarak bizim amacımız.

YEMEN KRİZİ: Yemen’in bir an önce yeniden inşa ve ihyası için ne gibi çalışmalar yapabiliriz bunu düşünmemiz gerekiyor. Aynı şey Suriye, Filistin için de geçerli. Ama ne yazık ki şu anda Müslüman Müslümanla uğraşıyor. Sayın Putin Rabbimizin bir uyarısını hatırlatmak istedi. ‘Ancak inananlar kardeştir’ hükmüyle. Kardeşliğin gereğinin bu olmaması lazımdı. İlk defa Yemen’e bu bombaları kimler attı sorusunun cevabı bulunursa, gelinen noktanın bir tahrik olduğu kanaatine varırız diye düşünüyorum.

‘Terör bataklığı kurutulacak’

Erdoğan, üçlü zirve öncesinde yaptığı açıklamada, “Zirve toplantıları vesilesiyle son 2 senede Suriye’de barış, güvenlik ve istikrarın yeniden tesisi amacıyla 3 ülke olarak işbirliğimizi derinleştirdik. Suriye’nin siyasi birliği ile toprak bütünlüğünün muhafazası, sahada sükunetin korunması, siyasi çözüm bulunması noktasında tam bir mutabakat içindeyiz. Astana Platformu, Suriye’deki yangının söndürülmesi için etkili çözümler üretilebilmesi ve bunların hayata geçirilebilmesi amacıyla somut adımlar atabilen yegâne girişimdir. Suriye’de barışın sağlanması için daha fazla sorumluluk üstlenmemiz, elimizi taşın altına daha fazla koymamız gereken bir dönemdeyiz. Siyasi çözüm umutlarının diri tutulması, bizlerin gayretlerine bağlıdır. Ankara zirvesinin, Astana sürecine yeni bir soluk kazandıracağına inanıyorum” dedi. Türkiye’nin, en sıkıntılı dönemlerinde Suriye halkının yanında olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: “Zulümden, terörden ve katliamdan kaçan 3,6 milyonu aşkın Suriyeliyi halen topraklarımızda barındırıyoruz. Eğitimden sağlığa kadar Suriyeli sığınmacıların insani şartlarda hayatlarını sürdürmeleri için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadık. Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı Harekâtlarıyla hem Suriye’nin toprak bütünlüğünü hem de ülkemizin güvenliğini tehdit eden terör şebekelerine ağır darbeler indirdik. Cerablus, El-Bab, Afrin gibi güvenli hale getirdiğimiz yerlere geri dönen Suriyeli kardeşlerimizin sayısı 360 bini buldu. İdlib’de attığımız müşterek adımlarla 4 milyon sivilin hayatını alt üst edecek büyük bir trajedinin önüne geçtik. Fırat’ın doğusundaki terör bataklığını da kurutarak inşallah bu yöndeki çabalarımızı birlikte yeni bir merhaleye taşıyacağız. Zira dün Çobanbey’deki hastaneyi hedef alan terör saldırısı, bölücü örgütün vahşi yüzünü bir kez daha göstermiştir.”

Uluslararası destek kampanyası

Güvenli Bölge konusunda Sayın Trump 20 mil derinlik diye bir ifade kullanmıştı. Yani 30 kilometrelik bir derinlik. Bunu eğer en batıdan en doğuya doğru aldığımızda 911 kilometrelik bir sınırımız var. Ülkemizde bulunan Suriyeli mültecilere bu 30 kilometre derinlik ve biz 911’den vazgeçtik şu anda 450 kilometre batıdan doğuya, bu bölgede konutlar yapalım. 200-250 metrekare kapalı alan ve bir o kadar da açık alan olmak üzere konut inşası yapalım. Okullarını, hastanelerini, altyapısını yapalım. BMGK üyeleri bu işin içinde olmalı. Merkel’le Macron’la Suudi Veliaht Prensi ile bunu görüştüm. Bu uluslararası destek kampanyasında dönüşebilir.

ABDye 2 hafta süre: ‘Kendi planımızı uygulamaya başlarız’

5. zirve için adres Çankaya Köşkü

Suriye konulu ilk üçlü zirve, 22 Kasım 2017’de Soçi’de gerçekleşmişti. Soçi Zirvesi’ni 4 Nisan 2018’de Ankara’da, 7 Eylül 2018’de Tahran’da ve 14 Şubat 2019’da yeniden Soçi’de yapılan zirveler izlemişti. Dünkü zirve Suriye’deki gelişmelerin ve çözüm önerilerinin değerlendirildiği beşinci buluşma oldu.

2018’de yine Ankara’da yapılan zirve, Erdoğan’ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşmişti. Bu kez adreste değişiklik yapılırken, üç lider bu kez Külliye yerine Çankaya Köşkü’nde bir araya geldi.

İran Cumhurbaşkanı Ruhani, zirveden bir gün önce Ankara’ya geldi. Rusya Devlet Başkanı Putin ise Erdoğan ile görüşmesinden hemen önce, planlanandan 45 dakika kadar gecikmeyle saat 13.45’te Ankara’ya indi.

Ruhani ve Putin’i kapıda karşılayan Erdoğan’ın, iki liderle de tokalaşma sırasındaki samimi görüntüsü dikkati çekti. Erdoğan ile Putin’in karşılama sırasında kameralara yansıyan görüntüsünde, Erdoğan’ın ağustos ayındaki Rusya ziyaretinde de gündeme gelen ve Putin için özel olarak üretildiği bilinen Aurus marka otomobil ile ilgili diyalog dikkati çekti.

Üçlü zirveden önce liderler baş başa görüşmeler yaptı. Bu kapsamda Erdoğan ile Ruhani’nin baş başa ve heyetler arası görüşmesi yaklaşık 2 saat sürdü. Erdoğan-Putin görüşmesi ise saat 14.30’da başladı ve yaklaşık 2 saat sürdü.

Liderlerin heyetler arası görüşmelerine Türk heyetinden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, MİT Başkanı Hakan Fidan, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın katıldı.

Pencereden atlayan kadını yakalamak isterken...Zeytinburnu'nda psikolojik sorunları olduğu belirtilen 32 yaşındaki Fulya B., pencereden atladı. Esnaf İbrahim Türkeli düşen kadını havada yakalamak isterken ağır yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber