AK Parti Sözcüsü Ünal: Suriye’de çözüm için her eylemin yanındayız

Ak Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Genel Başkanvekili ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında başladı, Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında devam etti.

AK Parti Sözcüsü Ünal: Suriye’de çözüm için her eylemin yanındayız

Toplantı devam ederken açıklama yapan Parti Sözcüsü Mahir Ünal, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi.

“Yine her zaman olduğu gibi hem CHP Genel Başkanı hem de sözcüleri parmaklarını sallayarak, tehdit ve hakaret içeren, artık alışılagelmiş rutin hakaretlerini, yalanlarını sıraladılar” diyen Ünal, özetle şunları söyledi:

ATATÜRK’LE BAĞI KOPTU: Yeni olan şey, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin yeni Marksist-Leninist angajmanlarıdır. Yani CHP’nin HDP ile olan, CHP’nin PYD ile PKK ile PKK ile DHKP-C ile ortak angajmanlarını bizim doğru anlayabilmemiz ve İstanbul İl Başkanının HDP ağzı ile rehin alınma ifadesini kullanması ya da CHP Genel başkan yardımcısının Deniz Gezmiş-Selahattin Demirtaş özdeşimini oluşturması... Burada bir noktada geriye gitmek lazım. Kemal Kılıçdaroğlu’nun içinden geldiği geleneğin 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na nasıl karşı çıktıklarını biliyoruz. Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin Atatürk ile ve CHP geleneği ile bağını kopardığını söylerken kastımız budur.

PYD İŞBİRLİĞİNE KARŞIYIZ: Hava harekatını desteklememiz ABD’nin YPG ve PYD ile iş birliğini onayladığımız anlamına gelmiyor. Biz Suriye’de çözüme destek veren her türlü eylemin yanında olduğumuzu, çözüme katkı sunmayan eylemlerin de karşısında olduğumuzu hep ifade ettik. Diktatör oğlu diktatör olan ve Suriye’de 1 milyondan fazla insanı kimyasal veya konvansiyonel silahla katletmiş olan, 6 milyondan fazla insanı mülteci durumuna düşüren, bir dönem ‘ben değişeceğim, reform yapacağım’ diyerek bizimle yakınlaşan ve halkına silah sıktığını görünce karşı durduğumuz ve sonra CHP’nin elini sıktığı Esed’e dönük bugüne kadar Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin tek bir eleştirisini duymamışsınızdır. Ama aynı Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının her 2 yılda bir seçime girmiş ve milli tarafından teveccüh görmüş Cumhurbaşkanımıza ve meşru hükümetimize dönük her türlü hakareti, yalanı, ağza alınmayacak hakaretleri bir alışkanlık haline getirdiğini görürsünüz.

TÜRKİYE KARŞITI SÖYLEM: Kılıçdaroğlu’nun dili ve söylemi çok açık ve net Türkiye karşıtı bir dil ve söylem. Kılıçdaroğlu ağır bir erdoğanfobya yaşıyor. Bu erdoğanfobyanın artık geldiği nokta Erdoğan düşmanlığı, Erdoğan korkusu, onda Türkiye düşmanlığına dönüşmüş durumda. ‘Türkiye’de adalet, can ve mal güvenliği, mahkeme yok’ diyen, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün kurumlarının meşruiyetini tartışmalı hale getiren Kılıçdaroğlu’nun ‘Türkiye’ye yatırım yapmayın’ demesini de gayet normal karşılıyorum. Bu DHKP-C’nin, PKK/PYD/YPG’nin, MLKP’nin, yani bu ortak geleneğin temel karakteristik özelliğidir. Dolayısıyla bu yıkıcı söylem, bir muhalefet değil apaçık bir düşmanlık şeklinde kendisini gösteriyor.

Yeni sistem için titiz çalışma

Ünal şöyle devam etti: “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, tamamen yeni bir bürokrasinin oluşması, yeni bir idari sistemin oluşması, yeni teamüllerin oluşması anlamına da geliyor. Bununla ilgili çok titiz bir çalışma yürütüyoruz. Bu çalışma tamamlandıktan sonra tekrardan Milli Mutabakat Komisyonunda bir ortak çalışmayı müteakip TBMM’ye bu çalışmalar gönderilecek. Bizim genel temayülümüz cumhurbaşkanı adayı olan kişinin aynı zamanda milletvekili adayı olmaması yönünde. Yine genel temayülümüz 100 bin imza için noterlerin değil, Yüksek Seçim Kurulunun ilçelerde ve illerde bu konuda sorumluluk üstlenip genel bir çalışma yapması yönünde.

Milliyet'te Gündem 6 Aralık 2019.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber