Apar topar ittifak çöküşün göstergesi

Hükümetin otoriterleşerek meşruiyetini kaybettiğini öne süren Kılıçdaroğlu, “Bu iktidar, kendi tarihinin en baskıcı döneminde olabilir ama asla en kuvvetli döneminde değildir. Ona en büyük karşı çıkışı kim getirirse onun ellerinde dağılacaktır” dedi...

Apar topar ittifak çöküşün göstergesi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Parti Meclisi’ne (PM) sunulan Merkez Yönetim Kurulu (MYK) raporuna sunuş metni yazdı. Kılıçdaroğlu’nun kaleme aldığı metinde öne çıkan başlıklar özetle şöyle:

TUZAK ANAYASASI: 16 Nisan referandumunun hileli sonuçları ile kabul edilmiş sayılan anayasa değişiklikleri ile birlikte fren-denge sisteminin olmadığı, bütün güçlerin “tek adam” elinde toplandığı bir sisteme geçmenin hukuksal altyapısı oluşturulmuştur. YSK’nın kabul edildiğini saydığı bu anayasa, gerçekte göstermelik anayasa, bir tuzak anayasasıdır. Bu anayasa ile özgürlüklere tuzak kurulmuştur. Bu nedenle anayasa değişikliklerinin yürürlüğe gireceği 2019 seçimleri tarihi önemdedir. Bu seçimlerden başarı ile çıkmak, hedefimiz olmak yanında tarihsel görevimizdir de.

TOPLUM BÖLÜNDÜ: Mevcut şartları değerlendirdiğimizde toplumumuzun derin bölünme çizgileriyle bölünmüş olduğunu görüyoruz. Terör, şehit cenazeleri, Anadolu’dan büyük kentlere doğru göç, Suriyeli mülteciler, Kürt sorunu, küçülen ekonomi, işsizlik, birlikte yaşama umudunun azalması, adalete olan inancın azalması, düşünce, ifade ve medya özgürlüklerinin baskılanması, hükümetin meşruiyetinin kaybolmasına yol açmıştır.

VAR OLMA SIKINTISI: Adeta tek adam rejiminin provasının yapıldığı bu dönemde iktidar partisinin tüm eylemleri artık çok net bir biçimde var olma sıkıntılarının olduğunu göstermektedir. ‘Metal yorgunluğu’ bahanesiyle yerel yönetimlerde yapılan tasfiyeler, apar topar ittifak seçeneğine sarılınması, Afrin Operasyonu’nun iç siyasete alet edilmesi bu çöküşün en büyük göstergeleridir. Siyasi iktidar, bu nedenle halk üzerindeki baskısını artırarak yok oluşun önüne geçmeye çalışmaktadır. Ancak saydığımız hususlar umutsuz olmanın değil, demokrasi ve özgürlükler yolunda daha güçlü bir mücadelenin gerekçeleri olacaktır. Halkımızla birlikte bunu başaracağımızdan, Türkiye’yi yeni bir Cumhurbaşkanı ile tanıştıracağımızdan hiçbir şekilde kuşku duymuyoruz.

YEREL SEÇİM MESAJI: Bugün Türkiye, halkın seçmediği, atanmış bir başbakan ve bir çok şehrinde seçimle gelmemiş belediye başkanlarının ellerine teslim edilmek suretiyle nefret dilini benimsemiş bir kişinin verdiği kararlarla yönetilir hale gelmiştir. Yerel yönetim politikalarında kötü gidişin durdurulması için önümüzde büyük bir fırsat vardır ve halkımızla birlikte yerel yönetimlerde büyük bir değişimi gerçekleştireceğimize inanıyoruz.

İKTİDAR KUVVETLİ DEĞİL: Ülkemizin içinde bulunduğu süreçte CHP olarak büyük bir görevimiz var. Yepyeni bir başlangıcı sağlayacak, umutları tazeleyecek, Türkiye’nin aydınlık geleceği hedefimizde toplumun yeniden bir bütün olarak kucaklaşmasını sağlayarak; demokrasiyi, adaleti, özgürlükleri yeniden tesis edecek parti CHP’dir. Ülkemizi huzurlu, mutlu bir geleceğe taşıyacak yeni bir yolculuğun başındayız. Önümüzdeki seçimlere enerji dolu bir şekilde ilerliyoruz. Bu iktidar, kendi tarihinin en baskıcı döneminde olabilir ama asla en kuvvetli döneminde değildir. Ona güçlü bir programla en büyük karşı çıkışı kim getirirse onun ellerinde dağılacaktır. Önümüzdeki her üç seçimde de başarılı olmak hedefimizdir.

‘Kendilerini korudular’

“OHAL dönemi FETÖ’yle mücadeleyle sınırlı kalmamış, FETÖ ile hiçbir ilgisi olmayan bir çok vatandaşımızın mağduriyet yaşadığı, özgürlüklerin ortadan kalktığı bir sürece dönüşmüştür. OHAL sürecinde bu mağduriyetler yaşanırken FETÖ’nün siyasi ayağının ortaya çıkarılması konusunda hiçbir çalışma yapılmamış, tam tersine geçmişte FETÖ ile işbirliği yapmış olan iktidar sahipleri kendilerini koruma altına almışlardır. Bugün sivil toplum devleti yöneten güçler tarafından işgal edilmiş, bireyin özgürlük alanı olağanüstü baskı altına alınmıştır. Otoriterleşen siyasi iktidar, insanlarımızı ötekileştiren kin ve nefret dilini benimsemiş, ayrımcı ve baskıcı bir karaktere bürünmüştür. Siyasi iktidar, varlığını devam ettirebilmek için halkın hemen her kesiminin üzerindeki baskısını artırmıştır.”

İzmit’te fuhuş baskını! Kıskıvrak yakalandılarİzmit’te, bir evde fuhuş yapıldığı ihbarı üzerine polis ekiplerince operasyon düzenlendi. Operasyonda fuhşa aracılık ettiği iddia edilen M.S. (31) ve sevgilisi H.A. (47) ile fuhşa zorlandıkları iddia edilen Azerbaycan uyruklu 2 kadın gözaltına alındı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber