Bakan Soylu: Son 2 yılda 350'si geri döndü

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, son 2 yılda dağa çıkanlardan 350'sinin geri döndüğünü açıkladı. Bakan Soylu, "Çukur eylemlerinde sadece Sur içinde 3 bin 695 bağımsız birim, hasar gördü ve yıkıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle hepsini yerine koyduk. 3 bine yakın iş yeri kepenk kapattı, bin 378 iş yeri yıkıldı bunları da yerine koyduk. 638 tescilli yapı hasar gördü bunları da onardık." dedi.

Bakan Soylu: Son 2 yılda 350'si geri döndü

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Çukur eylemlerinde sadece Sur içinde 3 bin 695 bağımsız birim, hasar gördü ve yıkıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle hepsini yerine koyduk. 3 bine yakın iş yeri kepenk kapattı, bin 378 iş yeri yıkıldı bunları da yerine koyduk. 638 tescilli yapı hasar gördü, bunları da onardık." dedi.

Diyarbakır'a gelen Bakan Soylu, bir düğün salonunda, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve muhtarlarla bir araya geldiği toplantıda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamını getirdiğini belirtti.

Görevi gereği birçok ülkeyi ziyaret ettiğini anlatan Soylu, "Bugüne kadar görüp de hayıflandığım, 'keşke benim ülkemde de olsa' dediğim her şey, kul yapısıdır, Allah yapısı değildir. İnsanların çalışmalarıyla, gayretleriyle ortaya koydukları işlerdir. Yoksa benim ülkem, tarihimizin, kültürümüzün, Cenabıhakk'ın bahşettiği zenginlik bakımından hepsinden fersah fersah ilerdedir." diye konuştu.

Diyarbakır'ın 10 bin yıllık tarihi bulunduğuna işaret eden Soylu, kentin son 5 bin yılda 35 medeniyete ev sahipliği yaptığını aktardı.

"PKK DESTEKÇİLERİ, BİZİ MEDENİYET KODLARIMIZDAN UZAKLAŞTIRMAK İSTİYOR"

Bakan Soylu, terör örgütü PKK'nın çukur saldırıları sırasında İslam'ın 5. Harem-i Şerif olarak da bilinen Ulu Cami, Şeyh Mutahhar Camisi, 4 mezhebi simgeleyen dört ayaklı minare ve daha pek çok cami ve vakıf eserinin tahrip edildiğine değinerek, bunların yanı sıra Ermeni Katolik Kilisesi ve Protestan Kilisesi'nin de tahrip edildiğini anlattı.

Bunların rastgele hadiseler olmadığını vurgulayan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun bir anlamı, bir mesajı vardır. Anlamı, bu işleri ortaya koyanlar, yani PKK ve onun uluslararası destekçileri, bizi bütün medeniyet kodlarımızdan uzaklaştırmak istiyorlar. PKK'nın kendisi zaten dinsiz bir örgüt. Bunu herkes bilmektedir ve PKK bizi farklılıklarımızla bir arada tutan tüm değerleri yok etmeye, oradan bir ayrışma elde etmeye çalışıyor. Biz bu Anadolu toprakları üzerinde bin yıldır birlikte yaşıyoruz. İlk defa devlet idare ediyor da değiliz. Cumhuriyet tarihi boyunca da bunu sürdürmenin gayreti içinde olunmuştur. Eksikler, noksanlıklar, hatalar olmuş mudur? Elbette ki olmuştur. Türkiye 2002'den beri, samimi bir kalp ve anlayışla ülkeyi topyekün kalkındırmaya, bölgesel gelişmişlik farklarını sıfırlamaya; demokrasiyi her noktada hakim kılmaya dönük bir gayretin içindedir. Önemli mesafeler alındı, güzel işler yapıldı."

"TÜRKİYE 21 ASIRDA BU NOKTAYA GELMİŞTİR"

Bakan Soylu, gelecek nesillere bırakabilecekleri en büyük devrimi, yapılamaz, gerçekleştirilemez denilen bir devrimi gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Doğu ve Güneydoğu'ya neredeyse burada olan, dışarıda yaşayan insanlarımız kadar gidip, gelmeye çalışıyorum. Sadece güvenlik için değil, sadece bu şehirler huzurlu şehirler olsun diye değil. Elimiz kardeşlerimizle bir araya gelsin istiyoruz. Ona uzanalım, yarın doktor, mühendis, avukat, profesör olacak çocuklarımızı gönüllendirelim, onlara samimiyetimizi verelim, umutsuzluk pencereleri varsa onları yıkalım. Her birine geleceğe bir umut, bir hayal penceresi açalım diye geliyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın büyük bir devrim gerçekleştirdiğine işaret eden Soylu, "Türkiye 21 asırda bu noktaya gelmiştir. Doğu'nun Batı'dan, Batı'nın Doğu'dan kalkınma ve gelişme olarak bir eksikliği bulunmuyor. 17 yıl içerisinde bu hale getirilmiştir. Bu çok büyük bir devrimdir." dedi.

"MİLLETLE İRTİBATINI KESMİŞ, VARSA YOKSA KANDİL"

Bakan Soylu, Türkiye'nin her tarafında yol altyapısından, üniversiteye, havaalanlarından hastanelere kadar pek çok hizmet götürüldüğünü, yol ağını 3, havaalanlarını 2, üniversiteleri 3 katına çıkardıklarını, ihracatından kişi başı milli gelire kadar diğer tüm makro büyüklükleri de olumlu şekilde birkaç kez katladıklarını belirtti.

"Karşımızda farklı bir irade var. Samimi olmayan, gayreti millet için olmayan, ipleri, kumandası başkalarının elinde olan bir irade var. Artık bunu da tartışmanın zamanı gelmiştir. Ben sadece seçimle ilgili oy istemeye gelmedim. Bir muhasebe yapmaya ve bir soru sormaya geldim." diyen Soylu, şöyle konuştu:

"40 yıldır PKK bu bölgede terör yapıyor, asker, polis, sivil şehitler veriyoruz. Bir çatışmayı sürekli körüklüyorlar. Bin yıldır bu topraklarda kardeşçe yaşamış insanları birbirine kırdırmaya uğraşıyorlar. Buradaki ailelerin evlatları ya kandırılarak ya da kaçırılarak dağa götürülüyor, eline silah veriliyor, örgüte dahil ediliyor. Açık konuşalım, giden gelmiyor. Belki mühendis, belki doktor olacak. Herkesin kabiliyeti olmayabilir, belki namuslu bir esnaf olacak, yuva kuracak, çoluk çocuğa karışacak insanlar, Kandil'deki 3-5 ahlaksızın sebebine, HDP'nin 3-5 işgüzarının aracılığıyla dağlarda, mağaralarda heder oluyorlar. Bunların siyasi kolu HDP bu çarkın makinistliğini, borazanlığını yapıyor. Milletle irtibatını kesmiş, varsa yoksa Kandil, varsa yoksa çatışma, kavga, varsa yoksa PKK. Yıllardır yetkiyi milletten alıyorlar, sonra yüzlerini Kandil'den tarafa çeviriyorlar. O yetkiyi nasıl aldıklarını da hepimiz biliyoruz. Kanlı musluk afişlerini, Kandil imzalı tehdit mektuplarını unutmadık."

Soylu, dağdan teslim olup gelenlerden yıllardan bu yana ancak 5 kişinin tekrar terör örgütüne katıldığını belirterek, binlercesinin ise katılmadığını vurguladı.

Bakan Soylu: Son 2 yılda 350si geri döndü

Gidenlerin oradaki yalan dünyayı gördüğünü belirten Soylu, oraya gidenlerin 10-15 gün içerisinde pişman olduklarını ve bir şey yapamadıklarını oradan gelenlerin anlattığını kaydetti.

Son iki yılda terör örgütüne katılan bin kişinin ailesiyle temas kurduklarını ifade eden Soylu, "Sabah akşam, gece gündüz çağırın onları, teslim olsunlar' dedik. Şimdiye kadar 350 kişi geri döndü." diye konuştu.

"BELEDİYEYİ DEVRALDIK, YENİDEN DİYARBAKIR'I AYAĞA KALDIRDIK"

Bir üzüntüsünü paylaşan Bakan Soylu, "O gördüğüm ülkelerde de farklı kültürler, farklı etnik gruplar var. Her şeyi bir tarafa bırakın, Avrupa 1944'te İkinci Dünya Savaşı'nı bitirdi, milyonlarca insan hayatını kaybetti, birbirlerini resmen boğazladılar ama 1957'de o zamanki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu, şimdinin Avrupa Birliği'ni kurdular. Artık böyle işlerle uğraşmıyorlar. Sorarım size PKK 40 yıldır bu millete kandan ve gözyaşından başka ne vermiştir? Diyarbakır'ın hak ettiği bu mudur, bu görüntü müdür? 2014 seçimlerinde HDP Diyarbakır'a bunu mu vadetmişti? Bunu yapmak için mi oy istemişti?" şeklinde konuştu.

Dünyanın bu tür işlerle oyalanmadığını, turizm ile ön plana çıktığını aktaran Soylu, şunları kaydetti:

"İsviçre'de Zermatt diye bir kasaba var, 5 bin 800 nüfusu ve bir dağı var. Sadece kayak ve dağcılık sporu yapılıyor. Sadece dağcılık ve kayak turizmi için yılda 2 milyon turist geliyor. Ne Ulu Cami ne Hevsel Bahçeleri ne de bir medeniyet izleri var. Peki koskoca Diyarbakır'ımıza 2015'te kaç turist geldi? 221 bin 129. Eylemleri tırmandırdılar da ne oldu? 2016'da 122 bin 545'e düştü. İşte Diyarbakır'a bunu yaptılar. Belediyeyi devraldık, yeniden Diyarbakır'ı ayağa kaldırdık. Bugün 2018 sonu itibarıyla Diyarbakır'a gelen yerli yabancı turist sayısı 421 bin 380 kişi. Son 16 yılda böyle bir rakama ulaşmamış. Yeterli midir, elbette ki hayır. Bu şehrin potansiyeli bana sorarsanız milyonlu rakamları hak etmektedir. Sadece turist sayısı değil. Burada refahın artması için diğer yatırımlar anlamında da büyük bir potansiyel var, bunu da harekete geçirmek lazım."

Soylu, Mardin'e 2018'de 3 milyon turistin geldiğini, Tunceli'de bu yıl otellerde yer bulunamayacağını belirterek, bunların huzur sayesinde gerçekleştiğini kaydetti.

Tunceli'nin neredeyse Venedik gibi olduğuna değinen Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün bu yaptıklarımız şu neslin çektiklerini, gençlerimizin çekmemesi için. Derdimiz o. Bu nesil darbe, ekonomik saldırılar, kardeşi kardeşe düşürmek, Avrupa ve batıdan aşağılanmak gördü, her şeyi gördü. Tayyip Erdoğan'ın, iktidarımızın bütün mücadelesi gençlerimizin, şu insanların çektiklerini çekmemesi için. Pürüzsüz bir Türkiye, herkesi birbiriyle kucaklayan bir Türkiye için."

"SEN BİR BARAJDAN NE İSTERSİN?"

Soylu, Diyarbakır'ın çılgın projesi Silvan Projesi'ne değinerek, projenin içinde 8 baraj ve 23 sulama tesisi bulunduğunu aktardı.

Silvan Barajı'nın Atatürk Barajı'ndan sonra Türkiye'nin sulama maksatlı en büyük ikinci barajı olacağına vurgu yapan Soylu, tamamlandığında 235 bin 123 hektar alanın sulamasının hedeflendiğini belirtti.

Soylu, şu bilgileri paylaştı:

"Silvan Barajı sulama tesisleri tamamen bittiğinde yaklaşık 305 bin kişiye iş imkanı, yılda 1,1 milyar lira ekonomiye katkı sağlanacak. Ayrıca sulamanın haricinde barajdan elektrik de üretilecek. Fiziki gerçekleşmesi yüzde 57 seviyesinde. İnşaatın başlamasından beri PKK buraya 24 kez saldırdı. Bir askerimiz çıkan çatışmada şehit oldu, bir olayda da kepçe operatörünü kaçırıp şehit ettiler. Yahu arkadaş sen bir barajdan ne istersin? Evine ekmek götürmenin derdinde olan bir kepçe operatöründen ne istersin? HDP şimdi belediye için oy istiyor, 'belediyeleri geri alacağım' diyor. Hizmet ise al sana hizmet, neden engelledin? Kandil'dekiler senin adamındı, neden karşılarına çıkıp, 'Bu barajdan milletin istifadesi var, gençler iş bulur, tarlalar ekin verir, buna ilişmeyin.' demedin?"

"Aynısını Hakkari Yüksekova Havaalanı'nda yapmadılar mı?" diyen Soylu, şöyle devam etti:

"Bir havaalanı inşaatına saldırılır mı? Hem de 507 kez saldırılır mı? 28 dozer ve inşaat makinesi yakıldı, 99 roket, havan ve silahlı saldırı, 96 kundaklama girişiminde bulunuldu. 11 işçi kaçırıldı, 25 işçi rehin alındı. Saldırılarda 7 asker ve 1 polis şehit olurken, 36 polis yaralandı. Havaalanı açılırken HDP'li vekiller milleti tehdit etti, 'açılışa gitmeyin, orayı kullanmayın' dediler. Peki sonuç? Şimdi kendileri havaalanını kullanıyorlar, üstelik VIP geçişi yapıyorlar. Pervin Buldan'ın kendisi VIP'ten giderek havaalanını kullanıyor. Peki yakın bir tarihe dönüp baktıklarında utanmıyor mu acaba? Havalimanına karşı putlaştırma yapan bir anlayış Diyarbakır'ı ne hale getirir? Madem böyle yapacaktınız neden karşı çıktınız? Hakkari gelişecek, oraya insanlar gelip, gidecek, esnafın yüzü gülecek, öğretmenler, profesörler gelip, gidecek diye mi korktunuz?"

"SİZ YAPTINIZ DA ELİNİZİ Mİ TUTTUK?"

Yüksekova'daki Selahaddin Eyyubi Havalimanı'nda gelen giden yolcu sayısının 2016'da 37 bin 720 olduğunu belirten Soylu, 2016 yılının eylül ayında belediyeye görevlendirme yapıldığını, 2017'de sayının 153 bin 700 olduğunu, 2018'de ise yıllık 190 bin 815'e yükselerek 5 kat arttığını aktardı.

Soylu, Şırnak'a Şerafettin Elçi Havalimanı'nın yapıldığını hatırlatarak, 2016'da gelen giden yolcu sayısının 241 bin 311 kişi olduğunu, belediyeye yapılan görevlendirmenin ardından 2017'de 339 bin 725'e, 2018'de 421 bin 998 kişiye yükseldiğini bildirdi.

Bu yatırımlara itiraz ettiklerini, hepsinin engellenmeye çalışıldığını vurgulayan Soylu, "HDP 'hesap soracağız' falan diyor ya.. Sen asıl buradaki vatandaşıma bunların hesabını ver. Yaptıklarının hesabını devlet görüyor zaten. Sen asıl yapmadıklarının hesabını millete ver. Yıllardır bu bölgelerde belediye yönetiyorlar. Şunu yapmışlar da biz 'yapmayın' mı demişiz? Altyapı, kanalizasyon yapmak, asfalt dökmek istediler de biz yapmayın mı dedik? Kayapınar ilçesinde 33 bin seyirci kapasiteli stadyum yaptık. Siz yaptınız da biz yapmayın mı dedik? 80 bin metrekarelik alanda yeşil kuşak projesi yaptık. İnsanların nefes alabileceği, aileleriyle güzel vakit geçirebilecekleri bir alan oluşturduk. Siz yaptınız da elinizi mi tuttuk? PKK'yı Lice'de kurdular değil mi? Avukatlığını yapıyorlar. Peki HDP Lice'yi ihya mı etti? Biz Lice'de 4,3 milyon lira maliyetle çevre düzenlemesi, modern ve şık bir meydan, 180 dükkana cephe giydirmesi yaptık. HDP böyle bir projeyle geldi de hayır mı dedik? HDP yıllarca bu millete sadece kavga vadetti." diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "HDP'li belediyeye bir genç iş için gittiği zaman ona sadece Kandil'de iş buluyordu. Kadro deyince dağ kadrosu anlıyordu. Ama biz kadın girişimci destekleri, sosyal yardımlaşma vakfı destekleriyle, gençlik merkezlerindeki eğitimlerimizle gençlerimize yeni istihdam imkanları ortaya koymaya çalışıyoruz." dedi.

Bakan Soylu, Diyarbakır'da bir düğün salonunda, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve muhtarların katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, istihdama ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.

"HDP'li belediyeye bir genç iş için gittiği zaman ona sadece Kandil'de iş buluyordu. Kadro deyince dağ kadrosu anlıyordu. Ama biz kadın girişimci destekleri, sosyal yardımlaşma vakfı destekleriyle, gençlik merkezlerindeki eğitimlerimizle gençlerimize yeni istihdam imkanları ortaya koymaya çalışıyoruz." diyen Soylu, Genç Çiftçi Projesi kapsamında 276 projeye toplam 8 milyon 280 bin lira kaynak aktardıklarını, 15 üreticiye toplam 600 kovan, 8 üreticiye 80 dekar bağ tesisi, 12 üreticiye ahır, 145 üreticiye 850 büyükbaş, 57 üreticiye 2 bin 109 küçükbaş hayvan temin ettiklerini, bunlarla ilgili uzunca bir liste bulunduğunu aktardı.

Bu konularla uğraşmak istediklerini dile getiren Soylu, sabah akşam terör operasyonu yapmanın meraklısı olmadıklarını vurguladı.

"HİÇBİR VATANDAŞIMIZIN TERÖRÜN ELİNE, İNSAFINA BIRAKMAYIZ"

"Ama ülkemizin her bir çakıl taşını da mutlaka savunuruz, bundan yorulmayız, yılmayız." diyen Soylu, şunları kaydetti:

"Hiçbir vatandaşımızı terörün eline, insafına bırakmayız. HDP'nin yapmak istediği, bu bölgedeki Kürt vatandaşımızı yalnız hissettirmeye çalışmaktır. Bizi, bizden ayırmaya çalışıyorlar. Halbuki et tırnaktan ayrılır mı? Büyük bir gayret ortaya koyuyoruz. Hem askerimizle, jandarmamızla, polisimizle terörün fiili ayağını kesmeye hem de yöneticilerimizle, kaymakamımızla, valimizle milleti hizmetle, refahla buluşturmaya çalışıyoruz. Esnafı geziyoruz, çarşıları geziyoruz, Hakkari'ye, Cizre'ye gidiyoruz. Çünkü ülkede artık terör diye bir şey kalmasın istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız bu meseleye karşı öyle bir alakası, hassasiyeti, gayreti var ki... Bu samimiyetin ve gayretin üstüne artık bu PKK'yı da onun taşeronluğunu yapan HDP'yi de yakamızdan atmamız lazım."

"DİYARBAKIR SADECE TÜRKİYE'NİN DEĞİL ORTA DOĞU'NUN CAZİBE MERKEZİ"

Türkler ile Kürtleri ayırabilecek bir kabiliyetin terör örgütünün fitnesiyle olabilmesinin mümkün olmadığını ifade eden Soylu, "Doğu ve Güneydoğu'dan Karadeniz'e o kadar insan gidiyor, oralardan buraya o kadar insanlar geliyor. İnsanlar birbirlerine yıllardır o terör örgütünün fitnesiyle susamış olan insanlar olarak o kadar güzel kucaklaşıyorlar ki; yaratılmışların en şereflisi olan insana Allah böyle bir ayrılık bahşetmemiştir." değerlendirmesinde bulundu. Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir terör örgütü lehine bu fitnenin gerçekleşmesine müsaade etmemek lazım. Onur duyuyor, ülkenin her tarafına anlatıyoruz, Diyarbakır'da yapılanları. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde olmayan caddeler, bulvarlar, parklar bugün Diyarbakır'a yakışır bir şekilde hizmete açılmıştır. Diyarbakır'a daha önce gelmeyenler 'Aman Allah'ım ne muhteşem şehir.' diyor. Diyarbakır sadece Türkiye'nin değil Orta Doğu'nun cazibe merkezi. Esasen bunu unutturmak istediler. Bunu küçük zihniyetli adamlara teslim etmeyelim, etmemek gerekir. Çocukların geleceğine yönelik hep beraber adım atmak gerekir. 13-14 yaşındaki çocuklar eğer dağa getiriliyor, o adamlar tarafından tacize, tecavüze uğruyorlarsa bundan biz de sorumluyuz. Her birimizin büyük bir çaba ortaya koymamız, onların kurduğu o yalan dünyayı hep beraber tarumar etmemiz gerekir. Cesur olmalıyız. Güçlü olursak CenabıAllah rahmetiyle, bereketiyle bu millete daha fazla muamele eder. Onun için bugün birlik ve beraberlik zamanıdır. Takke düşmüş kel görünmüştür."

"BİR MODEL OLUŞTURDU DİYARBAKIR"

Soylu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığına Cumali Atilla'nın görevlendirildiği süreci anımsatarak, kendisinin kimseyi ötekileştirmeden, buranın hizmetkarı olmak için çalıştığını aktardı.

Atilla'nın bir saniye bile düşünmeden görevi kabul ettiğini anlatan Soylu, şunları kaydetti:

"Terör örgütünü ve terör örgütünün siyasi uzantısı olan yapının foyasını da ortaya çıkardı, Allah razı olsun. Onların nasıl bu memleketi dolandırdığını, dolandırıcıdırlar onlar. PKK sadece bir terör örgütü değil, dolandırıcı bir örgüttür. Hem de sıfır borçla, onların borçlarını ödeyerek göstermiştir bunu. Dağa para göndermediği, kaynakları heba etmediği, belediye başkanı seçilip, kumar makinelerinde para kaybetmediği, Allah korkusu, millet sevgisi olduğu için burada büyük bir mücadele ortaya koymuştur. O gün bizim arkadaşımızdı ama bugün Diyarbakır'ın evladı. Bu seçimde Diyarbakır'da bir model ortaya konuldu. Huzurun olduğu, manevi anlamda kimsenin baskı görmediği, herkesin kendisini ifade edebildiği, olabildiğince herkesin rahat ve huzurla yaşadığı ama hizmetlerin de çok rahat bir şekilde geldiği bir model oluşturdu Diyarbakır. Sadece Diyarbakır'a değil Türkiye'ye de moral verdi."

Belediyelere görevlendirme yapılması ile ilgili Avrupa'dan tek bir itiraz gelmediğine işaret eden Soylu, "Çünkü Avrupa da terör örgütleriyle bir siyasi partinin iltisaklı olmasına tahammül etmez, bırak onu reddetmesini, reddetmemesine tahammül etmez. Bir tek itiraz gelmedi. Bütün bunlar başarıldı, bütün bunlar gerçekleştirildi." şeklinde konuştu.

"DÜNYADA HERKESİN GÖRMEK İSTEDİĞİ BİR ŞEHİR HALİNE GELİR DİYARBAKIR"

31 Mart'taki yerel seçimlere değinen Soylu, önemli bir sınava doğru gidildiğini aktardı.

Soylu, "Terörün efendiliği mi hizmetkarlığın efendiliği mi? Şiddetin, öldürmenin, korkutmanın efendiliği mi, şefkatin, merhametin, gönül dostluğunun, muhabbetin efendiliği mi? Buna ait bir tercihte bulunulacak. Bunun için gayret göstermemiz lazım. Diyarbakır halkı ne ortaya koyarsa başımızın üzerine. Ama biz bu mücadeleyi hep beraber ortaya koymak zorundayız. Bu fırsatı Diyarbakır yakalasın, önümüzdeki 5 yılda destansı hizmetlere imza atar ve Avrupa'da, dünyada herkesin görmek istediği bir şehir haline gelir Diyarbakır. Bu imkanı Diyarbakır'dan esirgemeyelim. Diyarbakırlılar esirgemesin. Cumali Bey ahlakıyla, faziletiyle, çalışkanlığıyla, adanmışlığıyla ve iş bilen haliyle bunu gerçekleştirme kabiliyetine sahip. Hep beraber omuz ve güç vermeliyiz." şeklinde konuştu.

"DÜNYANIN EN KORKAK ÖRGÜTÜ PKK'DIR"

Soylu, şöyle devam etti:

"Dünyanın en korkak örgütü PKK'dır. Nereden biliyorum? Hafif bir gözaltına alındığı zaman herkesi satabilme kabiliyetine sahip. Bu kadar basit. Bu kadar korkan bir örgüte burada 50 gramlık bir oy pusulasıyla gerekli cevabı verebilme kabiliyetine sahip olalım. Güçlü bir adım ortaya koyalım ve tarihi değiştirelim. Bunu değiştirebilme kabiliyetine sahipsiniz. 2 tane ilçem var benim. Biri Of biri Gaziosmanpaşa bir tek belediye meclis üyesinin kim olduğunu dahi bilmiyorum. Hiç umurumda bile değil. Bir tek kişi için referans olmuş değilim Türkiye'de. Çünkü bu seçim başka bir şey, Türkiye için başka Diyarbakır için başka. Siz merak etmeyin, 15 bin adam vardı dağlarda değil mi, şimdi 700 kaldı. Biz onun hakkından da geliriz, o iş bizim işimiz. Siz kafanızı o işle sakın meşgul etmeyin. Siz kafanızı gelişmeyle, Diyarbakır'ı büyütmeyle meşgul edin. Buraya yatırımcı nasıl gelecek, gençlerimiz nasıl çalışacak, mühendis, doktor olacak, Diyarbakır'ı Orta Doğu'nun parıldayan yıldızı haline nasıl getireceğiz, siz onu düşünün. Sizi rahatsız eden hiçbir şeye müsaade etmeyiz."

Bu şehirlerin bütün coğrafyanın en önemli, huzurlu şehirleri haline gelmesine Şam, Halep, Kahire'den Bağdat ve Kudüs'e kadar her yerin ihtiyacı olduğunu ifade eden Soylu, Diyarbakır'ın yalnızlıkların değil, bütün medeniyetlerin, kardeşliklerinin kurulduğu bir şehir olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır'a duyduğu sevgiyi anlatan Soylu, "Onun yüreğinde Diyarbakır bambaşka bir yerde. Onun sevgisi Diyarbakır ve Diyarbakırlılar için bambaşka. Cumali Bey için Büyükşehir için diğer ilçe belediye başkanlarımızın her biri için 31 Mart'a kadar çok çalışmaya, mücadele etmeye, samimiyetle, gayretle, bu hizmetkarlık bayrağını Diyarbakır ile buluşturmaya hep beraber hazır mıyız? Bu hizmetkarlık, bu samimiyet, bu muhabbet bayrağını Diyarbakır'da hep birlikte 31 Mart akşamı Diyarbakır Surlarına asmaya hazır mıyız?"

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti'den Belediye Başkan adayı Cumali Atilla da 2 yılı aşkın süredir kente hizmet sunduğunu belirterek, sosyal belediyecilikten şantiye belediyeciliğine, alt yapı hizmetlerinden üst yapı hizmetlerine kadar merkez başta olmak üzere 17 ilçe ve bin 42 mahallede hizmetlerin hem nitel hem de nicel olarak en güzelini ve en fazlasını yapmaya gayret ettiklerini aktardı.

Atilla, göreve geldikleri ilk günden beri her zaman yanlarında olan ve desteklerini esirgemeyen İçişleri Bakanı Soylu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.

AK Parti hükümetleri döneminde Diyarbakır'da çok önemli projeler gerçekleştiğini, büyük yatırımlar yapıldığını anlatan Atilla, şunları kaydetti:

"Birçok kamu yatırımı yapılmasına rağmen göreve başladığımızda metropol bir şehir olması gereken bu güzide şehrin en temel belediyecilik hizmetlerinin bile yapılmamasından kaynaklı megaköye dönüştürülmesi bizleri derinden üzmüştü. Şehrimize ve hemşehrilerimize 2 yılı aşkın süredir insan odaklı ve vizyoner belediyecilik anlayışımızla sunduğumuz hizmetlerle önemli yatırım ve projelere imza attık. Terörü ve şiddeti kutsamadığı sürece herkesin siyasi düşüncesine, felsefi inancına ve dünya görüşüne saygı gösterdik. 2 yılda şehrimize tüm belediyecilik hizmetlerinde 1 milyar 250 milyonluk yatırımı belediyemizi 1 kuruş borçlandırmadan gerçekleştirdik. Önceki dönemlerde belediye bütçesinin sadece yüzde 8'i yatırıma ayrılmışken, bütçemizin yüzde 40'ını yatırıma ayırarak şehrimize en güzel hizmetleri sunduk. Milletimizin parasını milletimize harcadık. Diyarbakır'ı daha yaşanabilir, çevreci, ihtiyaçlara cevap veren, kültürel mirasına sahip çıkan, imar ve şehircilikte örnek olan bir şehir haline getireceğiz."

Toplantıya AK Parti Milletvekilleri Oya Eronat ve Mehdi Eker ile AK Parti İl Başkanı Süleyman Serdar Budak da katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Malazgirt'e davetCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümünde tüm vatandaşları Malazgirt'e davet etti.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber