Başbakan Erdoğan: 'İmralı'daki cezaevi standartların üstünde'

Haliç Tersanesi'nde, Kasımpaşa, Sütlüce ve Haliç isimli vapurların denize indirilmesiyle ilgili törene katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokratik açılım süreci ve medya ile yaşadığı 'yazma' polemiğine değindi. Milli birlik ve kardeşlik sürecini sabote etmek isteyenler olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, "Türkiye'yi milli birlik ve beraberlik sürecini güçlendirerek yarınlara taşıyacağız" dedi. Başbakan "Sokakları illegal eylem alanı haline getirenlere çocuklara, şöyle öyle diyenlere sesleniyorum. O çocuklara molotof kokteyli attıran, o çocukları terörist eylem için kullanan kim? 18 yaşındaki Serap yavrumuzu otobüste molotofkokteyliyle yakanlar kim? O çocuk değil mi? O çocukları mazlum göstereceksin o molotofkoteyli ile yanan yavruyu ne göstereceksin" diye konuştu. Basına kızdığı zamanlar olduğunu söyleyen Erdoğan "Nefsimden değil, canım yandığından, milletimin canı yanmasın diye. Televizyonu açıyorsunuz. Burada bu vuruldu, şu vuruldu. Şu kadar general şuraya çağırıldı, şu kadar albay şuraya çıkarıldı. Bununla teröre bir şeyler taşıyorsunuz. Bunu yapmak kime ne kazandırıyor. Bu tezgahı kuranlara kazandırıyor" diye konuştu. Türkiye'yi korkuların esir almasına müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan şunları söyledi:

"Yıllarca bu milleti korkuttular, sindirdiler, tehdit ettiler. Ne kazandılar, koca bir hiç. Biz çözümsüzlüğü çözüm olarak görmedik. Bizden önceki siyasi iktidarların yaptığını biz de yapabilirdik. Ülkenin hiçbir kronik meselesine el atmadan, hiçbir sorunu çözmeden, sözle lafla güzel nutukla propagandayla popülizme Türkiye'nin yıllarını heba edebilirdik. Bir el yağda bir el balda olanlardan olabilirdik O zaman milletimizin huzuruna alnımız ak, başımız dik çıkamazdık. Biz bu yolu tercih edenlerden, idare-i maslahatçılardan olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Milli birlik ve kardeşlik sürecinde birileri elini taşın altına koyamıyor. Asla yalnız kalmak diye bir şey düşünmedik. Bu bize asla dokunmaz. Biz doğruya, ilkelere inandık, milletimize inandık. Ana muhalefet şöyle böyle demiş bizi ilgilendirmez. Millet bizi ilgilendirir. Biliyoruz ki milletimiz bizim arkamızda."

Konuşması "Vur vur inlesin Deniz Baykal dinlesin" sloganlarıyla kesilen Başbakan eliyle işaret ederek sloganları durdurdu. Erdoğan'ın, "Hiç gerek yok. Onlar tekil, çoğunluk burada" sözleri alkışlarla karşılandı.

Sinsice bu süreci sabote etmeye çalışanlar olduğunu ileri süren Başbakan, ülkedeki kardeşliği, birliği, bütünlüğü bozup bundan kendisine siyasi çıkar sağlamının peşinde olanlar olduğunu ifade etti. Erdoğan, milletin bu kirli oyunları, kirli senaryoları görmesini, herkesin bu çirkin provokasyonlar karşısında uyanık olmasını istedi.

HUKUK İŞLİYOR

Hukukun işlediğini vurgulayan başbakan, her türlü hukuk dışı eylem hukukun karşısına çıktığını ve gereken cezayı aldığını kaydetti. Hiç kimsenin, kendi iktidarlarını, illegal örgütlerle, illegal kişilerle masaya oturan iktidar olarak gösteremeyeceğini söyleyen Erdoğan yaptıkları her şeyi hukuk içinde yaptıklarını belirtti.

Ülkenin bazı yerlerinde terörist grupların bir şeyler yaptığını ileri süren Erdoğan şöyle konuştu:

"Bahaneleri ne, işte terörist başı şöyle oluyor, böyle oluyor. Adalet Bakanlığı durumu gösterdi. Hepsi yalan. AB standartlarının üstünde bir F tipi cezaevi yapılmış. Resimleri yayınlandı. Bütün bunlara rağmen provakatif eylemler yapmak suretiyle kendisini buralardan siyasi olarak nemalandırmak isteyen bazı siyasi parti grupları da, bu süreci kendine göre değerlendirmek istiyor. Benim milletim bunlara karşı uyanık olacak Özellikle Kürt kökenli vatandaşlarım bunlara gereken cevabı vermeli, bu oyuna gelmemeli. Terör örgütü hiçbir zaman benim Kürt kökenli vatandaşlarımın temsilcisi olmamıştır, olamaz. Temel ilkemiz Türkiye'yi, kürdüyle, lazıyla, abhazasıyla, çerkeziyle, gürcüsüyle, romanıyla aklınıza ne geliyorsa 72 milyon insanı "Yaradılanı yaradan ötürü sevmek" anlayışıyla sevmektir.

Başbakan bir kere Türk milleti ifadesini kullanmadı deme cüretini gösterenler var. Benim bu hassasiyetim onlarla mukayese edilmeyecek kadar fazladır. İnsanın biraz edep, adap diye bir şeyi olur. Bizim hangi kültürle, nasıl yetiştiğimiz bellidir. Ama bunu test etmeye ne sayın Baykal'ın ne de sayın Bahçeli'nin gücü yeter. Biz onların iktidarında Türkiye adına Türk milleti adına ne yaptıklarını çok iyi biliriz. Nerede kaç tane dikili ağacınız var bunu bir gösterin. Biz ne yapıyoruz her şey ortada. Bunlarda hesap, kitap yok. El pençe divan durdukları dünya ülkeleri karşısında artık onuruyla duran bir Türkiye var. Gündemi belirlenen bir Türkiye yok, artık gündem belirleyen bir Türkiye var."

SERAP'I YAKAN KİM

Milli birlik ve kardeşlik, demokratik açılım sürecinin çok önemli olduğunu ve hepbirlikte çalışmak gerektiğini söyleyen Başbakan "Bizi ayırmak, bölmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Sokakları illegal eylem alanı haline getirenlere çocuklara şöyle öyle diyenlere sesleniyorum. O çocuklara molotofkokteyli attıran, o çocukları terörist eylem için kullanan kim? 18 yaşındaki Serap yavrumuzu otobüste molotofkokteyliyle yakanlar kim? O çocuk değil mi? O çocukları mazlum göstereceksin, o molotofkoteyliyle yanan yavruyu ne göstereceksin. Adil olun, adil. Milletimizin huzurunu kaçırmak isteyenler kendi karanlık yüzlerini işte böyle ortaya koyuyor. Milletimiz bu tahriklere alet olmayacak. Benim aziz milletimden ricam, bu oyunlara gelmemeleri, bu tahriklere aldırmamaları, bu senaryoları boşa çıkarmalarıdır. Sorumsuz davranışlar karşısında hislerimize hakim olalım. Bu ülkenin güvenlik güçleri, hakimleri, savcıları gerekeni, gereken yerde yapacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmaz. Bu süreç ak ile karanın apaçık ortaya çıkacağı bir süreçtir. Kimin gerçekten çözümü arzuladağı, kimin Türkiye'yi karanlıklara mahkum etmek istediği bu süreçte apaçık ortala çıkmıştır. Kimin gözyaşlarını dindirmek istediği kimin o gözyaşlarından beslendiği ortaya çıkmıştır. Kimin terörün karşısında olduğu kimin terörün taşeronu, kuklası, oyuncağı olduğu bu süreçte ortaya çıkmıştır , daha da çıkacaktır. İbretle izleyecek ve tüm bu oyunları hep birlikte bozacağız. Aziz milletimizden sabır, sağduyu, soğukkanlılık istiyorum. Tahriklere aldanırsak kaybeden oluruz, hep birlikte kaybederiz. Bunu unutmayalım ve tahriklere gelmeyin"dedi.

HER GÜN YAZIP ÇİZMEDE NE VAR

Basına kızdığım zamanlar olduğunu anlatan başbakan Erdoğan, bunun kendi nefsinden değil canı yandığı için olduğunu söyledi. Televizyonlarda sürekli "Burada bu vuruldu, şurada şu vuruldu. Şu kadar general şuraya çağırıldı, şu kadar albay şuraya çıkarıldı" diye haberler çıktığını anlatan Erdoğan "Zaten iş yargıda, yolunda gidiyor. Yargı gerekli kararı verecektir. Her gün yazıp çizmede, televizyonda seslendirmede ne var. Bu millete anlatacak, yol gösterecek güzel şeyler yok mu? Bunlar mı güzel şeyler, bunlar mı bize bir şey kazandırıyor. Hayır, hayır, hayır. Milletimize ufuk verecek şeyleri anlatma dertleri yok. Hep vuruşturma, kızıştırma, dert bu. Burada dayanışma lazım, bunu sağlamamız lazım.Açık ve net söylüyorum milli birlik ve kardeşliğimiz tesis ettiğimiz sürece Türkiye'yi tutana aşk olsun. Bu gücümüz var" dedi.

Yanlış yaptığı takdirde eleştirilebileceğini vurgulayan Tayyip Erdoğan basının bunu araştırmadan, soruşturmadan yaptığını ileri sürdü. Kendisine sorulduğu takdirde cevabı vereceğini anlatan Erdoğan doğru eleştrilirle yol gösterilmesine teşekkür edeceğini savundu. Hakaret edilmemesini ve yalan haber yapılmamasını isteyen başbakan "Bizim eleştiriye tahammülsüzlüğümüz yok ama milletin birliği bütünlüğünü hedef alan, milleti galeyana getiren haberlere karşı, yalan habere karşı hassasiyetim var. Orada kızarım, kızmak da benim hakkım. Kimsenin siyasetçiye tepeden bakma hakkı yok. Biz millet adına buradayız. El pençe divan durup emir buyurdunuz mu diyeceğim yoksa söylenmesi gerekeni mi söyleyeceğim. Milletin temsilcisini kimse aşağılayamaz" diye konuştu.

Demokratik açıyım sürecini insafsızca eleştirenler olduğunu belirten Erdoğan 7 yıl önce aynı köşe yazarının, bu konuları köşelerine bile taşımaya korkacaklarını ifade etti. Şimdi bu konuların rahatça konuşulduğunu söyleyen Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:

"Yazıyorlar, tartışıyorlar. Demokratik açılım nerede diye soruyorsan demokratik açılım senin köşende. AK Parti iktidarı öncesinde, düşüncesinden dolayı mahkum olanların sayısına bak, şimdi bundan mahkum olan var mı buna bak. Özgürlük bu. Ama biz bunu yeterli görmüyoruz.Temel hak ve özgürlükler doğuştan kazanılan haklardır. Bunlar üzerinde kimsenin kalem oynatmaması gerekir. Tıpkı İsviçre'de olan olay gibi. İnanç, yaşam, düşünce özgürlüğü, referanduma gider mi yahu. Bunlar doğuştan kazanılmış haklardır. Şimdi dünya bunu tartışıyor. Er veya geç aslına dönecek. Ülkemde bu konuda büyük mesafeler aldık."

ABD GEZİSİ OLUMLU GEÇECEK

ABD gezisinin verimli geçeceğine inandığını belirten Erdoğan, "Ne yazık ki İçerde olup hasmane nutuk içinde olup ABD'yi olumsuz etkileme gayreti içinde olanlar var. Bunları da biliyorum. Bunu yapanlar da bunu bilsin, Yeri geldiğinde bunlar da açıklanır. Etkileyeceklerini zannettikleri yönetimde bunlara kulak asmayacaktır. Çünkü inandırcı, dürüst, samimi değiller. Biz gönlümüzden, onlar nefislerinden konuşuyor. Farkımız bu. Tüm bunlara aldırış etmeyeceğiz. Yeterki milletimiz arkamızda olsun hayır duası arkamızda olsun. Yapayalnız da kalsak doğur bildiğimiz yolda sarsılmadan savrulmadan ilerleyeceğiz. Bu millet engin sağduyusuyla, cesaretiyle, zekasıyla, vakarıyla tüm bu tahrikleri aşmak suretiyle yarınlara evellalah bu ülkeyi ulaştıracaktır" dedi.

Genç kıza cinsel organını gösteren o sapık yakalandıİstanbul Ataşehir'de, otomobilinin içerisindeyken yoldan geçen eski basketbolcu D.Ç. adlı kadına adres sorma bahanesiyle yaklaşıp, cinsel organını göstererek onu taciz ettiği iddia edilen sürücü gözaltına alındı. Taciz edilen D.Ç.'nin, çektiği o anları gösteren cep telefonu görüntüleri sosyal medyada çok sayıda kullanıcı tarafından paylaşılarak tepki gördü.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber