Bizi de Şangay Beşlisi’ne alın!

Kanal 24’te konuşan Başbakan, Rusya ziyaretinde Putin’e yaptığı bir latifeyi anlattı: Bize takılıyorsun ‘AB’de ne işin var’ diye. Bizi o zaman Şangay Beşlisi’ne alın. Biz de Avrupa Birliği’ni gözden geçirelim”

Bizi de Şangay Beşlisi’ne alın!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 18 Temmuz’da gerçekleştirdiği Rusya ziyaretine atıfta bulunarak, “Putin’e (Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin) ‘Zaman zaman bize takılıyorsun. AB’de ne işin var diyorsun. O zaman ben de şimdi size takılayım. Hadi gelin bizi Şangay Beşlisi’ne dahil edin, biz de AB’yi gözden geçirelim’ şeklinde bir latife yaptım” dedi.
Kanal 24’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, ”Hükümetinize yönelik devamlı olarak eleştiriler var. Bunlardan bir tanesi, ‘Ak Parti kurulduğu yıllarda AB hedefine kilitlenmişti ama son dönemde bu hedefi biraz boşlar gibi oldu’ eleştirisi. Siz bu değerlendirmelere ne diyorsunuz” sorusunu, “Bu mümkün mü? Bunun en güzel örneği ilk defa bizim hükümetimizde salt görevi AB olan bir bakanlık kuruldu ve bu bakanımın tek görevi var, AB üyesi ülkeleri fellik fellik dolaşacak ve bu işin sürekli propagandasını yapacak” diye yanıtladı. Erdoğan, şunları kaydetti:

‘Türkiye’yi kapıda beklettiler’
“Türkiye’de de biz bunu çalışırken, Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ve Almanya’dan Merkel bu süreci baltalayan iki lider olmuştur ve bunu acımasız yapmışlardır. Sarkozy ve Merkel gelene kadar ben Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak liderler zirvesine katılıyordum. Onlar geldikten sonra Türkiye’yi bunlar yine kapıda bekletmeye devam etmişlerdir ve Sarkozy ile Merkel geldikten sonra zirveye bizim ve Hırvatistan’ın katılmaması kararı aldılar.

‘Sadece açmaya müsaade’
Oradaki müzakerelerde dahlimiz olur ya da olmaz, bu endişeyle aldılar. Müktesebatta olmadığı halde fasılları açma ve kapama söz konusu. Kapamayı kaldırdılar, sadece açmaya müsaade ettiler. Burada da bize hendek atlatıyorlar. Bütün bunlar ortada, konuşuyorsun hiçbir cevapları yok. Bize cevap veremiyorlar, savunamıyorlar kendilerini. Ama kalkıyor, diyor ki ’boşladılar’. Neyi boşlamayacağız kardeşim ya? Şu anda bütün fasılların hepsi bizde hazır, kurumsallaşmamızı biz hep buna göre yapmışız ve şu anda AB üyesi olan ülkelerin müktesebata uygun olmayan birçok yönleri var ki bunların en önemlisi Kıbrıs’tır. Bir defa sen Kıbrıs diye Güney Kıbrıs’ı alamazsın. Çünkü ortada yeşil hat var. Kuzey Kıbrıs’ta Güney Kıbrıs’ın herhangi bir tasarrufu yok ki. Buna karşı sizin de duruşunuz önemli. Biz de bu duruşumuzu sergiliyoruz. Niye? Bu millete yakışan duruş budur da onun için. Biz ezilemeyiz. Ama şu anda AB ile ilgili bakanlığımız çok güzel çalışıyor. Bütün kurumsal yapısını kurmuş vaziyette ve bütün ülkeleri devamlı dolaşıyor ve anlatıyor. Biz de anlatıyoruz ama buna rağmen Türkiye’deki iç muhalefet kalkıp, ’AB’yi dışladık’ diyor. Hiçbir şeyi dışlamadık.”
“2023’e Avrupa kalır mı sizce” sorusu yöneltilen Erdoğan, ”Kalır, kalmaz ama AB’nin hali ortada şu anda. Maastricht kriterlerini karşılayamıyorlar. Biz evelallah karşılıyoruz” diye konuştu. ”Ekonomik anlamda AB’nin Türkiye’ye katılması söz konusu olabilir mi” yönündeki soruyu yanıtlayan Başbakan Erdoğan,
”İnşallah, rakamlar biraz daha büyüsün de...” dedi. Erdoğan, şunları kaydetti: “Geçenlerde Rusya seyahatimde Putin’e şöyle bir latife yaptım.
Dedim ki ’Zaman zaman bize takılıyorsun. AB’de ne işin var diyorsun. O zaman ben de şimdi size takılayım. Hadi gelin bizi Şangay Beşlisi’ne dahil edin, biz de AB’yi gözden geçirelim... Mesajı ben devamlı veriyorum oraya. ’Başka arayışlara bizi götüreceksiniz’ diyorum.”

5 ülke kurdu
Şangay İşbirliği Örgütü 2001 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından “bölgedeki radikal unsurlara son vermek ve sınır güvenliğini sağlamak” amacıyla kuruldu. Şanghay Beşlisi olarak anılan ülkelere 2001’de Özbekistan’ın da katılmasıyla üye sayısı altıya çıktı. İran, Moğolistan, Hindistan ve Pakistan ise gözlemci üye statüsü taşıyor. Üye ülkelerin ekonomilerini istikrara kavuşturmakla karşılıklı ticaret ve işbirliği temeli üzerinde Avrasya bölgesinde kalkınmayı sağlamak için ortak önlemler geliştirmeye başlayan örgütü NATO etkisine karşı koymayı hedeflediği değerlendirmeleriğ de yapılıyor.
DIŞ HABERLER SERVİSİ

2014 öncesi Osman Gazi modeli
İsim vermeden CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu da eleştiren Erdoğan, “Bir taraftan demokratik haklardan bahsediyorlar, şahsımla ilgili olduğu için söylemek zor ama söylemek zorundayım; ’Tayyip Erdoğan aday olmasın’ diyorlar. Sen kimsin ki Tayyip Erdoğan aday olsun veya olmasın diye kanaat belirtiyorsun? Olur veya olmaz. Sen daha siyasette yokken biz siyasetin içindeydik” dedi. Erdoğan, “2014 cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili yeni ittifak arayışına girdiği” yönündeki yorumların hatırlatılması üzerine de, en büyük ittifakı milletle yaptıklarını kaydetti. Osman Gazi gibi beylikleri toplayarak hareketlerini çok daha büyük bir güç haline getirebileceklerini bildiklerini söyleyen Erdoğan, kamuoyu araştırmalarında Ak Parti’nin konumunun yüzde 50-55 arasında değiştiğini, muhalefet partilerinin durumlarının da seçim neticelerinin aynısı gibi göründüğünü belirtti.

‘Gazeteciyse içeri girmeyecek mi?
Erdoğan, tutuklu gazetecilerin durumuyla ilgili bilgileri Adalet Bakanı’ndan istediğini belirterek, basın kartı almanın zor olmadığını, dolaylı yollardan alındığını, gazete mensubu olmanın da çok zor olmadığını söyledi. Bu kişilerin terör örgütüyle bağlantıları olduğunun altını çizen Erdoğan, şöyle devam etti: “Terör örgütü adına bunlar birçok şey yapıyorlar. Ortada bir terör örgütü var ve siz bu terör örgütüne yönelik bağlantılarınız ve onların şu veya bu şekildeki eylemlerinde rol almışsınız ama sıfatınız gazeteciymiş. Girmeyecek mi içeri? Bunları da görmemiz lazım. Türkiye bunun bedelini bugüne kadar çok ağır ödedi ve hala ödemeye devam ediyor. Şu anda yine birilerinin çok savunduğu içeride olan gazeteciler var ki bunların da Türkiye’de hükümet devirme, iktidar devirme gibi gayretlerin içinde olduğu çok açık, belgelerle ortada. Dosyaları, iddianameleri gördüğüm zaman ben de şoka girdim.”

‘Öğrenci kafayı mı bulacak ya da ilim mi alacak?’
Erdoğan, müzik festivali yapılacak bir üniversitede başlayan bira tartışmasıyla ilgili olarak, “Üniversitenin içinde böyle bir şey nasıl olur? Öğrenci oraya gelip de alkolü alıp kafayı mı bulacak yoksa ilmi alıp kendini mi bulacak?” dedi. Müzik festivali yapılacak üniversitenin içinde bulunan restoranların Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu’ndan alkollü içki satışına yönelik izin aldıklarını kaydeden Erdoğan, ”Bir üniversitenin içinde, restoranlarında alkollü içki satılmasına müsaade edilebilir mi? Böyle bir şey olabilir mi? Biz bunu Bakanlar Kurulu’nda da görüştük. Üniversitenin içinde böyle bir şey nasıl olur? Öğrenci oraya gelip de alkolü alıp kafayı mı bulacak yoksa ilmi alıp kendini mi bulacak? Üniversitenin dışında malum yerlerde gider alkolünü alır ki biz bu noktada meyhane falan kapattığımız yok, hepsi ortada. Burada bazı uyarılar kendilerine geldi. Ben de ilgili arkadaşlarımı, oranın yönetiminde olanları aradım; ’Nedir bu hal, biz buna üzülüyoruz’ dedik. Sağolsun onlar da o ana kadar işin farkında olmadığını söylediler.
Anayasa ortada dururken, ben anlamıyorum bu köşe yazarları nasıl oluyor da hala bu işi savunuyor? Bizim gençliğimizin bunlar tamamen alkolik olmasını istiyorlar. Biz de muhafazakar demokrat bir parti olarak Anayasa’nın gereği neyse bunun gereğini talep ediyoruz, yaptığımız budur.
İlla içecekse onun da yerleri var ki ben onu da teşvik eden birisi değilim, ondan da rahatsızım, onu da söyleyeyim. Çünkü ben gencimin bu noktada alkolik bir genç olarak yetişmesinden yana değilim.”

Kaıköy'de uyuşturucu operasyonuİstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler uyuşturucu satıcılarına yönelik Kadıköy'de operasyon yaptı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber