Çapraz sorguda soru polemiği

Ergenekon davası sanıklarından emekli Tuğg.Veli Küçük, çapraz sorgusunda soruları kısa cevaplarla geçiştirdi. Küçük’ün avukatı Tayfun Ilıca, savcıyı kastederek “Dün akşam ne oldu? Yeniden mi dosyasına çalıştı da soru soruyor? Her duruşmada yeniden başa mı dönülecek?” deyince Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, sanığa tekrar soru sorulabileceğini kaydetti

Çapraz sorguda soru polemiği

Ergenekon davasında dün sanıklardan emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün çapraz sorgusuna devam edildi. Savcıların sorularını geçiştiren Küçük, neredeyse hiçbir soruyu yanıtlamadı. Küçük’ün avukatı Tayfun Ilıca, savcı Mehmet Ali Pekgüzel’e “Dün akşam ne oldu? Yeniden mi dosyasına çalıştı da soru soruyor? Her duruşmada yeniden başa dönülüp soru mu sorulacak?” diye tepki gösterince Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, sanığa tekrar soru sorulabileceğini kaydetti.
Davanın 27.duruşmasına Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları yerleşkesinde devam edildi. Tutuksuz sanıklardan Ali Yasak’ın avukatı Şevket Küçük’ün, Susurluk kazasındaki çantadan haberi olup olmadığını sorması üzerine Küçük, kazanın 1996’da olduğunu, Yasak’ı 1998 ya da 1999’da tanıdığını anlatarak, “Çantadan baştan beri haberim yok. Yasak’ı bu çantayı almak üzere kaza yerine gönderdiğim iddiası var. Yasak’ı tanımıyorum ki çantayı almaya göndereyim” dedi.
Savcı Pekgüzel’in sorularına kısa cevaplar veren Küçük, Tuncay Güney ile arasında husumet olup olmadığı sorulunca, bunu savunmasında açıkladığını belirtti. Küçük, savcı, “Güney ile sizi tanıştıran Necmettin Ergenekon mu?” deyince, “Açıkladım” dedi. Pekgüzel’in, “ABD’ye gittiğinizde Güney’i telefonla aradınız mı, telefonun numarasını nereden buldunuz?” sorusunu da Küçük, “Savunmamda söyledim” diye cevapladı. “Adil Serdar Saçan ile aralarında husumet olup olmadığı” sorulan Küçük, savcıya yönelik “Savunmamı dinlememiş herhalde. Açıklama yaptım” dedi.

Ajanda sorusu kızdırdı
Ajandasında Behiç Aşçı’nın ölüm orucu eylemi nedeniyle 45 kiloya düştüğü yazısının sorulması üzerine Küçük, “Sayın savcının sorusunu geri almasını teklif ediyorum. Ajandalarımın yayımlanmaması konusunda Genelkurmay Başkanlığı’nın yasağı olmasına rağmen açıklama yapıyor” dedi. Pekgüzel de yasak olmadığını söyleyince, Küçük, “Cevap vermiyorum” dedi.
Küçük’ün avukatı Ilıca da, savcıyı kastederek “Dün akşam ne oldu? Yeniden mi dosyasına çalıştı da soru soruyor? Her duruşmada yeniden başa dönülüp soru mu sorulacak?” dedi. Başkan Şengün de, sanığa tekrar soru sorulabileceğini kaydetti.

‘Güney’i terslerdim’
Mahkeme Heyeti üyesi Hasan Hüseyin Özese’nin ‘Tuncay Güney’i ne zaman tanıdınız?” sorusuna, Küçük, “1990-1991 olabilir” yanıtını verdi. Küçük, “Güney, ‘Veli Paşa ile konuşuyorum’ havasını yaratmak için 3-5 ay ara ile beni arar. Güney’i terslerdim, azarlardım. Bana yardımcı olmak için istihbarat bilgisi verir, ancak bilgilerin hiçbir şeye benzemediğini söyledim”dedi. Avukat Ilıca da, “gizli tanık” olarak ifade verdiği belirtilen Osman Yıldırım’ın kız kardeşini öldürdüğü için 24 yıl cezaevinde yattığını öne sürerek, “Kahvehane işletir, ancak 5 milyon ABD doları vardır. atv’nin de hissedarıdır” dedi.
Duruşmaya verilen arada yakınları tarafından hatırı sorulan Küçük, “Ne olsun yargılanıyoruz. Yaklaşmayın burası terör bölgesi. Benim için 400 yıl istiyorlar. Göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Şimdi yemeğe gidiyorum. Bizim için balık ızgara yapmışlar” dedi. Küçük’ün eşi Necla Küçük yanındakilere gülerek “Bak balık yiyecekmiş” dedi.

‘Avcı’nın ifadeleri düzmece’
Cumhuriyet savcısı Nihat Taşkın da, dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı’nın, Sami Hoştan, Ali Fevzi Bir, Abdullah Çatlı, Hadi Özcan gibi kişilerin Küçük ile irtibatlı olduğunu söylediğini belirtti. Küçük, Susurluk konusunda bununla ilgili açıklama yaptığını ifade ederek, “Hiçbir hileye yer vermeyecek olan şanlı TSK’nın bu konuyu incelediğini” söylediğini anlattı. Küçük, “Avcı’nın düzmece, sahte ifadeleri verdiği açık açık ortadadır” dedi. Sami Hoştan da Avcı’ya, Ataköy’de Çatlı ile bir araya gelip gelmediğinin sorulmasını istedi. Görüşmede bulunduğunu belirten Hoştan, Avcı’nın getirilmesini talep etti. Mahkeme Başkanı Şengün ise “Gelince sorarsın” dedi.

‘Garih’in katili askerim değildi‘
Davanın tutuklu sanıklarından emekli Albay Fikri Karadağ duruşmada, Yeni Şafak gazetesinde önceki gün “Üzeyir Garih’in katili Karadağ’ın askeri” başlığıyla yayımlanan haberi yalanladı. Garih cinayeti hükümlüsü Yener Yermez’i tanımadığını söyleyen Karadağ, “Mayıs 1998’de Hasdal’da değil, Sakarya Kışlası’nda komutan yardımcısıydım. Daha sonra ayrılarak Harp Akademileri’nde öğretim üyesi olarak göreve başladım. 2001’de Üzeyir Garih öldürüldüğünde Harp Akademileri’ndeki bu görevim devam ediyordu. Bu haberleri yapanları insafa çağırıyorum. Mahkemenizin bu haberlerin etkisi altında kalmaması için bunları açıklıyorum” dedi. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün ise “Merak etmeyin, mahkeme etkilenmez” diye karşılık verdi.

Mardin'de zincirleme trafik kazasıMardin'in Nusaybin ilçesinde, otomobilin çarpmasıyla sürücüsünün kontrolünden çıkan kamyonet, cipe çarptı. Zincirleme kazada 1 kişi yaşamını yitirdi, Mardin Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş ile 6 kişi yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber