CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Bu seçimler gayrimeşrudur

Gerek 16 Nisan referandumunun gerek 24 Haziran seçimlerinin meşru olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, “Tek başına sandık, seçime meşruiyet kazandırmaz. Geldiğimiz nokta keyfi tek adam yönetimidir. Diktaya teslim olmayacağız” dedi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Bu seçimler gayrimeşrudur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bana diyorlar ki, ‘biz kazandık bu seçimler meşrudur’. Hayır efendim bu seçimler gayrimeşrudur, adil koşullarda yapılmamıştır. Tek başına sandık bir seçime meşruiyet kazandırmaz” dedi. Seçimlerin ardından hayata geçen yeni yönetim sistemini sert sözlerle eleştiren Kılıçdaroğlu, “Geldiğimiz nokta keyfi tek adam yönetimidir. Tek adamların unvanı diktatördür. Bunun tarihteki adı da Firavun yönetimidir. Hiçbir dikta yönetimine asla teslim olmayacağız. Kuvayımilliye damarını büyütmek zorundayız. Bunun partisi yoktur bunun tek bir kuralı vardır; vatan sevgisidir” ifadelerini kullandı.

24 Haziran seçimlerinin ardından başlayan yeni yasama dönemindeki ilk grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, özetle, şu mesajları verdi:

BERBEROĞLU SİYASAL TUTSAK: Enis Berberoğlu hapiste siyasal tutsak olarak tutuluyor. Seçimler yapıldı, milletvekili olarak olarak seçildi. Ve Yargıtay’da dosyasına bakılmıyor. Derhal oturup karar almaları ve serbest bırakmaları gerekiyor. İçeride kaldığı her dakika bir hukuksuzluk örneğidir. Eski milletvekilimiz Eren Erdem tutuklandı. Normalde davası 19 Eylül’deydi. Erkene alındı, niçin? ‘Yurt dışına kaçabilir’ Neden kaçsın? Suçlu değil ki. Ortada yargılama yok, yapılan bir yargısız infaz.

KARİKATÜR TALİMATI: ODTÜ’nün bir geleneği vardır; diploma törenleri yapılır, mezunların ellerinde ya karikatürler ya vermek istedikleri mesajlar vardır. Penguen’de 13 yıl önce yayınlanan bir karikatür taşıyor öğrenciler. Adı ‘Tayyipler Alemi’. Efendim, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiniz’. Yargılanmış, beraat edilmiş. Bütün arkadaşlarımdan istirham ediyorum. Benim Twitter hesabımdan bu karikatür yayınlanacak. Bütün milletvekili arkadaşlarım bu karikatürü yayınlasınlar.

İKİ 15 TEMMUZ VAR: 15 Temmuz darbe girişiminin 2. yılını andık. İki 15 Temmuz var. Bir halkın, iki sarayın. Halk direnme hakkını kullandı. Bu halkın 15 Temmuz’udur ve direnme hakkı olan halkın bir destanıdır. Bir de sarayın 15 Temmuz’u var. Bu da halkın direnme hakkı sonucu elde ettiği hakkı sarayın çıkarları için kullandır. 20 Temmuz’da sivil darbe yaparak gerçekleştirilmiştir.

ERDOĞAN DA BİLİYORDU: Neden kontrollü darbe dedik? Darbenin olacağını biliniyordu. Önlenmedi, önlenebilirdi. Sonra sonuçlarından yararlanıldı. Meydanlarda kutlama yapıyorsun, 250 kişinin kanı Erdoğan’ın yakasındadır... Darbeden 3 ay önce, Abdullah Kod isimli birisi, İzmir’de gidiyor, darbe yapacakların tamamının ismini veriyor. Niye gereği yapılmıyor? Aslında bekliyorlar, darbe yapılsın, fırsata çevirelim, karşı darbe yapalım ve Türkiye’yi bir darbe süreci içine sokalım. Son derece bilinçli bir hareket. Darbe günü Erdoğan da darbenin olacağını biliyordu. Niye Marmaris’te saklanıyordu. Bir Cumhurbaşkanı saklanır mı halkından? Darbe olacağını bildiği için, darbeyi fırsata dönüştürmek için. Ve yaptı da bunu.

ASLA MEŞRU DEĞİL: Hukukun ve anayasanın askıya alındığı süreçte Anayasa referandumu yapıldı. YSK görevini yapmadı. O zaman söylemiştim, ‘YSK içinde bir çete var’ diye. Sizin çete olduğunuzu söz veriyorum er geç ispat edeceğim. Burada olmasa bile yurt dışında ispat edeceğim. Bu referandum tarihe mühürsüz seçim olarak girdi. Meşru olmayan bir zeminde anayasa değişiklikleri gerçekleşti ve hileli bir demokrasi ile bir seçim sürecine girdik. Seçimlerde meşru bir sonuç elde ettiklerini düşünüyorlar. Ne anayasa değişikliği ne de bu seçimler asla ve asla meşru değildir... Tek başına sandık bir seçime meşruiyet kazandırmaz... Şimdi bana diyorlar ki, ‘efendim biz kazandık bu seçimler meşrudur’. Hayır efendim bu seçimler gayrimeşrudur adil koşullarda yapılmamıştır.

FİRAVUN YÖNETİMİ: Geldiğimiz nokta keyfi tek adam yönetimidir. Bakan yok çünkü hepsi memur. Tek adam yönetimi. Irak’ın Saddam’ı böyleydi. Libya’nın Kaddafi’si de böyleydi. 21. yüzyılda tek adamların unvanı diktatördür. Bugün Türkiye bir dikta yönetimi tarafından yönetilmektedir. Bunun tarihteki adı da Firavun yönetimidir.

‘Onlara oy verdin şimdi ağlıyorsun’

Seçimlerden önce arkadaşlarımız şeker fabrikaları özelleştirilmesin diye her tarafa gitti. Erzurum’da da fabrika var çalışan işçiler var. İşçilerden biri konuşuyor. ‘Hükümet yetkililerimiz nerede? Oy toplamaya geldikleri zaman, sizi mağdur etmeyeceğiz demişlerdi ama hepimizin işine son verildi’. Sevgili işçi kardeşim, gittiniz Ak Parti’ye oy verdiniz. Şimdi diyorsun ki hükümet nerede? Hükümet yok ki. Başbakan da yok. Bakanlar Kurulu da yok. Sen yaptın bunları. Şimdi ceremesini çekiyorsun. Şimdi ağlıyorsun işsizim diye, nerede bu hükümet diye. Ben senin hakkını savunuyorum, sen ‘badem sütü içsin, ben aç kalırım’ diyorsun. Uyanacaksın kardeşim, başka çaresi yok.

‘Zulüm arttıkça ışık yaklaşacak’

TEK KURAL VATAN SEVGİSİ: Peki ne yapacağız? 1982 Anayasası oylanırken yüzde 8 hayır çıkmıştı. O zaman sayımız yüzde 8’di. Bugün sayımız en az yüzde 50. Hiçbir diktaya ve dikta yönetimine asla teslim olmayacağız. Parlamento içinde de dışında da mücadele. Kuvayımilliye damarı daraltılmak isteniyor. Kuvayımilliye damarını büyütmek zorundayız. Bunun partisi yoktur bunun tek bir kuralı vardır vatan sevgisi. Zalimin gitmesi için, ‘zulmün artsın’ derler. Zulüm arttıkça ışık yaklaşacaktır. Hiç kimse Mustafa Kemal’in şu sözünü unutmasın; ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır, o satıh bütün vatandır.’

İstanbul için korkutan alarm! Son 10 yılın en düşüğü...İstanbul’da 11 Aralık itibariyle bugüne kadar beklenen yağmurların yağmaması barajlardaki su seviyesinin ciddi oranda azalmasına yol açtı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber