Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Fırat’ın doğusu için net mesaj: Harekât birkaç güne başlayacak

ABD’nin Suriye politikasını eleştiren Erdoğan, “Fırat’ın doğusundaki teröristleri hâlâ çıkarmıyorlar. İş başa düştü. O zaman biz çıkaracağız. Harekâtımıza birkaç gün içinde başlayacağımızı ifade ediyoruz” dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Fırat’ın doğusu için net mesaj: Harekât birkaç güne başlayacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fırat’ın doğusuna yönelik günlerdir gündemde olan operasyonun “birkaç güne başlayacağını” açıkladı. ABD yönetiminin Suriye politikasını eleştiren Erdoğan, “Her şeye rağmen Amerika’yı doğru zeminlerde buluşabilmemiz şartıyla gelecekte de birlikte yol yürüyebileceğimiz stratejik müttefikimiz olarak görüyoruz. Fırat’ın doğusunu bölücü terör örgütünden kurtarmaya yönelik harekatımıza birkaç gün içerisinde başlayacağımızı ifade ettik, ediyoruz. Hedefimiz asla Amerikan askerleri değildir, bölgede faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarıdır. Oradaki teröristleri hâlâ çıkarmıyorlar. O zaman biz çıkaracağız, iş başa düştü” dedi.

Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türk Savunma Sanayi Zirvesi’ne katıldı. Programda Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, kuvvet komutanları da yer aldı. Programda yerli yapım genel maksat helikopteri T625’in adı “Gökbey” olarak açıklandı. Erdoğan, şunları söyledi:

‘Yürümek yetmez’

KAPILARDAN DÖNDÜK: Savunma sanayinde yerlilik oranı yüzde 65’e ulaştı. Olduğu yerde kalmış olsaydık, Zeytin Dalı Harekâtı’nı yapamazdık. Bunları milletin bir zaferi olarak görürken, terör örgütlerini çökertme mücadelesinde bu operasyonlar, bize savunma sanayindeki gücümüze güç kattı. Bugün eğer terörle mücadelede bu hedeflere varabiliyorsak, bu neticeleri alabiliyorsak, bunun tek nedeni bu lojistik desteğin bize sürekli olarak akmasıdır, gelmesidir. Yoksa’batı verirse bir şey yaparım’... Kusura bakmayın batıdan hiçbir şey gelmez ve gelmedi. Hep kapılardan döndük, döndürüldük..

EN BÜYÜK İSPATI: Artık ihracata başladık. Bundan sonra daha iyi olacak. Daha güçlü şekilde sürdüreceğiz. Dünyada yaşanan sayısız örnek, bu gerçeğin en büyük ispatıdır. Dünya öylesine hızlı şekilde değişiyor ki böyle bir ortamda sadece yürümek yetmez, koşabilecek kabiliyet ve imkanlara sahip olmak gerekiyor, bunu başarmamız lazım.

60 MİLYAR DOLAR: Savunma sanayii alanındaki vizyonumuzun sözde kalmayıp icraata dökülmesi için proje bedeli 60 milyar doları bulan 650 kalem işi takip ediyoruz.

Bunlardan üçü doğrudan teknoloji, geliştirme ve araştırma merkezidir ve projeleridir. Seri üretim, prototip geliştirme, alt sistem tasarımı gibi konular da önceliklerimiz arasındadır.

‘Bugün git, yarın gel’

BIKTIK, BİTTİK: Başbakanlığımda, İHA alalım dedik. Kimden? Stratejik ortağımızdan. ‘Bugün git yarın gel’. Hiç olmazsa kiralık verin diyoruz; ‘yok’. İsim vermeyeceğim, hep söylenen şu; ‘kongre izin vermiyor’. Bıktık, bittik ama hamdolsun özel sektörümüz çıktı ortaya insansız hava aracını da yaptı, silahlı insansız hava aracını da yaptı. Daha ileri gidecekler. Buna inanıyorum.

İTHAL ETMEYİN: Türkiye savunma sanayindeki tüm stratejik ihtiyaçlarını kendisi tasarlayabilir, geliştirebilir, üretebilir, hale gelene ve bunların ihracatını yapana kadar durmayacağız, dinlenmeyeceğiz, gece gündüz çalışacağız. Bu süreçte çok acil olmayan hiçbir ürünün, malzemenin yurt dışından ithal edilmemesi gerektiğinin talimatını buradan tüm kurumlarımıza bir kez daha veriyorum. Bizi birilerine muhtaç etmeyin.

GÖRECEĞİZ: Suriye krizinde yaşananlar ders verici. Çok ders aldık, işte güneyimizde görüyorsunuz terör koridorunu orada inşa etmenin gayreti içindeler. Biz, ‘bunlar teröristtir’ diyoruz, stratejik ortaklarımız, başta Amerika olmak üzere ‘bunlar terörist değildir’ diyor. Menbiç’te hâlâ netice alamadık. Sayın Başkan, diyor ki; ‘30 günde bunların tamamını temizleyeceğiz’. Göreceğiz. Temenni ederiz ki temizlesinler. Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz.

PAÇAVRALARLA YAN YANA: Terör örgütüne silah, malzeme gönderiliyor. Söylüyoruz, ‘hayır böyle bir şey yok’ diyorlar. Tüm kayıtlarımız ortada. Sizin istihbaratınız varsa bizim de istihbaratımız var. Üstelik bunlar insani istihbaratla kayda giren şeyler. DAEŞ bahanesiyle ülkemizin güney sınırları kuşatılınca Amerikalılara bunun sürdürülemez olduğunu ifade ettim. Onlar da şahsıma, ‘Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduklarını, bizim rahatsız olduğumuz terör örgütleriyle ilişkilerinin de taktiksel mahiyet taşıdığını’ söylediler. Nasıl taktikselse? DAEŞ’e karşı yürütülen operasyonları birlikte gerçekleştirmeyi teklif ettik. Amerikalılar yüzümüze karşı olumlu konuşmalarına rağmen terör örgütünün unsurlarını sahaya sürmeyi tercih ettiler. Kiminle yan yana? Kendi bayraklarıyla o paçavralar yan yana. Ortak devriye, ortak eğitim aşamasına kadar getirdiler bu işi. Silah vermedik dediler, şimdi de, ‘DAEŞ tehdidinin ortadan kalkması ile toplayacakları’ sözüyle mukabele ettiler. Kimi uyutuyorsunuz.

HAZIRLIK TAMAM: Fırat’ın doğusu ile ilgili ikazlarımızı yaparken, aynı zamanda hazırlıklarımızı da tamamladık. İşte Deyrizor, işte Menbiç. Deyrizor petrol yataklarını bu terör odakları kullanıyor. yılda 600-650 milyon dolar ham ve işlenmiş petrol olarak gelir elde ediyorlar. Kaynak neresi demeyin, işte kaynak burası ve göz yumuluyor. Bizim ne Amerikan yönetimine ne de Suriye’deki Amerikan askerlerine yönelik bir husumetimiz bugüne kadar olmadı. Her şeye rağmen Amerika’yı, doğru zeminlerde buluşabilmemiz şartıyla gelecekte de birlikte yol yürüyebileceğimiz stratejik müttefikimiz olarak görüyoruz.

Ülkemizin beka meselesi olarak gördüğümüz Suriye politikasındaki derin görüş ayrılıklarımızın gelecekteki daha büyük iş birliklerimizin önünde bir engel oluşturmasına izin vermemeliyiz. Bu anlayışla Fırat’ın doğusunu bölücü terör örgütünden kurtarmaya yönelik harekâtımıza bir kaç gün içinde başlayacağımızı ifade ettik, ediyoruz. Hedefimiz asla Amerikan askerleri değildir, bölgede faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarıdır. Bunun da altını özellikle çiziyorum.

İŞ BAŞA DÜŞTÜ: İdlib’te Rusya ile başarılı olduk. Aynı durumu Fırat’ın doğusunu da Amerika ile yapalım. Menbiç’te yapalım. Menbiç yüzde 80-85’i ile tamamen Araplara ait olduğu halde şu anda orada terör örgütleri bulunuyor ve dürüst davranmıyorlar, oradaki teröristleri oradan hâlâ çıkarmıyorlar. O zaman biz çıkaracağız, iş başa düştü.

YERLİ HELİKOPTERİN ADI GÖKBEY

Cumhurbaşkanı Erdoğan, T-625 genel maksat helikopterinin adını da uzun değerlendirmeler sonucu belirlediklerini ifade ederek, “Adını ‘Gökbey’ olarak belirledik. Gökbey’in ülkemize, milletimize, sektörümüze hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum. Bizler de bu genel maksat helikopterimizi kullanacağız. İnşallah kendi eserimizle dünyada iftihar etmeye devam edeceğiz. Emeği geçenleri kutluyorum” dedi. Çoklu görev kabiliyeti olan Gökbey, yüksek sıcaklık ve irtifa performansı, geniş kabin hacmi, gelişmiş aviyonik sistemler ve full glass kokpit ile katlanabilir iniş takımlarına sahip. 10+2 yolcu kapasitesi olan 2 motorlu helikopterin azami seyir sürati 305 kilometre, havada kalış süresi 3.6 saat, menzili 736 kilometre, kalkış ağırlığı 6 ton, servis tavanı ise 20 bin feet.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Fırat’ın doğusu için net mesaj: Harekât birkaç güne başlayacak

Erdoğan, Fırat’ın doğusuna harekâtın her an başlayabileceğini söyledi.

'GEREĞİNİ YAPARIZ'

DEVE KUŞU MİSALİ: Terör örgütünün isminin sürekli değiştirilmesi, deve kuşu misali, Menbiç’teki hakikati ortadan kaldırmaya yetmiyor. Diyorlar ki, ‘o terör örgütü değil’. Kimi uyutuyorsunuz? Onlar işte Kürtler değil, onlar Araplarmış. Biz Arap’ı da terörist Kürtleri de iyi biliriz. Kürt kardeşlerimizin arasından teröristler varsa kusura bakmasınlar onlara da gereğini yaparız. Niye? Ülkemize karşı, ihanet içinde olanlara karşı asla elimiz yumuşak olamaz. Suriye DAEŞ’in ardından PYD/YPG zulmü altında inlemeye başladı. Üstelik tüm bunlar, ABD askerlerinin nezaretinde, belki yönlendirilmesinde yapılmıştır. Türkiye’nin artık bu gidişata tahammül edemeyeceğini belirterek, meşru müdafaa veya müdahale hakkını kullanma ihtimaline karşı da Amerikan askerleri teröristlerin aralarına serpiştirilmiştir, yerleştirilmiştir. Yine Amerikan askerleri tarafından kurulan radar üsleri ve gözlem noktalarının hedefinin de ülkemizi teröristlerden değil, teröristleri Türkiye’den korumak olduğu aşikardır.

'BİZİM İÇİN BİR MASAL'

SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ: Suriye’de artık DAEŞ diye bir tehdit yoktur. Bu bizim için bir masaldır. Güya bu örgütün hâlâ etkinlik gösterdiği 150 kilometrekarelik bir alandan söz ediliyor. Eğer bütün mesele buysa biz Türkiye olarak bu bölgedeki DAEŞ unsurlarını derhal etkisiz hale getirmeye hazırız. Biz bunu yaparız. Hiç onlara gerek yok. Elbette bunun Suriye üzerinde uygulanmaya çalışılan asıl planın bir bahanesi, sahte görüntüsü, oyalama taktiği olduğunu biliyoruz. Türkiye sınırlarının dibinde oynanan bu oyuna daha fazla seyirci kalınmayacağını her fırsatta muhataplarına söylemiştir.

‘Atak’ ihracatı için kritik ziyaret

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de savunma sanayi projelerindeki gelişmeleri anlatırken “Atak ihracaatı yanında, uluslararası alanda iş birliği ve ihracat faaliyetlerimizin örneği olarak da gelecek hafta pazartesi günü bir Uzakdoğu ülkesine (Filipinler) Atak ihracatı ile ilgili son adımı atmak üzere bir ziyaret planlıyoruz” dedi. Türk mühendislerinin geliştirdiği milli helikopter ATAK, Pakistan’a da ihraç ediliyor.

Başkent’te otomobil dolandırıcılarına operasyonAnkara'da, otomobillerin kilometresini düşürüp, hasarlarını gizleyerek yaklaşık 60 kişiyi dolandıran 7 kişilik çete, polisin 'Sayaç' adlı operasyonuyla çökertildi. Kendilerini polis olarak tanıtıp, şifreli dil kullanan çete üyelerinden 5'i tutuklandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber