Cumhurbaşkanı Erdoğan: Emanetinize sahip çıkacak belediye başkanları vadediyoruz

Diyarbakır'da halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz 31 Mart'ta size adam gibi belediye başkanları, hizmet için çalışacak belediyeler vadediyoruz. Bodrum katlarında teröristlerce sorguya çekilen, tokatlanan değil, emanetinize sahip çıkacak, karakterli belediye başkanları vadediyoruz" dedi.Erdoğan ayrıca Silvan Tüneli ile ilgili müjdeyi de paylaşarak Silvan Barajı'ndan alınan suyu Mardin'e kadar aktaracak Silvan Tüneli'nin temelinin bugünlerde atılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Emanetinize sahip çıkacak belediye başkanları vadediyoruz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık 10 sene öncesinin Diyarbakır'ı yok, İstanbul'a adeta örnek bir Diyarbakır var. Bu terör örgütü kalıntılarıyla bugünlere gelmedik, bunlara kayyum kardeşlerimizle geldik. Onlar, devletin kendilerine gönderdiği parayı Diyarbakır'a harcadılar." dedi.

Erdoğan, partisinin Diyarbakır İl Başkanlığınca İstasyon Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.

Diyarbakır'ın binlerce yıllık kadim bir şehir olduğunu, Kudüs'ün, Şam'ın, Bağdat'ın, Buhara'nın, Semerkand'ın, Urfa'nın, Bursa'nın ve Üsküp'ün kardeşi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahmed Arif ve Sezai Karakoç'un şiirleriyle meydandakileri selamladı.

Diyarbakır'ın tüm ilçelerini tek tek sayarak selamlayan Erdoğan, "Diyarbakırlı kardeşlerimizin yürüdüğü yola kurban oluruz biz. Asırlardır medeniyetimizin sembol şehri Diyarbakır, bugün de gönlümüzün en baş köşesindedir. Ben inanıyorum ki 31 Mart akşamı da inşallah sandıklarda da bu coşkuyu göreceğiz. İşte bunun için son bir yıldır 4'üncü defa Diyarbakır'dayız." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'ın Türkiye, Türkiye'nin de Diyarbakır olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

"Bundan tam bir asır önce İstanbul işgal edildiğinde Diyarbakır'ın evladı Süleyman Nazif, 'Kara bir gün' başlığıyla bir yazı yazmıştır. Bu yazının yayımlanmasıyla şehirde yer yerinden oynamıştır. Tıpkı Maraş'ta Sütçü İmam'ın, Antep'te Şahinbey'in, Şehitkamil'in yaptığı gibi Süleyman Nazif de işgal edilen şehrinde İstanbul'da istiklal ateşini yakmıştır. Diyarbakır, asırlardır hep kendisiyle birlikte ülkemizin istiklalinin lokomotifi olmuştur. Buna rağmen Diyarbakır, uzunca bir süre ülkemizin diğer şehirleri gibi geri kalmışlık, yoksulluk ve ihmal edilmişlik batağına itilmişti. Maalesef Diyarbakır'ın başına terör örgütü belası kara bulut gibi çökmüştü."

"İradelerini terör örgütüne teslim ettiler"

Diyarbakır'ı terör örgütünün zulmünden kurtardıkça şehrin çehresinin değiştiğini en iyi Diyarbakırlıların bildiğini dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

"Artık 10 sene öncesinin Diyarbakır'ı yok, İstanbul'a adeta örnek bir Diyarbakır var. Bu terör örgütü kalıntılarıyla bugünlere gelmedik, bunlara kayyum kardeşlerimizle geldik. Onlar, devletin kendilerine gönderdiği parayı Diyarbakır'a harcadılar ama birileri halkın mesajını yanlış anladı. Halkın kendilerine verdiği 80 milletvekili ve yüzün üzerinde belediye ile şehirlerimize ve ülkemize hizmet edecekleri yerde gidip siyasi söylemlerini bir avuç marjinale, iradelerini de terör örgütüne teslim ettiler."

Devletin, belediyelere, vatandaşlara hizmet etmek için verdiği araç ve imkanları altyapı eksikliklerini gidermek için değil, çukur kazmak için kullandıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle dedi:

"Teröristlere verdikleri destekle oralarda yaşayan insanlarımıza ve esnafımıza hayatı zehir ettiler. Biz ne yaptık? Teröristleri kazdıkları çukura gömdük. Bu ülkede tek bir devletin olduğunu, onun da Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğunu gösterdik. Bununla yetinmedik, iradelerini götürüp terör örgütüne teslim edenleri de görevlerinden aldık. Bu ülkede kamu adına görev yapanların sadece halka ve devlete hesap vereceklerini gösterdik. Görevden aldığımız örgüt militanlarının yerlerine de tek amaçları ülkemize ve şehirlerimize hizmet etmek olan kayyumları atadık."

Erdoğan, mitinge katılanlara yönelttiği, "Elinizi vicdanınıza koyarak cevap verin. Diyarbakır, terör örgütünün emrindeki militanlar döneminde mi hizmet gördü, yoksa şu anda bizim de adayımız olan kayyum döneminde mi hizmet gördü?" sorusuna "Kayyum" yanıtını aldı.

Diyarbakır Büyükşehir'de, Bağlar'da, Kayapınar'da, Yenişehir'de, Dicle'de, Bismil ve diğer ilçe belediyelerindeki görevlendirmeler sonrası verilen hizmetlerin terör örgütünün emrine girenlerden alınamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kayyumların verdiği hizmetleri, örgütün emrine girenlerden alabildiniz mi? Alamazsınız. Çünkü onların derdi hizmet etmek değil, örgüte selam durmaktır. Kimsenin kendi hevesleri, hırsları için koskoca bir şehrin geleceğiyle oynamaya, koskoca bir şehir hayatını zorlaştırmaya hakkı yok. Halka hizmet yerine ellerine örgütün tutuşturduğu bildirileri okuyan belediye başkanlarının kendilerine faydası yok ki şehirlerine olsun. Diyarbakır'a tırnak ucu kadar katkı sağlamayan, tam tersine sadece yük olan, sadece bedel ödeten örgüt artıklarından şehrimizi tamamen kurtarmanın vakti gelmiştir."

"Korkmak yok. Kork Allah'tan korkmayandan" ifadesini kullanan Erdoğan, 31 Mart'ta Diyarbakırlılara "adam gibi belediye başkanları hizmet için çalışacak belediyeler" vadettiklerini söyledi. Erdoğan, "Biz bodrum katlarında teröristlerce sorguya çekilen, tokatlanan belediye başkanları değil, emanetinize sahip çıkacak karakterli belediye başkanları vadediyoruz. Diyarbakır artık Kandil yerine kendi şehrine hizmet edecek namuslu belediye başkanlarıyla yönetilmeyi hak ediyor." diye konuştu.

Erdoğan, kentin şehrin kaynaklarını çukura, hendeğe gömen değil yatırıma, işe, aşa, istihdama dönüştüren ehil belediye başkanlarıyla yönetilmeyi hak ettiğini belirterek Diyarbakır'ın 31 Mart'ta tercihini bu yönde yapacağına inandığını söyledi.

"Diyarbakır 31 Mart'ta, şehrimize sahip çıkıyor muyuz, irademize sahip çıkıyor muyuz, 'tevazu, samimiyet ve gayretle memleket işi gönül işi', 'gönül belediyeciliği' diyor muyuz, büyükşehir ve ilçelerimizde belediye başkan adaylarımıza sahip çıkıyor muyuz?" diye soran Erdoğan, meydandan aldığı "Evet" cevabı üzerine "Maşallah, tebarekallah Diyarbakır'a inanıyorum, Diyarbakır'a güveniyorum." ifadesini kullandı.

Erdoğan, Türkiye'nin tüm şehirlerinin olduğu gibi Diyarbakır'ın da bir geri kalmışlık meselesi olduğunu dile getirerek "Biz 17 yıldır gece gündüz çalışarak ülkemizin ve bölgemizin diğer şehirleriyle birlikte Diyarbakır'ı da geçmişte eşi benzeri görülmemiş hizmetlere kavuşturduk." diye konuştu.

Diyarbakır'a bugüne 41 milyar yatırım yaptıklarına işaret eden Erdoğan, "Laf değil. Bunları Bay Kemal anlamaz. Bunları bu HDP'liler anlamaz. Bunların eline para geldiği zaman Kandil'e gönderirler, biz ise milletin bu parasını Diyarbakır'a, eğitime, sağlığa, adalete, emniyete, yola, ulaşıma tarıma." dedi.

Kentte eğitim, spor, sağlık, altyapı, ulaşım, alanında hayata geçirilen yatırımlar ve sosyal yardımlar hakkında bilgi veren Erdoğan, ihtiyaç sahibi vatandaşlara, şehit yakınlarına, yaşlılara ve engellilere toplam 7,5 milyar liralık destek verdikleri bildirdi.

"Bu HDP'de bunlar olur mu"

Diyarbakır'da toplam bin 242 yataklı 17 hastaneden oluşan 46 tesis kazandırdıklarını belirten Erdoğan, kente 2 şehir hastanesi birden yapılacağını bildirdi. Erdoğan, Kayapınar'daki 750 yataklı şehir hastanesinin ihale safhasında olduğunu, bin yataklı diğer şehir hastanesi için de arsa temini sağlandığını anlattı.

"Bu HDP'de bunlar olur mu, onların böyle bir derdi var mı?" diye soran Erdoğan'a meydandakiler "Hayır" yanıtını verdi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onlar sadece bodrum katlarında maalesef dayakla, tehditle insanları o şekilde tedavi ediyorlar. İşte 31 Mart'ta bu hesabı hep birlikte sormamız lazım. Benim Diyarbakırlı kardeşim böyle bir hastaneye layık değil mi? Ama bunların böyle bir derdi var mı? Bunların derdi çukur, bunların derdi çöp, bunların derdi çamur. Şu Diyarbakır'da yapılmış ne varsa bunları biz yaptık, biz. Bunların yapılmış en ufak bir şeyi yok. Biz de bu kayyum kardeşimizi Diyarbakır'a belediye başkan adayı yaptık."

Erdoğan, kentteki 77 medeniyet şahikası eserin restorasyonunu gerçekleştirdiklerini bildirdi. Çukur eylemleri sırasında 187 hektarlık Sur alanının, 63 hektarının ciddi zarar gördüğünü hatırlatan Erdoğan, buradaki 3 bin 695 bağımsız birimi, 17 anıt tescilli yapıyı ve 638 korunmaya değer yapıyı hasarlı olarak tespit edip yeniden ihyasına başladıklarını anlattı.

"Bunlar çok acımasız"

"Bunlar çok acımasız, buraları bombaladılar, o canım tarih kokan Osmanlı'nın mirası Kurşunlu Camisi'ni adete yıkılacak duruma getirdiler." diyen Erdoğan, daha önce restorasyonları yapılan ancak çukur eylemlerinde zarar gören cami ve kiliselerin restorasyon çalışmalarının tamamlandığına işaret etti.

Erdoğan, Sur'daki 4 bin 922 hak sahibiyle uzlaşma sağlayarak bölgeyi yeniden ayağa kaldırdıklarını ifade ederek terör olaylarından zarar gören vatandaşlara toplam 120 milyon lira tutarında kira ve eşya yardımı yapıldığını söyledi.

Diyarbakır kimliğinin önemli bir parçası olan bin 400 tarihi taş evi yeniden canlandırdıklarını dile getiren Erdoğan, Sur'da 152 bin metrekarelik alana millet bahçesi yaptıklarını, Dicle Vadisi Millet Bahçesi'nin yapımının ise sürdüğünü kaydetti.

Diyarbakır- Elazığ Hızlı Tren Projesi'nin etüt çalışmalarının devam ettiğini anlatan Erdoğan, Mardin'e hızlı tren müjdesi vermesine ilişkin HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli'nin "Mardin'de hızlı trene ne gerek var?" ifadelerini kullandığını anımsattı.

Erdoğan, "Ben de zannettim ki havalimanı ile ilgili bir şey söyleyecek. Yani 'Mardin'e havalimanına ne ihtiyaç var?' diyecek. Çünkü bunların CHP zihniyetiyle hiçbir farkları yok. CHP ne demişti, 'Birinci köprüye ne ihtiyaç var, ikiye ne ihtiyaç var?' Üçü yaptık, 'Üçe ne ihtiyaç var. Marmaray'a, Avrasya'ya ne ihtiyaç var?' Bunlar yapmak için değil yıkmak için varlar." ifadelerini kullandı.

"Eğer Diyarbakır'la ilgili de hızlı tren hakkında böyle bir şeyi söylerlerse şaşmayın. Zira bunlar benim Diyarbakırlı kardeşimin kalkıp da bu modern ulaşım araçlarından istifade etmesini istemezler" diyen Erdoğan, isteseler de istemeseler de bu yatırımları yapacaklarının altını çizdi.

Erdoğan, Diyarbakır Havalimanı'nı 5 milyon yolcu kapasiteli yeni terminal binasıyla modernleştirdiklerini belirterek, havalimanının geçen yılki yolcu kapasitesinin 2 milyon 43 bini geçtiğine dikkati çekti.

GAP'ın en önemli illerinden biri olan Diyarbakır'ı sulama projeleriyle ihya ettiklerini, şehrin kalkınması, vatandaşların gelir seviyelerinin yükselmesi için 7 barajın yapımının da devam ettiğini aktaran Erdoğan, Diyarbakır'ın "çılgın projesi" olarak da bilinen Dicle Nehri üzerindeki en büyük sulama amaçlı baraj olan Silvan Barajı'nın da bunlardan biri olduğunu söyledi.

Diyarbakır ve Mardin'e "Silvan Tüneli" müjdesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, maliyeti 1,5 milyar lira olan Silvan Barajı ile 2 milyon 350 bin dekar zirai arazinin sulanacağını, yıllık 681 milyon kilovat saat enerji üretileceğini belirterek, şöyle devam etti:

"Barajımızın inşaatı bitmek üzere, inşallah önümüzdeki yıl burada su tutmaya başlıyoruz. Şimdi sizlere bir müjde veriyorum. GAP'ın önemli unsurlarından olan Silvan Barajı'ndan alınan suyu Silvan'ın eteğindeki ovalardan başlayıp Mardin'e kadar aktaracak Silvan Tüneli'nin temelini bugünlerde atıyoruz. Ayrıca bu projenin önemli bir parçası olan Babakaya Tüneli'nin inşasıyla ilgili sorunları da yakında çözüyoruz. Böylece barajda su tutma işlemi bittiğinde tünellerimiz de hazır hale gelmiş olacak. Diyarbakır ve Mardin'e hayırlı olsun."

Son 17 yılda Diyarbakır'da inşa edilen sulama tesisleriyle 260 bin dekar araziyi sulamaya açtıklarını, devam eden sulama tesisleriyle de 1 milyon 225 bin dekar araziyi daha suyla buluşturacaklarını bildiren Erdoğan, "Tüm bu çalışmalarla Diyarbakır ürettiği tarım ürünlerini dünyaya ihraç eden bir merkez haline geliyor." diye konuştu.

Erdoğan, içme suyu konusunda da önemli çalışmalara imza atıldığını, Dicle Barajı'ndan alınan suyu 34 kilometrelik isale hattı ile arıtma tesisine ileterek, şehrin en önemli sorunlarından biri olan içme suyu problemini çözdüklerini vurguladı.

OSB'ler 19 bin kişiye istihdam sağlayacak

Dicle ilçesi ve köylerinin içme suyu sıkıntısını da çözüme kavuşturacaklarını aktaran Erdoğan, Diyarbakırlı çiftçilere de son 17 yılda 4,5 milyar lira tarımsal destek verildiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları belirtti:

"Şehrimizdeki yatırımcılarımızı toplam 4,6 katrilyon lira tutarında yatırım teşvikiyle destekleyerek 42 bin 200 kişilik yeni istihdam oluşturduk. Diyarbakır'daki 39 bin iş yerimize toplam 1,3 katrilyon liralık Sosyal Güvenlik Kurumu prim teşviki verdik. Diyarbakır'da biri Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (OSB) olmak üzere 2 yeni Organize Sanayi Bölgesi'ni faaliyete geçirdik. Mevcut organize sanayi bölgelerinde üretim yapılan parsellerde 7 bin kişi istihdam ediliyor. Tüm parsellerde üretime geçildiğinde bu sayı 19 bine çıkacak.

Bir ay önce Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde 56 firmamıza parsellerini tahsis ettik. Burada 305 milyon lira yatırım yapacak firmalarımız. 8 bin Diyarbakırlı kardeşimize de yeni iş imkanları sağlanacak. Diyarbakır geçen sene tekstil ihracatında 5 katlık bir artışa imza attı. Bu potansiyeli dikkate alarak şehrimizde tekstil üretimini teşvik ediyoruz."

Erdoğan, ocak ayında Diyarbakır OSB'nin yer teslimini yaptıklarını, maliyeti 37 milyon lira olan bu tesisle tekstilde kentin üretim değer zincirinde yer almayan boyahane yatırımlarının da önünün açılacağını aktardı. Tesisin tamamlanmasıyla ilk etapta bin 700 istihdam sağlanacağına işaret eden Erdoğan, gelecek dönemde Diyarbakır'ı daha büyük hizmetlerle buluşturacaklarını vurguladı.

"Tarih boyunca Kürtlere en çok zulmeden örgüt PKK olmuştur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, alandaki vatandaşlarla Rabia işareti yaparak, 31 Mart'ta vatandaşlardan "AK Parti belediyeciliği gönül belediyeciliği" diyerek geleceğe sahip çıkma, tevazu, samimiyet ve gayretle "memleket işi gönül işi" demenin sözünü aldı.

Erdoğan, "Diyarbakır'ın tek ihtiyacı, bölücü örgütün gölgesinin şehrin üzerinden kalkmasıdır. Tarih boyunca Kürtlere en çok zulmeden örgüt PKK olmuştur. Bölücü örgütün Kürt kardeşlerimizin veya bölgemizdeki herhangi bir kesimin hakkını, hukukunu savunmak gibi bir derdi asla olmamıştır. Bu örgüt sadece kendi sapkın ideolojik amaçları için Kürt kardeşlerimizi kullanmıştır. Şimdi de Kürt kardeşlerimizin iradesini CHP'nin başı çektiği zillet ittifakına teslim ederek bir kez daha aynı oyunu oynamaktadır." dedi.

HDP'li vekillerin bazı konuşmalarını meydana kurulan barkovizyondan izleten Erdoğan, "Diyarbakır'da soruyorum, Türkiye'nin 'Kürdistan' diye bir bölgesi var mı? Bu adam Kürt de değil. Sahtekara bak ve 'Kürdistan'ı HDP alacak. 'Batı'da da AK Parti ve MHP'ye kaybettireceğiz.' diyor. Bunlara öyle bir sandıkta tokadı vuralım ki bu ifadeleri kullandıklarına pişman olsunlar. Benim ülkemde Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Karadeniz, Akdeniz, Orta Anadolu, Ege, Marmara var ve biz 780 bin kilometrekareyle Türkiye'yiz. Fakat bunlar bölücü, bunlar bu milleti parçalamak için var. Ne diyor, 'Biz sırtımızı PKK'ya, YPG'ye, PYD'ye dayadık.' diyor. Ben de diyorum ki biz sırtımızı Diyarbakırlı kardeşlerimize ve Allah'a dayadık, bu yola böyle çıktık. Bizim arkamızda terör örgütleri yok, bizim arkamızda millet var. Bunlar da zillet." değerlendirmesinde bulundu.

HDP milletvekillerinin konuşmalarından görüntüler izleten Erdoğan, "Bunlar ülkemizde ve bölgemizde hep birtakım güçlerin gönüllü veya paralı taşeronluğunu yapmışlardır." dedi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ne diyor? '1 Temmuz'a kadar eğer terörle mücadele yasasını kaldırmazsanız savaş kapıya dayanmıştır.' Ne oldu? 1 Temmuzlar geçti. Ne yaptınız? Tam aksine biz Cudi'de bunları inlerine gömdük mü? Gabar'da, Tendürek'te gömdük mü? Kandil'de de gömeceğiz. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Bu alçaklar değil mi 13-14 yaşındaki kızlarımızı, çocuklarımızı dağlara kaçıranlar bunlar değil mi? Benim kardeşlerim aylarca Diyarbakır Belediyesinin önünde oturma eylemi yapmadılar mı? Peki o annelerin ahı ne olacak? Bunun hesabını sormayacak mıyız? Öyleyse 31 Mart bir fırsat, bunun hesabını sormamız lazım. Biz, Kürt kardeşlerimizin ne Irak'ta ne Suriye'de ne de başka bir yerde emperyalistlerin planlarına alet olmamaları için mücadele ediyoruz."

"En çok da Kürt kardeşlerimiz için beka meselesi"

Kürtler üzerine oynanan oyunları bozduklarını aktaran Erdoğan, "Bu seçim en çok da Kürt kardeşlerimiz için bir beka meselesidir." ifadesini kullandı. "Peki Kürt kardeşlerimizin eskiden beri birçok sıkıntıları yok muydu?" diye soran Erdoğan, şunları söyledi:

"Tabii vardı. Ama Türkiye'de her etnik unsurun kendine göre bir sorunu vardı. Hepsini aştık ve aşıyoruz. Daha güzel olacak, daha iyi günler var önümüzde. İşte biz böyle bir Türkiye'yi devraldık ama şimdi bambaşka bir Türkiye var. Hemen kolları sıvadık, eğitimde, sağlıkta, emniyette, bütün enerjide, tarımda yeni yeni adımlar attık. Bütün bunları da terör örgütünün saldırılarına, döktüğü kanlara, baskılarına rağmen başardık. Şimdi milliyetçiyim diye geçinen Meral Hanım bunlarla beraber değil mi? Saadet, CHP beraber değil mi? Omuz omuza beraber yürümüyorlar mı? Gelin bunların topuna 31 Mart'ta sandıkta bir ders verelim. Hazır mıyız buna? Hak ve özgürlük diyorlar değil mi? AK Parti iktidarında kazanılan hak ve özgürlükler hiçbir dönemde oldu mu? Bu ülkede Kürt kardeşlerimin hakkını, hukukunu, kültürünü, onurunu korumak için devrim niteliğinde işler yapan, risk alan varsa biz olduk."

İnançlarına göre, insan sıfatıyla bu dünyaya gelen herkesin aynı ölçüde olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Laz'ıyla, Boşnak'ı ile ayrım yok." diye konuştu.

Şehitliklere gidin bakın

Asla ayrım yapmadıklarını ve yapmayacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Aynı topraklarda yaşadığımız, aynı güzellikleri paylaştığımız, aynı sıkıntıları çektiğimiz herkes, bu ülkenin eşit haklara sahip vatandaşıdır. Rabia'mıza gelelim. Ne diyoruz, tek millet. Bu ülkede yaşayan herkes etnik kökenine bakılmaksızın aynı millettir. Bizim millet anlayışımız budur. Tek bayrak diyoruz. Bu bayrağa rengini veren şehit kanları hepimizin ecdadının ortak mücadelesini temsil ediyor. Çanakkale'ye gidin, ülkemizin ve coğrafyamızın dört bir yanındaki şehitliklerimize gidin göreceğiniz şudur: Oralarda Urfalısıyla Bursalısı, Diyarbakırlısıyla Trabzonlusu, Anteplisiyle Kastamonulusu, Çorumlusu, Kerküklüsüyle Üsküplüsü, Haleplisiyle Selaniklisi koyun koyuna yatıyor. Aynı şekilde terör mücadelede 15 Temmuz'da verdiğimiz şehitlerimize bakın. 81 vilayetimizin her birinden evlatlarımızı görürsünüz. Şehitlerimizin, gazilerimizin, bayrağımızın yapmadığı ayrımı milletimize yapanlar alçağın ta kendisidir. Ne diyoruz, tek vatan. Bu ülkenin 780 bin kilometre karesinin her bir karışı bizim vatanımızdır. Hiç kimsenin namusumuz olarak gördüğümüz vatanımıza, evimize el sürmesine izin vermeyiz. Ne diyoruz, tek devlet. Bizim son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinden başka devletimiz yok. Kendine başka devlet arayan istediği yere gidebilir."

"Bugün ister Irak'ta olsun, ister Suriye'de olsun bölgemizde nerede bir Kürt, Arap ve diğer kökenlerden kardeşimiz varsa başı sıkıştığında aklına gelen ilk yer Türkiye'dir." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte Kobani'den gelenler nereye geldi? Türkiye'ye geldi. Şu anda 200 bin Kobani'den gelen Kürt kardeşimiz Türkiye'de. Biz buyuz. Öyleyse 31 Mart'a hazır mıyız? Mazlumların yegane sığınağı her zaman bu topraklardır. Neden biliyor musunuz? Aslında bu bölgenin tek gerçek devleti Türkiye'dir de ondan." ifadelerini kullandı.

Seçimlere 22 gün kaldığına işaret eden Erdoğan, alandakilerden çok çalışmalarını, büyükşehir ve ilçe belediye başkan adaylarına sahip çıkmalarını istedi.

Cinnet geçirdi! Baltayla ailesini katletti...Rusya’da 16 yaşındaki çocuk, annesini, büyükannesini, büyükbabasını ve iki kardeşini balta ile öldürdükten sonra intihar etti. Yetkililer, çocuğun telefonunda annesiyle problemleri olduğuna dair notlar buldu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber