Cumhurbaşkanı'ndan S-400 açıklama: Yaptırım olmayacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin S-400’ler nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulayıp uygulamayacağına ilişkin soruya “Böyle bir şeyin olmayacağını Sayın Trump’tan dinledik. İki stratejik ortak arasında böyle bir şeyin söz konusu olması mümkün değil, olamaz” yanıtını verdi

Cumhurbaşkanı'ndan S-400 açıklama: Yaptırım olmayacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi’nin ardından düzenlediği ortak basın toplantısında S-400’lerin teslimatının ardından ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulayıp uygulamayacağı konusunda “Sayın Trump, konuya açıklık getirdi. Böyle bir şeyin olmayacağını kendisinden dinlemiş olduk. Şu anda böyle bir görüntü ortada yok. İki stratejik ortak arasında böyle bir şeyin olması söz konusu değildir, olamaz diye düşünüyorum” dedi. F-35 için de Amerika’ya 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yapıldığını vurgulayan Erdoğan, “Biz pazar değil, ortak üreticiyiz. Altta birilerinin yaptığı açıklamalar Sayın Başkan’ın yaklaşımlarıyla örtüşmüyor” ifadelerini kullandı.

G20 Liderler Zirvesi’nin yapıldığı INTEX Osaka Fuar Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, G20 ülkelerinin terörizmle mücadele konusunda ilkeli, tutarlı ve kararlı bir duruş sergilemeleri gerektiğini, terör örgütlerini, ideolojilerine veya kimliklerine göre tasnif etmenin yanlışlığını vurguladı. Tüm devletlerin teröre ‘terör’ deme erdemini göstermesi gerektiğini belirten Erdoğan “Etnik temizlik uygulayan PKK, YPG gibi örgütler bazı müttefiklerimiz tarafından el üstünde tutuluyor. FETÖ tarzı yapılar, kimi Batılı devletlerde himaye görüyor. Demokrasiye kasteden darbecilerin ‘siyasi sığınmacı’ kılıfı altında korunması ve kollanmasının faturası tüm insanlık için ağır olacak. Terör tıpkı bir akrep gibi eninde sonunda kendini besleyen eli de sokacaktır” uyarısında bulundu.

Erdoğan basın açıklamasında ve sorulara verdiği yanıtlarda özetle şu mesajları verdi:

VAZGEÇMEK BİZE YAKIŞMAZ: S-400’lerle ilgili konuda bizim bütün anlaşmamız, her şey bitmiştir. Şu anda olay teslimat sürecindedir. Böyle bir sözleşmeyi inkar etmek, Türkiye gibi bir devlete yakışmaz. Bu iş bitti. Biz Patriotlar hususunda Sayın Obama döneminde bir adım atmıştık. Ancak maalesef ‘kongre müsaade etmedi’ dediler ve satışı gerçekleştirmediler. Bizim de hava savunma sistemleri için bir adımı atmamız gerekiyordu. En uygun şartlarda Rusya’dan bulduk ve anlaştık.

YAPTIRIM GÖRÜNTÜSÜ YOK: Yaptırımlar konusunda Sayın Trump yaptığı açıklamayla konuya açıklık getirdi. Böyle bir şeyin olmayacağını kendisinden özellikle dinlemiş olduk. S-400 bir taraftan yürürken biz Lockheed Martin’den şu anda mesela 100 adet Boeing uçağı alıyoruz. Serbest piyasanın olduğu bir dünyada bunları birbirine karıştırmayacağız ve adımlarımızı buna göre atacağız. Biz Amerika ile stratejik ortağız. Atacağımız adımlarda Türkiye’nin egemenlik haklarına birilerinin müdahale etme gibi bir yetkisi yoktur. (ABD yaptırım uygulayacak mı?) Şu anda böyle bir görüntü ortada yok. İki stratejik ortak arasında böyle bir şeyin olması söz konusu değildir, olamaz diye düşünüyorum.

DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON: (S-400’ün Doğu Akdeniz’e yerleştirileceği ve Türkiye’ye 15 Temmuz’da teslim edileceği iddiaları) Tabii doğmamış çocuğa don biçilmez. Önce adımları atalım bir bakalım. Kesin bir tarih vermedim ama ‘Temmuz ayının ilk yarısında teslimat başlar’ diye ilgili birimlerimiz açıklama yaptılar. Beklenti bu istikamette.

‘F-35 uçaklarını bekliyoruz’

F-35 savaş uçakları için şu ana kadar Amerika’ya 1 milyar 400 milyon dolar ödeme yapıldı. Burada pazar değiliz, ortak üreticiyiz. Şu ana kadar bize teslimatı yapılan 4 tane F-35 uçağı var. Ama alacağımız 100 artı 16. Yani toplamda 116 uçak. Biz bunların da beklentisi içerisindeyiz. Ödemeler yapılıyor. Ama böyle altta birilerinin yaptığı açıklamalar Sayın Başkanın yaklaşımlarıyla hiç örtüşmüyor. Bunların da bizim ikili ilişkilerimizi bozmayacağına inanıyorum.

‘Verimli görüşmeler gerçekleştirdik’

Erdoğan, Twitter’dan, G20 Liderler Zirvesi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça, İspanyolca, Hintçe de paylaşımda bulunan Erdoğan, şunları kaydetti: “ABD Başkanı Donald Trump ile ülkelerimiz arasındaki siyasi, askeri, ticari ilişkilerin gelişimine büyük katkı sağlayacağına inandığım, stratejik ortaklığımıza güçlü bir vurgunun yapıldığı çok verimli bir ikili görüşme gerçekleştirdik. Rusya Devlet Başkanı Putin ile yapmış olduğumuz görüşmede tüm alanlarda büyüyen ve gelişen Türkiye-Rusya ilişkilerini daha da ileri ve üst seviyeye getirmek için çabaları sürdürme konusunda mutabık kaldık. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Türkiye-Fransa ilişkilerine dair birçok konuyu masaya yatırdık, ülkelerimiz arasındaki meselelerin çözümüne ve ilişkilerimizi geliştirmeye yönelik ortak bir bakış açısına sahip olduğumuzu teyit ettik. Almanya Şansölyesi Merkel ile Türk-Alman ilişkilerinin geldiği seviyenin nasıl daha ileriye taşınabileceği konusunda önemli istişarelerde bulunduk. Birleşik Krallık Başbakanı May ile başta Doğu Akdeniz olmak üzere bölgesel ve küresel meseleleri, ikili ticari ve siyasi ilişkilerimizi ele aldık; çözüm odaklı bir anlayışta mutabık kaldık.”

‘BM’den Kaşıkçı adımı bekliyoruz’

Basın toplantısında Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda katledilen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı da gündeme geldi. Erdoğan’ın konuya ilişkin açıklamaları şöyle:

“Biz bu hassas tavrı, geçen yıl vahşi bir cinayete kurban giden merhum gazeteci Cemal Kaşıkçı hadisesinde de gösterdik. Birleşmiş Milletler (BM) ile iş birliği içerisinde çalışarak Cemal Kaşıkçı cinayetinin üzerinin örtülmesine müsaade etmedik. Geçen hafta kamuoyuyla paylaşılan rapor, cinayetle ilgili pek çok gerçeği açıkça ortaya koyuyor. BM’nin, Özel Raportör Callamard’ın raporunun arkasında durarak gerekli adımları atmasını bekliyoruz. Kaşıkçı cinayetinin, tüm yönleriyle aydınlığa kavuşturulması ayrıca en üstten en alta kadar sorumlularının tamamından hesap sorulması uluslararası toplumun öncelikli görevidir.

HER ŞEY ÇOK NET: Callamard’ın raporu birçok konuyu gözler önüne seriyor. Ben inanıyorum ki Amerika da, BM de bu işin takipçisi olacak. Hepsinden öte biz bu işin sonuna kadar takipçisi olacağız. (Kaşıkçı cinayetini Trump’la görüştünüz mü?) Çok uzun, bugün değil. Daha önce yine Fransa’da bir araya geldiğimizde etraflıca konuştuk. Her şey çok açık, net ortada olduğu halde hâlâ burada bir şeyler gizleniyor. Bunun ortaya çıkması lazım. Bu bir Suudi Arabistan vatandaşıdır. Ama olayın cereyan ettiği yer ülkemizdir. Üzerinde şüphe baki olan isimler noktasında yargılanmaları gereken yer İstanbul’dur.

SELMAN’LA GÖRÜŞMEDİM: (G20’de Prens Selman ile görüştünüz mü?) Kendisiyle görüşmedim. Türkiye’ye iki uçakla gönderilen 15 kişi bu işin failleridir ve bu işi meydana çıkarması gereken de birinci derecede Prens Selman’dır. Telefon görüşmemizde bu konuyla ilgili bu sözü verdi ama şu ana kadar yapılmış bir şey yok. Başka yerde fail aramalarına gerek yok zira kendilerinin eski Dışişleri Bakanı’nın söylemiş olduğu yalanlar var, Prens Selman’a söylettikleri yalanlar var. Daha ne söyleyeyim. Dolar her şeyi satın alıyor mu? Alamayacağı bir şeyler de olması lazım. Kalemi, düşünceyi satın alamaması lazım.

‘Sayın Putin’le İdlib’i konuştuk’

(Putin görüşmesinde İdlib konuşuldu mu?) Putin’le görüşme yaptığımızda İdlib’in gündeme gelmemesi mümkün değil. 12 gözlem noktasına rejim tarafından saldırı oldu. Bu saldırılarda bir askerimiz şehit oldu. Tabii gereken tarafımızdan yapıldı. Temenni ederiz, bundan sonra bu tür saldırılar olmaz. Şu anda bir sükûnet söz konusu. Bunları ele aldık. Bu gözlem kulelerinin varlığı İdlib’in, bölgenin korunmasıdır. Rusya ile özellikle Suriye’nin kuzeybatısındaki durumumuz çok daha farklı. Belirlenen tarihte Menbiç temizlenmemiştir. Menbiç’in temizlenmesiyle buranın gerçek sahipleri Arapların oraya yerleşmesinin sağlanması önemli.

GÜVENLİ BÖLGE: (Suriye’nin kuzeyi) Buranın terör koridoru olmaktan çıkarılıp, barış koridoru olmasını sağlamalıyız. Sınırda güvenli bölge oluşturulması talebimizi yineliyoruz. Zengin batılı ülkelerin de desteğiyle Türkiye’de çadırlarda, konteynerlerde kalan Suriyelileri, güvenli bölgede yapılacak konutlara yerleştirelim. Birçok devlet başkanıyla bu konuları yine görüştüm. Takipçisi olacağız.

LİBYA, HAFTER’İN AÇIKLAMALARI: Kim tarafından böyle bir talimat verilmiş bilgim yok. Eğer Hafter tarafından verilmişse şu anda ilgili arkadaşlarım burada. İnceletiriz. Bundan sonra çok farklı bir şekilde bu tedbirleri alırız.

‘Türkiye ziyareti üzerinde durduk’

(Trump ile görüşme) Türkiye-ABD ilişkileri, S-400, F-35’ler, bundan sonra yapacaklarımız ve Sayın Trump’ın Türkiye seyahati üzerinde durduk. Amerikalı iş adamlarıyla Türk iş adamlarını üst düzeyde bir araya getirmeyi aramızda konuştuk... Zirve boyunca liderlerin hepsiyle FETÖ meselesini görüştük. Ülkelerinde FETÖ konusunda Maarif Vakfımızla, kendi milli eğitim bakanlıklarının müşterek çalışma yapmasını, bu terör örgütünden ülkelerini korumalarını istedim.

İDLİB’LE İLGİLENMESİ DİKKATE DEĞER: Amerika ile Suriye’de Menbiç, Fırat’ın doğusu... Bunlarla ilgili Sayın Trump’un yapmış olduğu açıklamalar, özellikle askerlerinin tamamıyla terk etmesi konusu dahi gündeme geldi. En azından Fırat’ın doğusuna çekilmesi noktasındaki açıklamaları var. Şu anda da İdlib’le ABD’nin ilgilenmesi, yaptığımız çalışmalar çerçevesinde dikkate değerdir. Koalisyon güçleriyle beraber ABD’nin de bölgede bulunduğunu görmemek mümkün değil.

‘Mursi’nin ölümü apaçık şaibeli’

Mursi’nin adli tıp kontrolü yapılmadan defnedilmesi düşündürücü. Burada şaibelerin olduğu açık, net. Bunun hesabını BM başta olmak üzere, tüm siyasiler sormalıyız. Bunu muhataplarımıza ifade ettik. Birçok Batılı ülke ve insan hakları kuruluşu, Mısır’daki darbe mahkemeleri tarafından verilen idam cezaları karşısında adeta üç maymunu oynuyor. Konu Türkiye olunca ortalığı ayağa kaldıranlar, darbeciler için bile idamın tartışılmasını kabul edilemez bulanlar, maalesef Mısır’daki idam cezalarına seslerini çıkarmıyor. 25 Şubat’ta 9 Mısırlı gencin idam edilmesinden sadece 5 gün sonra yapılan zirvede, AB üyesi ülkeler Şarm el Şeyh’te bir araya geldi. AB’de idam yasak olduğu halde bu gençleri idam eden Mısır’ın başındaki zatın davetine katıldılar. Avrupalı liderler darbecilerin elini sıkmakta beis görmedi.

192 ÜLKE ZORLAMALIYIZ: 192 ülkeyle BM yürüyecekse orada da BM Güvenlik Konseyi’nin dönerli bir şekilde daimi ve geçici üyelerden değil, tamamının daimi üyelerden oluştuğu bir platform olarak gündeme gelmesinde fayda var. Tabii şu andaki BM Güvenlik Konseyi’nin beş üyesi buna kolay kolay razı olmayacaktır. Fakat bizler de, dünyadaki 192 ülke bunu zorlamalıyız.

Eminönü’nde yollar göle döndüİstanbul'da öğle saatlerinde başlayan yoğun sağanak yağış nedeniyle yollar göle dönerken, araçlar mahsur kaldı. Tarihi Kapalıçarşı ve Eminönü Altgeçit Çarşısı'nı su bastı. Fatih ve Eminönü'nde metrekareye 113 kg yağış düştü.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber