Devlet, suçlar için özür dilemeli

Ankara’da iki gündür süren Demokrasi ve Barış Konferansı’nda üç başlıkta yayımlanan sonuç bildirgesinde, yüzleşme, yeni bir sivil anayasa istendi; sürece destek çağrısı yapıldı. Konferansın sonuç bildirisinde “Öcalan lider mi halk önderi mi?” krizi yaşandı. BDP’li Ayla Akat Ata bildiride Öcalan’dan “PKK Lideri” diye sözedildiğini belirterek, bunun “Kürt Halk Önderi” olarak değiştirilmesini istedi.

Devlet, suçlar için özür dilemeli

İmralı’da bulunan Abdullah Öcalan’ın ‘Çözüm süreci’ kapsamında düzenlenmesini önerdiği Demokrasi ve Barış Konferansı’nda, barış sürecinin kalıcı olması için üç ayrı sonuç bildirgesi yayımlandı.
Ankara Sürmeli Otel’de yapılan ve dün sona eren konferansta Demokratik Toplum kongresi (DTK) Eşbaşkanı, Mardin milletvekili Ahmet Türk ile BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel konuşma yaptı. Ahmet Türk, “Devlet de hükümet de biliyor ki Ortadoğu’da önemli bir aktör olan Kürtler, eşit-adil bir anlayışla kucaklanmazsa Türkiye’ye barış gelmeyecektir” dedi. Dönemin, “Kürtlerle konuşmanın ve Kürtlerle susmanın dönemi” olduğunu dile getiren Ahmet Türk, “Bu süreci hükümete bırakırsak yine hayal kırıklığı yaşamış oluruz” diyerek kalıcı barış için bir yol haritası çıkarılması gerektiğini söyledi. Konferansta söz alan Tuncel ise sadece Kürtler için ‘özerklik’ istemediklerini vurgulayarak “Özerk Marmara da talebimizdir” diye konuştu.


Bildiride ‘Önder’ krizi
Konferansın sonuç bildirisinde “Öcalan lider mi halk önderi mi?” krizi yaşandı. BDP’li Ayla Akat Ata bildiride Öcalan’dan “PKK Lideri” diye sözedildiğini belirterek, bunun “Kürt Halk Önderi” olarak değiştirilmesini istedi. SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan ise bildirinin ayaklarının havada kaldığı eleştirisinde bulunurken, BDP Genel Başkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş da yeni anayasaya ilişkin yer alan önerilerin eksik olduğunu söyledi. Bazı katılımcılar ise “Dil, Kültür ve kimlik hakları evrenseldir” ifadelerine “inanç”ın da eklenmesini istedi. Eleştirilerin artması üzerine, düzeltmeler yapılması için bildiri geri çekildi. Gerekli düzeltmelerin ardından bildiri bugün yeniden açıklanacak.

‘Yüzleşme yapılmalı’
Konferans sonunda “Müzakere Sürecinde Barışın Toplumsallaşması ve Demokratik Siyaset”, “Hakikat, Yüzleşme ve Adalet” ve “Hukuk, Yol Temizliği ve Anayasa” başlıklı oturumların sonuç bildirileri yayınlandı.
“Hakikat, Yüzleşme ve Adalet” oturumunun bildirgesinde sivil Hakikat ve Adalet Komisyonu’nun kurulması istendi ve şöyle dendi:
“Diyarbakır 5 nolu Askeri Cezaevi ve Dersim’de halen insan kemikleri barındıran mağaralar müzeye dönüştürülmeli; Roboski gibi yaşanan diğer zulümleri simgeleyen anıtlar oluşturulmalıdır. ‘Gözaltında kaybetme’ sözleşmesine Türkiye’nin imza koyması gerekmektedir. 1915’te Ermeniler, Pontus Rumları ve Süryanilere, 1938’de Dersim Alevilerine uygulanan soykırımlarla yüzleşilmelidir.
Yüzleşme süreci ilerledikten ve bu süreçte toplum hazırlandıktan sonra en yetkili merciinin ağzından işlenen suçlar için mağdurlar ve yakınlarından açıkça ve samimi bir özür dilenmeli ve bağışlanma talep edilmelidir.”

‘Yeni anayasa ertelenemez’
“Hukuk, Yol Temizliği ve Yeni Anayasa” oturumunun sonuç bildirgesinde ise, yeni bir sivil anayasanın yapılması istenerek, “Yeni anayasa, herkesin anadiliyle eğitim gördüğü ve hayatın her alanında anadiliyle yaşadığı, farklı dil, kültür ve inançların, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimlerin eşitlik hukuku çerçevesinde tanındığı ve korunduğu, toplumsal cinsiyete duyarlı, vicdani red hakkını tanıyan, siyasi katılım, çevre ve iklim adaletini esas alan bir anayasa olmalıdır” dendi.
“Müzakere Sürecinde Barışın Toplumsallaşması ve Demokratik Siyaset” bildirgesinde ise barış müzakerelerinin toplumsallaşması için için kurulan komisyonun süreci gözlemlemesi gerektiğine vurgu yapıldı.

Kimlikleri yakalım
Demokrasi ve Barış Konferansı’nın çağrıcıları arasında bulunan yazar Murathan Mungan, konferansın ilk gününde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Edirne’den Ardahan’a bölünmez denilen vatan, dün Şemdinli’den Susurluk’a, bugünse Reyhanlı’dan Roboski’ye bölündü. Kinden arınarak ama unutmadan yaşananları, barışı sağlamalıyız. Hepimizin kimliklerinin faizini yakma zamanı. Türkiye’de sadece Türkler ve Kürtler yaşamıyor. Bu yüzden tarihimize ve toprağımıza sahip çıkacaksak, 2015 ile ilgili borcumuzu ödememiz gerekiyor. Kürt kimliği, dili, mücadelesi gözetilirken sınıf gerçeği asla unutulmamalıdır. İnananların, kitaplı dinlerin haklarını savunurken; inanmayanların haklarını da savunmamız gerekiyor. Biz ütopyalarla bugüne kadar geldik, bundan sonra da gideriz.”

İstanbul'da silahlı saldırıisranbul Maltepe'de sokak ortasında silahlı saldırıya uğrayan kişi yaralandı. Olay, Cevizli Mahallesi Tugay Yolu Caddesi'nde saat 22.30 sıralarında meydana geldi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber