Geri Dön

Ecevit CHP'ye dönmek istedi

Eski CHP milletvekili Orhan Birgit, yakın dostu olan Bülent Ecevit'in 12 Eylül'den sonra yeniden açılan Cumhuriyet Halk Partisi'ne dönmek istediğini anlattı

ESKİ TURİZM BAKANI BİRGİT: ORHAN BİRGİT: Böyle bir cenaze töreni görmedim! Yurdun her yanından gelen insanlar, bir büyük lidere, 'Halkçı Ecevit'e olan sevgilerini, saygılarını gösterdiler. Ecevit'in tevazuu, dürüstlüğü, yaşamı boyunca halkın arasında oluşu törene yansıdı. Milliyet'in manşeti çok anlamlıydı: Onun mirası, serveti milyonlarca insanın ona gösterdiği bu sevgiydi. Ecevit'e 12 Eylül döneminde çok haksızlık yapıldı, CHP'yi bıraktı diye, 'Bir bölen' dediler. Cenazede çok sayıda CHP rozeti takmış sade vatandaş vardı. Ecevit'i sahiplendiler. DERYA SAZAK: Eski başbakan Bülent Ecevit'le 1960 öncesi Ulus Gazetesi döneminden ölümüne dek hiç kopmayan elli yıllık bir dostluğunuz var. Ecevit'in dava arkadaşı olarak cenaze törenindeki siyasi manzarayı nasıl yorumladınız? Sonuna kadar direndi Kolay olmadı. Statükocular, önce sendikalar kurulsun, bekleyelim ve görelim dediler. Ecevit, bu yasalar olmazsa olmaz diye sonuna kadar direndi ve Meclis'i ikna etti. İşçilere bu hakları tanırken çalışma barışını da her şeyin üzerinde tutuyordu. 1961 Anayasası ile CHP'nin İlk Hedefler Bildirgesi'nde ortaya koyduğu temel hak ve özgürlükler hayata geçmeye başladı. Türkiye dışa açılmaya, yasak kitaplar çevrilmeye başlandı. Anayasa'da sosyal devlet ilkesi vardı ama boştu. Yasalara geçmiş değildi. Bülent Bey bunu sağladı. Zonguldak halkı bunu hiçbir zaman unutmadılar. Cenaze törenine baretleriyle gelen maden işçileri, Ecevit'i hep desteklediler. 1965 seçimlerine CHP 'ortanın solu' sloganıyla girmesine karşın AP karşısında seçimleri kaybetti. İsmet İnönü'yü bu iddiadan vazgeçirme çabalarına karşın Ecevit, parti genel sekreterliğine geldikten sonra ideolojik anlamda programın içini doldurarak toplumu sosyal adalet, sosyal devlet gibi değerlerle buluşturmayı başardı. Ferit Melen, Nihat Erim gibi değerli arkadaşlarla yollarımız o sırada ayrılmaya başladı. CHP sola açıldıkça 'Nereye kadar' diye soruluyordu. İsmet Paşa, 1965 seçimlerine girerken TİP'in önünü kesmek için, 'CHP ortanın solunda bir partidir' demişti. Ama ortanın solu nedir, ne değildir Parti Meclisi'de olanlar dahil kimse bilmiyordu. CHP o zaman devletçi bir parti. CHP'nin 1965 seçimlerini kaybetmesinin nedeni 27 Mayıs sonrasında partinin 'ordu, parti elele' görüntüsünü üzerinden atamamasıdır. Halktan tepki gördü. Menderes idam edilmiş. AP seçimi kazanınca CHP'de büyük düş kırıklığına uğradık. Ecevit'i ikna ettik ve genç milletvekilleri bir grup oluşturdular ve CHP yönetimine gelerek 1969 seçimlerine ilerici bir programla gidildi. CHP'nin ortanın soluna geçişi, hayli sancılı olmuş. Nihat Erim'in 'Günlükleri'nde okudum. Fransız Komünist Partisi'nden esinlenmekle suçlanmış Ecevit. 'Bu düzen değişecek' sloganı da o dönemde benimsenmiş. O yıllarda bunları savunmak kolay olmasa gerek. Cuntalara mesafeliydi Askeri cuntalara hep mesafeli olmuştur. CHP'de Kemal Satır'ın eski Milli Birlikçi bir ekibi vardı, Orhan Erkanlı, Orhan Kabibay. 12 Mart'ın kötünün iyisi tek tarafı Parlamentoyu kapatmamış. Ama denetim altında tutmak istiyor askerler. Başbakanı tayin ettiler. Erim Hükümeti'ne destek istiyor. AP ve Demirel ses çıkarmadı, Bülent Bey ise CHP'nin 12 Mart'a payanda olmasına karşı çıktı. 'Bakan vermeyelim' dedi. Erim'in CHP'den istifasını istedi. İsmet Paşa, bir gecede Genelkurmay Başkanı Tağmaç'ın isteğiyle değişti. Hiç unutmuyorum CHP yönetimi olarak pazar sabahı toplanacaktık. Daha sonra Meclis grubuna gidecektik. Grup o zamanlar "Merkezi umumi sultasına girmezdi!" Partiye gitmek üzere evden çıktım, Necdet Uğur'u yolda gördüm. Pembe Köşk'e İnönü'ye gidiyormuş. Eliyle işaret etti, arabayı durdurdum. "Seninkine söyle (Ecevit'e) acele etmesin. Herhangi bir çıkış yapmasın beriki ( İnönü) kararı verdi" dedi. Ulus'ta partiye geldim. Ecevit'e telefon ettim, "İsmet Paşa, Erim'i destekleyecekmiş" diye haber verdim. "Yapma" dedi. "Toplantıyı iptal etme, buraya gel" dedi. Yanına gittim, Turan Güneş ve Deniz Baykal vardı. Önlemeyelim diye CHP Genel Sekreterliğinden istifasını yazmış ve Pembe Köşk'e göndermişti. 12 Mart'a karşı çıkış süreci öyle başladı. Ecevit CHP'yi o dönemde, 27 Mayıs sonrası askercil eğilimlerin dışında tutmaya çalışıyor. 12 Mart 1971 muhtırasından sonra Erim hükümetine CHP'nin bakan vermesi üzerine CHP Genel Sekreterliği'nden ayrılıyor. Onu görmezden geldiler CHP yeniden açılırken Bülent Ecevit, Çankaya ilçe seçim kurulu listesinde genel başkan olarak bir numaralı isimdi. Onu görmezlikten geldiler. Ecevit'i kongreye çağırmadılar. 1987 referandumunda yasaklar kaldırılıp CHP'nin yeniden açılması sürecinde de partiye dönmedi. DSP o zaman etkili konumda değildi. Olmadı. 1987'de referandumda yasaklar kalkınca evine gittim. Ecevit 'Arkadaşlar partinin başına yeniden geçmemi istiyorlar' dedi. Özal'ın baskın seçim yapacağını söyledim. SHP ile ortak seçime gidilmesini önerdim. 'Nasıl yapacağız' diye sordu. 9 Eylül'de Pera Palas'ta CHP'nin kuruluş yıldönümü kutlanıyor. Hasan Fehmi Güneş'e Ecevit'le yaptığım görüşmeyi anlattım. Erdal İnönü'ye gitti, benim söylediklerimi iletmiş. Erdal Bey sıcak bakmamış. CHP'yi yeniden açan yasayı Erdal İnönü çıkardı. Erol Tuncer, Altan Öymen gibi yöneticilerin İnönü ve Ecevit'e gittiklerini anımsıyorum. Erdal Bey de isterdi Ecevit'in partinin başına geçmesini. Heyecan duymuştu 1989 yerel seçimlerinde DSP - CHP ittifakı yapılabilirdi. O zaman da Baykal istemedi. Cindoruk bıraktı partiyi Demirel, DYP'nin başına geçti. Ecevit, dönmedi. Evet. CHP açılırken, telefon açtım Atatürk Orman Çiftliğinde Rahşan Hanım'la yemekteymiş, Çankaya üye listesinde genel başkan olarak birinci sırada olduğunu söyledim, 'Yapma' dedi, hoşuna gitti. Heyecanlandı. Bir kadirbilirlik, hukukun kendisinden özür dilemesi saydı, devletin seçim mekanizması Bülent Bey'e 'Senin yerin burası, CHP üyesisin' diyor. Ecevit CHP'ye dönmek istedi ama olmadı. Onu bilemem. Ama gitmedi. Davet edilmedi CHP kongresine. Erdal İnönü gitseydi ne olurdu? Evren inandırıcı değil CHP iktidara geldi ama hiçbir zaman tek başına çoğunluk elde edemedi. 1974 hükümetinde MSP'ye teslim olundu. Tek başarı Kıbrıs harekâtıdır. ABD ambargo koydu. 12 Mart rejimine dayattığı haşhaş yasağını kaldırdık. O zaman Amerika'da, 'Sultanahmet'i bombalayalım' diyecek ölçüde tehditler seslendirildi. Ecevit bunları anlatırdı. MSP koalisyonu bozuldu seçime gidemedik. hükümet olduk ama iktidar olamadık. 1978 hükümetinde de şanssızlık ve panikler yaşandı. Maraş katliamından sonra sıkıyönetime sürüklendik. İnönü'nün yerine CHP lideri seçildikten sonra Demirel ile anlaşarak Faruk Gürler'in cumhurbaşkanı seçilmesini önlediler ve sivilleşmenin önü açıldı, 1973 ve 1977 seçimlerinden Ecevit birinci parti çıktı. 1980'de tekrar 12 eylül askeri darbesine sürükleniş. İktidarda neden başarısınız olundu? Demirel'e hayret etti Cuntanın başı olarak 12 Eylül'ü planlayan Evren Paşa'ydı. Ecevit'in ölümünden sonra şimdi 'mahkûm olmasını istemezdim' demesi inandırıcı değil. Sıkıyönetim mahkemeleri MGK'nın emrindeydi. AP, CHP koalisyonu kurulabilseydi belki darbe önlenebilirdi. Askeri darbeye ortam hazırlandı. Evren'i de bu noktada sorumlu görüyor musunuz? Genelkurmay Başkanlığı'na giden yolu CHP hükümeti açmıştı. Ecevit'in teklif ettiğini biliyorum. Demirel o dönemde inatla "Bana sağcılar cinayet işliyor dedirtemezsiniz" noktasındaydı. "Ortanın solu Moskova'nın yolu" diye konuşuyordu. Kürsüden itiraz ettiğimizde gevrek gevrek gülerdi. İlginç bir yapısı vardı o zaman Demirel'in. Hamzakoy'dan dönüşte Ecevit'ten dinlemiştim. 12 Eylül gecesi eşleriyle birlikte uçakla götürüyorlar, Bülent Bey konuşmak için göz göze gelmeye çalışıyor, Demirel elindeki anayasa kitapçığıyla oyalandıktan sonra geriye yaslanıp uyumaya başlıyor. Ecevit hayret etmiş bu umursamazlığa. Hangisi istemedi koalisyonu? Ecevit mi, Demirel mi? Gandhi'ninki gibi bir direniş CHP'den ayrılmasını nedeni MGK Genel Sekreteri Haydar Saltık'ın 'Bay Ecevit ve Bay Demirel bundan sonra Türk siyasi hayatında yer almayacaktır' şeklindeki kararı açıklamasıdır. Orada partinin dışında kalayım, bireysel mücadele edelim düşüncesindeydi. Gandhi gibi bir direniş örgütlemeyi amaçladı. Tek tek açıklamalar yoluyla 700 - 800 kişi mahkemelere ve cezaevine düşse "CHP kapatılamaz" diye düşünüyordu. Bunu deklare etti. CHP'den kopma o şekilde başladı. CHP'deki hiziplerden de yorulmuştu. 12 Eylül ortamında Bizans düşerken meleklerin cinsiyetini tartışan İstanbul'a benziyordu CHP'nin içi. Ecevit, 12 Eylül'ün ilk aylarında CHP genel başkanlığını bıraktı ve Oran'a çekildi, sonradan kendisinin hep yalnız bırakıldığını söyledi, askeri dönemde hapse girdiğinde bile CHP'den kimse yoktu. Ecevit'in özlemi Bir devlet endişesi vardı. 14 Şubat'ta son kez konuştuk. Bazı AKP milletvekillerinin kendisini ziyaret ettiklerini anlattı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde süreci krizsiz aşmak için Ecevit'e görev düştüğünü söylemişler. Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasını rejim için bir sıkıntı olarak görüyordu. Solda birliktelik için planı var mıydı? Milletvekili isimlerini vermemeyim ama 'Erdoğan dışında bir formül aransın' diye gelmişler. AKP grubundan gelenler mi olmuş. 'Erdoğan olmasın' diye. İsim verebilir misiniz? Öyle. Cumhurbaşkanlığına gidiyor. Ecevit'in istediği Cumhuriyetçilerin bir araya gelmesiydi. AKP kongresi, Çankaya yolunda 'Erdoğan'ın vedası' olarak yorumlanıyor. Evet. Ana omurgayı DSP ile CHP teşkil edecek. Kocatepe'de Baykal'a "Birleş" diye seslenmişler. Rahşan Hanım da eşinin ardından 8 kilometre dirençle yürüdükten sonra yolun sonunu getirmeli. Ecevit'in özlemini hayata geçirmeli. Cumhuriyetçi birlik oluşturmak. Siyasi mirası bu muydu? Başka yolu yok! Seçime birlikte girmeliler. CHP ve DSP'nin seçime gitmesi mümkün diyorsunuz?

Otomobil kamyonetle çarpıştı: 1'i polis, 2 yaralıArnavutköy'de yoldan çıkarak karşı şeride geçen Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli polisin kullandığı otomobil kamyonetle kafa kafaya çarpıştı. Kazada polis ile birlikte çarptığı kamyonetin sürücüsü yaralandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber