Geri Dön

Fransa'ya kınama

TBMM, Fransa Ulusal Meclisi'ni dün özel bir oturumla kınadı. "Bu kez 2001 gibi olmaz, açılan yaralar onarılamaz" diyen Gül, uluslararası yargı yoluna başvurmak için hazırlık yaptıklarını açıkladı

TBMM Genel Kurulu'nda dün Gül'ün hükümet adına yaptığı açıklamanın ardından özel görüşme yapıldı. Fransa'nın 1915'te Anadolu'daki Ermenileri önce kışkırttığını, daha sonra ortada bıraktığını vurgulayan Gül, "Fransa, o zaman sebep oldukları katliamlardan dolayı bizden özür dilemek yerine gerçekleri tahrif etmektedir. Ne acıdır ki, aynı kışkırtmayı bugün yine küçük emelleri için yapmaktadırlar" diye konuştu. TBMM, "Ermeni soykırımı iddialarının inkârını" cezalandıran tasarıyı kabul eden Fransa Ulusal Meclisi'ni dün özel bir oturumla kınadı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Fransa Meclisi'nin 2001'de kabul ettiği soykırım kararıyla yaşanan krizi anımsatarak, "Bu sefer onun gibi olmayacaktır, açılan yaralar kesinlikle onarılamayacaktır" dedi. Fransa'daki girişimin zihinleri tutsaklaştıracağını belirten Gül, şöyle konuştu:"Fransa tarihi bir kavşaktadır. Ya Voltaire'lerin, Montesquieu'lerin Fransa'sı olacak ya da dünyanın değişik yerlerinde sözde medeniyetleştirme gerekçesiyle hüküm süren bir sömürgeci düşüncenin devamını sergileyecektir. Türkiye'nin geçmişinde utanılacak hiçbir şey yoktur. Alnımız aktır. Bunun için bütün arşivlerimizi yerli yabancı herkese açtık. En gizli arşivlerimizi, askeri arşivlerimizi dahi herkese açmayı taahhüt ettik." 'Arşivlerimiz açık' "Yasa senatoda kabul edilirse, bu sefer 2001'deki gibi olmayacaktır" diyen Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Açılan yaralar kesinlikle onarılamayacaktır. Şüphesiz ki ilişkilerimiz siyasi alanda, güvenlik alanlarında, ekonomik alanlarda onarılamaz yaralar alacaktır. İç politika hesaplarıyla alınan kararların dış politikada çok ciddi tezahürlerinin olacağı şüphesizdir. Ümidim Fransa'nın kendi kendine bu darbeyi vurmamasıdır." Gül, uluslararası yargı yoluna başvurmak için ilgili bakanlıkların geniş bir çalışma yaptığını da açıkladı. Ambargo mesajı CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen de, "Voltaire'in ülkesinde bunlar olmuştur. Voltaire'in kemikleri sızlamıştır" dedi. Muhalefet sözcüleri, hükümetin yasa senatodan geçmedikçe tedbir almak istemediğini belirterek, yaptırım projelerinin açıklanmasını istedi. Genel Kurul'da iki bakan ve yüz dolayında milletvekili bulunmasını eleştiren DYP Denizli Milletvekili Ümmet Kandoğan da, "Şu sıraların boşluğunu gören Ermeniler ve Fransızlar ellerini oğuşturarak bizleri izliyor arkadaşlar. Bugün bu parlamentonun böyle mi olması lazımdı?" diye konuştu. 'Yaptırımlar açıklansın' Özel oturumun ardından DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, CHP Grup Başkanvekili Haluk Koç, ANAP Grup Başkanvekili Ömer Abuşoğlu ve Genç Parti Milletvekili Emin Şirin imzalı bir bildiri yayımlanarak Fransa kınandı. Bildiride özetle şunlar kaydedildi: "Fransız Ulusal Meclisi, Ermeni soykırımının inkârının cezalandırılmasını öngören yasa teklifi, Türkiye'nin sarf ettiği bütün çabalara, Fransız hükümetinin, basınının ve tarihçilerinin eleştirilerine rağmen sadece çok az sayıdaki milletvekilinin oyuyla 12 Ekim'de kabul etmiştir. Tasarının Meclis üyelerinin sadece 5'te birinin oyuyla kabul edilmesi ve bu tasarıya karşı olduğu anlaşılan çok sayıda milletvekilinin oy kullanmaya cesaret edememesi, Fransa'nın iç politika hesaplarıyla Ermeni azınlığının etkisinde kaldığının açık bir göstergesidir. TBMM, bu tasarıyı şiddetle kınamakta, Ermeni asıllı vatandaşlarımız dahil, tüm Türk halkı bu girişimi tepkiyle karşılamaktadır.Yakın tarihimizdeki bazı uygulamalarıyla Cezayir'de, Hindi Çini'nde, Madagaskar'da ve diğer bazı Afrika ülkelerinde, 1 milyondan fazla masum insanın ölümüne yol açan Fransa, başka ülkelerin tarihlerindeki olaylar konusunda dikkatli konuşmak zorundadır. Kendi tarihiyle ilgili suçlamalar karşısında konuyu tarihçilere bırakmak gerektiğini ve tarihin yasayla yazılamayacağını savunan Fransız siyaset adamlarının, Türkiye'nin tarihine gelince kendilerinde karar alma hakkı görmeleri ibret vericidir. Türk milletinin, tarihinden utanmasını gerektirecek bir husus, tarihiyle yüzleşmek konusunda da bir sıkıntısı bulunmamaktadır.....Fransız Ulusal Meclisi, tasarıyla, ülkelerimiz arasındaki ilişkilere büyük zarar vermekle kalmamakta, aynı zamanda Ermenistan ile ilişkilerimizin normalleşmesi için sarf edilen çabalara da darbe vurmaktadır. Yasanın kabulünün Türkiye ile Fransa arasındaki siyasi, ekonomik, askeri ilişkilerde onarılmaz yaralar açacağı ise tabidir. Ermenistan'ın Fransa ve başka ülkelerdeki lobilerini kullanarak, Türk milletinin hak ve haysiyetine karşı yürüttüğü hasmane politikaların maliyeti kendilerine büyük olacaktır. Meclisimiz, tasarının yasalaşabilmesi için izlenmesi gereken yasal sürecin bundan sonraki aşamasında Fransız Parlamentosu'nda gerekli sağduyunun hâkim olacağına inanmak istemektedir. Türk hükümetinin alacağı tedbirler, tasarının yasalaşması halinde Fransa'nın menfaatlarinin ne ölçüde zarara uğrayabileceğinin de göstergesi olacaktır. TBMM, bu konuda halkımızın ve sivil toplum örgütlerimizin ulusal çıkarlarımızı ve hassasiyetimizi koruma konusunda gösterdiği duyarlılığı saygı ile karşılamaktadır." İşte o bildiri Fransa polemiğe girmek istemiyor Fransa Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jean Batiste Mattei, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac arasında cumartesi günü gerçekleşen telefon görüşmesi konusunda bir açıklama yaptı.Milliyet'e konuşan Mattei, Chirac'ın esas olarak Ermenistan gezisinde yaptığı açıklamaları tekrarladığını söyledi. Fransa'nın esasen gerilimin düşmesine çalıştığını, yeni polemik istemediğini belirten Mattei, "Metnin yasalaşabilmesi için daha çok uzun bir prosedüre ihtiyaç olabilir" dedi. Türkiye'de yayımlanan tutanakların Fransa'da da yayımlanıp yayımlanmayacağı sorusunu Mattei, "Cumhurbaşkanlığı'nda bu görüşmelerde tutanaklar tutulmuyor" diye yanıtladı.Önceki gün "Le Parisien" gazetesinde yer alan haberin aksine, güvenilir Fransız kaynakları, Erdoğan-Chirac görüşmesinin Fransa Başkanlığı'nın girişimiyle gerçekleştiğini doğruladılar. AGİT: Senato tasarıyı reddetsin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'nın (AGİT) basın özgürlüğü temsilciliği, Fransız Senatosu'na, "Ermeni soykırımı"nın iddialarının reddedilmesinin suç sayılmasını öngören yasa teklifini kabul etmemeleri çağrısında bulundu. AGİT'in basın özgürlüğü temsilcisi Miklos Haraszti, Fransız Senatosu Başkanı Christian Poncelet'ye gönderdiği mektupta, teklifin kabul edilmesinin, ifade özgürlüğüyle ilgili uluslararası standartlar konusunda ciddi kaygılar yaratacağı belirtildi.

Hırsızlık değil cinayet! Defin işlemleri sırasında ortaya çıktıKarabük'te, Recep Gücük (87) evinde koltukta ölü bulunurken, yakınları eve hırsız girdiğinden şüphelendi. Bir gün önce alt kata kiracı olarak taşınan kişilerin Gücük'ün evinden 14 bin 500 TL'yi çaldığı belirlenirken, 2 kişi tutuklandı. Recep Gücük'ün evinden paranın çalındığını anlamasıyla kalp krizi geçirerek öldüğü tahmin ediliyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber