‘İstanbul ve Ankara’da kaybetmedik kazandık’

AK Parti’nin Kızılcahamam’da düzenlediği kampta konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esasen biz İstanbul ve Ankara’da kaybetmedik. İstanbul’da 39 ilçenin 25’ini, Ankara’da da 25 ilçenin 22’sini Cumhur İttifakı kazandı” ifadelerini kullandı

‘İstanbul ve Ankara’da kaybetmedik kazandık’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme toplantısının açılışında konuştu. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

- YÜZDE 44,4’LÜK OY ORANI: 31 Mart’ta seçim imtihanını bütünüyle demiyorum ama büyük oranda başarıyla verdik. Türkiye genelinde AK Parti olarak yüzde 44,4’lük bir oy oranına ulaştık. Cumhur İttifakı olarak yüzde 51,7 gibi bir sonuç elde ettik. Karşımızdaki dörtlü ittifakın toplamı ise yüzde 44,5’ta kaldı. Oy oranlarına baktığımızda AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın tartışılmaz bir başarısı vardır. Esasen biz İstanbul ve Ankara’da kaybetmedik; tam tersine kazandık. İstanbul’da 39 ilçenin 25’ini, Ankara’da da 25 ilçenin 22’sini Cumhur İttifakı kazandı.

- BANKA İŞÇİLERİ: Örgütlü organizasyon söz konusu. Memur sıfatıyla orada olması gerekirken, bankalardaki işçi statüsünde diyebileceğimiz kişilerin sandıklara memur gibi sokuşturulması yenilir yutulur, bugüne kadar uygulanmış bir şey değil. İş Bankası, Şeker Bank, Garanti, FİBA gibi bankaların yüzlerce, binlerce mensubu buralarda memur statüsüyle görev almış. Sonuçta ‘Şeriatın kestiği parmak acımaz’ diyerek içimize sinse de sinmese de YSK’nın verdiği karara uyacağız.

- MİLLET ‘ŞAİBE VAR’ DİYOR: ‘AK Parti aslında umudunu kesti’ deniliyor. Buradan çok açık net söyleyeyim; Hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Milletimiz diyor ki ‘İstanbul benim içime sinmemiştir, burada bir şaibe olduğu kesin. Bu şaibenin giderilmesi şart ki rahatlayalım.’

- ENCÜMEN DÜZENLEMESİ: Önümüzde encümen var. 5’i seçilmiş 5’i atanmış artı bir de belediye başkanı. Bunu ben şahsen demokrasiye uygun bulmuyorum. Çünkü demokrasi seçilmişlerin egemen olduğu bir yerdir, atanmışların değil. Demek ki yerel seçimlerle ilgili düzenlemenin parlamentoda gözden geçirilişinde, bunu ele almamız şart. Encümende atanmışlar mı seçilmişler mi hâkim olacak? Tabi ki seçilmişler.

- TEŞKİLATA MESAJ: Biz dışarıyla bir mücadeleyi verirken içimizde de bize yanlış yapanlar oldu. Habil ile Kâbil arasındaki o süreç hâlâ devam ediyor. Şimdi de içimizde belli seviyelere gelenlerin yaptığı çalışmalar yenilir yutulur cinsten değil. Bu davanın adamı olduğunu söyleyenler, bütün seçim kampanyası süresince neredeydiler? ‘Efendim ben beğenmedim.’ Sen beğenmeyebilirsin. Biz herkesin beğeneceği isimleri bulma başarısını ne zaman gösterdik ki bugün de gösterelim. Bu bir teşkilat ahlâkıdır ama bu ahlâktan mahrum olanlar, kendilerini hiçbir zaman anlatamayacaklar. Hangi illerde, ilçelerde neler oluyor hepsi bize geliyor. Zamanı geldiğinde hesabını sormasını biliriz. Bunları biz sırtımızda taşıyacak değiliz. Bu davaya gönül verenler, davanın sır küpü içinde kendilerini sıkı tutmaları gerekir. Tutmazlarsa kusura bakmasınlar.

- DEĞİŞİM GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ: Değişim demek, her şeyi toptan, tepetaklak etmek anlamına asla gelmez. Yeni değerlerle, kadrolarla, hedeflerle saflarımızı genişletip güçlendireceğiz. Biz her zorluğun bir imtihan olduğuna iman ederiz. Böyle dönemlerde yanımızda olanları da, karşımıza dikilenleri de unutmayız.

‘İstanbul ve Ankara’da kaybetmedik kazandık’

- MEYDANI BIRAKMAYACAĞIZ: Zehirli oklarını partimize saplamak için dört bir yanda mevzilenmiş fırsatçılara, bu meydanı bırakmayacağız. 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz ittifaka olan bağlılığımızı sonuna kadar sürdüreceğiz. Biz ‘Kızgın demiri soğutalım’ çağrımızla bu ince noktaya dikkat çektik. Terör, güvenlik ve ekonomi başta olmak üzere Türkiye’nin bekasına yönelik tehditleri 82 milyon olarak her beraber göğüslememiz gerekiyor. Gün, hep birlikte Türkiye olma günüdür. Gün, 82 milyon olarak bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize kenetlenme günüdür. Rabiamıza inanan herkes Türkiye ortak paydasında zaten buluşmuş demektir. Cumhur İttifakı, işte bu paydanın lokomotifi, itici gücüdür. Zihnini ve gönlünü terör örgütlerinin, dış güçlerin emrine vermemiş herkesi, Türkiye ortak paydasında buluşmaya davet ediyoruz.

- ÇIĞIRINDAN ÇIKARDILAR: CHP zihniyeti, hep yaptığı gibi geçtiğimiz hafta bir şehit cenazesinde yaşanan müessif bir hadiseyi yine çığırından çıkarmaya çalıştı. Şehit cenazesine katılmak elbette herkesin hakkıdır; güzel bir şeydir ancak seçim sürecinde kendini PKK’nın güdümünden kurtaramamış, PKK ile işbirliği yapmış ve bu konuda atması gereken adım daha dikkatli olması gerekenler, daha özenli hareket etmek zorundaydı.

- SÖYLEMEYİP YUTALIM MI?: Acaba buraya gitmek ne getirir, ne götürür? Çünkü bu şehit, senin işbirliği yaptığın o PKK’nın canavarlarının, alçaklarının siyasi görüntüsü olan HDP ile sen işbirliği yapmışsın… Yani şimdi bunu söylemeyelim, yutalım mı? Benim Mehmedimi şehit edenlerin siyasi görüntüleriyle işbirliği, el birliği, güç birliği yapacaksın bunları yutalım; yutmayacağız arkadaşlar, bunları söyleyeceğiz. Dağ ile anlaşacaksın, el tutacaksın, dağ sana talimat verecek; HDP Ankara, İstanbul buralarda seçime girmeyecek, sen onlarla dayanışma içinde olacaksın, sonra da Çubuk’a şehidimin cenazesine gideceksiniz. Ya siz, benim Çubuk’taki köylümü, o kardeşlerimi hiç düşünmüyor musun, onlar acaba benim oraya gidişimi nasıl karşılayacak?

- İSTİSMAR İÇİN GİDİYORSUN: Ben cumhurbaşkanı olarak bir şehit evine gitmeden önce sorduruyorum, ‘Acaba gidişim rahatsız eder mi?’ diye. ‘Memnun oluruz’ derlerse gidiyorum; ‘Bir sıkıntı var’ derlerse gitmiyorum. Yaptığım bir görevi de bir siyasi istismar vesilesi haline getirmenin hiçbir anlamı yok. Sen siyasi istismar için oraya gidiyorsun şehit için değil.

‘Açık yürekle söyleyin’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması sırasında “Sizlerden istişare toplantımız sırasında vicdanınız ve fikirlerinizle sözleriniz arasına perde koymadan kanaatlerinizi bizimle açık yüreklilikle paylaşmanızı istiyorum” dedi.

‘Ermeni tehciri bir hicrettir’

- SOYKIRIM DEĞİL: Ermeni tehciri, bir asır önce bu büyük acıların önünü kesmek için başvurulan bir yöntemdir; yani bir hicrettir. Tehcir, dönemin zor şartlarında bir keyfiyet değil bir mecburiyet olarak uygulandığı için elbette ciddi sıkıntılar ve acılar yaşanmıştır. Ermeni tehciri ne bir soykırımdır ne de büyük felakettir. Bu sadece bir asır öncesinin çok sıkıntılı şartlarında yaşanmış acı bir olaydan ibarettir.

- SENİ KURTARMAYACAK: Fransa Cumhurbaşkanı Sayın Macron’un önce bu işleri öğrenmesi lazım. Yanlış kılavuz seçtiği için yanlış konuşuyor. Fransa’da 700 bin Ermeni var diye onlara mesaj vermek Bay Macron seni kurtarmayacak. Önce siyasette dürüst olmayı öğren, dürüst olmadıkça kaybedeceksin.

‘Rahatsız etmek isteyebilirler’

- FİTNE UYARISI: Sizleri birileri hep rahatsız etmek isteyebilir. Fitne fesat yeni başlamadı; tarihi çok eski. Bunlar unutmayın hep içimizden çıkan birileri olacaktır. Bunlara kapımıza dayandıkları zaman verilecek cevap şu olmalıdır: ‘Bizim işimiz var lütfen yolunuza bakın.’ Çünkü bizler seçim kampanyasında kar kış demeden koştururken, birilerinin yurt dışında seyahat ettiğini, bizler buralarda çalışmaları sürdürürken, birilerinin Anadolu’nun değişik yerlerinde bu fitne fesat unsurlarını karıştırmaya çalıştıklarını çok iyi biliyoruz.

‘İstanbul ve Ankara’da kaybetmedik kazandık’

‘Yerelde ittifak kanunu’na yeşil ışık

AK Parti’nin 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda, önümüzdeki yerel seçimlere AK Parti’nin yeniden bir ittifak çatısı altında girebileceği, bu nedenle bir “Yerel Yönetimler Seçimi İttifak Kanunu” için alt yapı hazırlanması konusunun görüşüldüğü öğrenildi.

Toplantının dünkü ilk bölümünde AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, “Türkiye genelinde yerel seçim dinamikleri algısı” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Özhaseki’nin Cumhur İttifakı’nın tabanda tuttuğu bilgisini verdiği sunumda “beka” söyleminin de vatandaşta karşılık bulduğu anlatıldı. Yerel seçimlere yeniden “ittifak”la gidileceği yönündeki değerlendirme de gündeme geldi. Özhaseki, bir “Yerel Yönetimler Seçimi İttifak Kanunu” için alt yapı hazırlanması gerektiğine işaret etti.

Toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği “encümen” düzenlemesi de görüşüldü. Yapılacak düzenlemenin içinde belediye encümeninin belirlenmesinde usul değişikliğinin yapılması da gündeme geldi. Özhaseki, yapılacak çalışmalarla ilgili şunları söyledi:

“Yeni bir yerel yönetimler yasasının hazırlanması, manifestonun yasal zemininin oluşturulması, belediye başkanı, belediye meclis üyesi ve il genel meclisi üyelerinin sistemli olarak belediyecilik uygulamaları alanında eğitimlere tabi tutulması, Akıllı Yerel Yönetimler Bilgi Sistemi ile belediyelerimizin takibinin gerçekleştirilmesi, seçim öncesi verilen vaatler, parti ilkelerimize uygunluk, mali disiplin, insan kaynakları politikası, manifestonun hayata geçirilmesi ve benzeri konularda rehberlik yapmak yer alıyor. Yani belediyelerin karneleri çıkarılacak ve belediyeler anlık takip edilebilecek.” Toplantı bugün Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ekonomi sunumuyla devam edecek.

‘İstanbul ve Ankara’da kaybetmedik kazandık’
Kasırga, YÖK üyesi oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beş üniversiteye rektör atadı. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu üyeliklerine Prof. Dr. Hasan Mandal ve Fahri Kasırga seçildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beş üniversiteye yaptığı rektör atamalarına ilişkin kararlar, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, Munzur Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Ubeyde İpek ve Muş Alparslan Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat atandı. Antalya AKEV Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Kamile Akgül’ün, İzmir Ekonomi Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Murat Aşkar’ın ve Ostim Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’ne Prof. Dr. Murat Ali Yülek’in ataması gerçekleştirildi. Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanan karara göre, Yükseköğretim Kurulu üyeliklerine Prof. Dr. Hasan Mandal ve Fahri Kasırga seçildi. Öte yandan Yükseköğretim Kurulu Üyeliği’ne, Üniversitelerarası Kurul’ca seçilen Prof. Dr. Muammer Yaylalı atandı. ANKARA Milliyet

'Yerde yatan kadın' alarmı! Polisler hemen harekete geçtiİstanbul Esenyurt’ta bir kadının yol ortasında hareketsiz yattığı ihbarını alan polis ekipleri harekete geçti. Polisi arayan şahıs, kadının ölmüş olabileceğini ifade etmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Gerçek ise sağlık ekiplerinin gelmesiyle ortaya çıktı. Yerde hareketsiz yatan kadının alkol komasına girdiği öğrenildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber