MR, 22-23 TL’ye kadar düşebilir

Bakan Koca, şehir hastanelerinin sözleşmelerinde tadilat düzenlemesi ile kamudan daha fazla kaynak çıkmamasını garanti ettiğini söyledi. Sözleşmede artış olmadan kamunun gerektiğinde iskonto alabilmesine imkân sağlandığını belirten Koca, MR fiyatının 22-23 liraya düşebileceğini belirtti

MR, 22-23 TL’ye kadar düşebilir

Türkiye’nin 10. şehir hastanesi olan Bursa Şehir Hastanesi 16 Temmuz Salı günü hasta kabulüne başlayacak. 475 bin metrekare kapalı alanda bin 355 yatak kapasitesine sahip olacak hastanede, 49 ameliyathane bulunacak. 26 yataklı yanık ünitesi bulunan, kanser gen projeleriyle ilgili klinik araştırmaların da yapılabileceği hastanenin 5 milyon kişiye hizmet vermesi öngürülüyor. Hasta kabulünden önce son incelemeleri yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Milliyet’in sorularını yanıtladı.

- Bursa Şehir Hastanesi ile tüm Güney Marmara bölgesine hizmet hedefleniyor sanırım....

Cumhurbaşkanımızın ‘hayalim’ dediği şehir hastanelerini son derece önemsiyoruz. Şehir hastanelerini bulunduğu bölgede sağlık üssü olarak planlıyoruz. Yani, teknik altyapısıyla, fiziki yapısıyla, branş çeşitliliği ve disiplinleriyle, ileri teknolojisiyle yetkin olan ve aynı zamanda üniversitelerle iş birliği içinde olan, mükemmeliyet merkezleri dediğimiz özellikli işlemlerin yapılabilir olduğu, dünyada olduğu gibi, hastanın o ilden bir başka ile sevk edilme ihtiyaç kalmadığı bir sağlık üssü olarak planlıyoruz. Aynı zamanda bu hastanelere her geçen gün uluslararası düzeyde, özellikle bölgemizde yoğun bir hasta turizmi akışı var. Dolayısıyla şehir hastanelerine aynı zamanda uluslararası hasta hizmeti verme niteliği de sağlamış oluyoruz. Mesela Bursa, lokasyonu, doğal yapısı, hatta doğal kaynaklarıyla sağlık turizminden önemli bir pay alabilir.

- Meclis gündemindeki ekonomi teklifinde şehir hastanelerinde sözleşme tadilinin önünü açan bir düzenleme var. Buna neden ihtiyaç duyuldu?

Tadilattan öte, özellikle dikkat edilirse, ‘sözleşme bedelinin artırılmaması’ diye geçiyor. Yani toplamda, şehir hastanelerinin sözleşmeyle ilgili rakamın artırılması söz konusu değil. Kamu adına kullanım bedeli ve alınan hizmetlerde birtakım standartlar geliştirilmesi gerektiğinde, kamu yararı gözetilerek, ama toplamda sözleşme bedelini asla artırmamak yönünde bir değişiklik söz konusu olduğunda, bunun yapılabilir olması sağlanıyor. Çünkü mevcut sözleşmelerde, ilgili kanunda da, hiçbir değişiklik yapamıyorsunuz. Biz ise burada, sözleşmede hiç artış yapmadan, gerektiğinde iskonto alabilme imkânı oluşsun istiyoruz. Kamunun cebinden daha fazla kaynak çıkmayacağı net olarak ifade ediliyor. Şehir hastanelerinde verilen hizmet için bir takım garantilerden söz edilir. Oysa herhangi bir poliklinik hizmetinde, acil hizmetinde, yatan hasta da ya da ameliyat ile ilgili garanti söz konusu değil. Yapılan; görüntüleme, laboratuvar gibi hizmetlerde Sağlık Uygulama Tebliği’ndeki (SUT) fiyatlar çerçevesinde, yüzde 70 eşik değeri üzerinden daha fazla indirim almak için kullanılan bir yaklaşım tarzı. Bu yanlış değerlendiriliyor. Örneğin MR’ın fiyatı hiç değişmeden, eşik değer olan yüzde 70’e kadar yüzde 40, yüzde 70’den sonra ikinci bir yüzde 40 sağlanacak. Böylece MR fiyatının 22-23 TL’ye kadar düştüğü bir hizmet alımı söz konusu olacak. Benzer şekilde laboratuvar hizmetinde, yüzde 70’e kadar yüzde 40, yüzde 70’den sonrası için ikinci bir yüzde 15 indirim sağlanıyor. Bunlar karşılıklı belirlediğimiz fiyatlar üzerinden mi, asla. ‘Bu rakamlar maliyeti kurtarmaz’, ‘bu fiyatlardan hizmet üretilmez’ denilen, SUT fiyatları üzerinden yüzde 40 artı 40 ya da yüzde 40 artı 15 indirim sağlamak üzere eşik değeri belirlendi.

MR, 22-23 TL’ye kadar düşebilir

‘Üniversite hastaneleri için görüşmeler sürüyor’

- 11’inci Kalkınma Planı’nda üniversite hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na bağlanmasından bahsediliyor. Bu konu geçmişte de çok tartışma yarattı.

Üniversite hastanelerinin sıkıntılarını biliyoruz ve bu sıkıntıların el birliğiyle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Sonuçta vatandaş hastanelere gidince, şehir hastanesi, devlet hastanesi veya üniversite hastanesine gidince sağlık hizmeti almak için gidiyor. Bu hizmeti verenin de devlet olduğuna inanıyor. Sonuçta kamunun verdiği bir sağlık hizmeti olarak görüyor. Üniversiteler her geçen gün birtakım mali sıkıntılar yaşıyor. Sağlık Bakanlığı olarak son dönemde malzeme alımında ciddi sorunlar olduğunu görüyoruz. YÖK Başkanı Yekta Saraç ile görüştük. Üniversitelerimize gerektiğinde sağlık market üzerinden veya bizim kamu alımlarımız üzerinden toplu alım yaparak, ihtiyaçlarına katkıda bulunmak istiyoruz. Üniversitelerin esas yapması gereken eğitim. Eğitim için uygun bir zeminin sağlanabilir olması esas olmalı. İnsan kaynağının en önemli yeri üniversitedir. Hastane hizmeti ise, bir işletmeciliktir. Kalkınma Planı’nda hastane işletmeciliği ile eğitimin ayrıştırılmasından, sürdürülebilir işletmeciliğin sağlanmasından bahsediliyor. Üniversitelerin, asli unsurları olan eğitim için en uygun zeminin oluşması hedefleniyor.

Süreci nasıl yürüteceksiniz?

Önümüzdeki dönemde YÖK’de hastanesi olan üniversitelerle, rektörlerle bir araya gelip bu konuyu tartışmak istiyoruz. Bakanlık olarak nasıl faydalı olabiliriz, nasıl katkıda bulunabiliriz, nasıl şekillenebilir, bunu sesli düşünmek istiyoruz.

‘Mutabık kalındı’

- Bu konuda şehir hastanelerinin işletmecileriyle mutabık kalındı mı?

İşletmecilerle görüştük, mutabık kalındı ama bu bizim bundan sonraki süreçte de görüşmeyeceğimiz anlamına gelmez. Bu düzenleme bize bir yetki veriyor. İmkan yakalandığında, hizmetlerde kamu adına yapılması gerekeni yapabilmek istiyoruz. Hangi konularda ne gibi iskontolar aldık veya alamadık, bugüne kadar aldıklarımız dahil ileride söylediğimizde çok net anlaşılır.

Cinnet geçirdi! Baltayla ailesini katletti...Rusya’da 16 yaşındaki çocuk, annesini, büyükannesini, büyükbabasını ve iki kardeşini balta ile öldürdükten sonra intihar etti. Yetkililer, çocuğun telefonunda annesiyle problemleri olduğuna dair notlar buldu.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber