TBMM'ye çarpıcı rapor: Obeziteye karşı şişmanlık vergisi

Prof. Dr. Füsun Saygılı’nın başkanlığını yaptığı Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği, TBMM’ye çarpıcı bir obezite raporu sundu.

TBMM'ye çarpıcı rapor: Obeziteye karşı şişmanlık vergisi

Raporda, kilo vermek isteyenlerce “mücizevi çözüm” olarak reçetesiz satılan ürünlerin, aktarlarda satılan bitkisel ürünlerin ve akupunkturun etkinliğinin kanıtlanmadığı, hekimlerin önerebileceği bir ürünün hâlâ mevcut olmadığı açıklandı. Türkiye’nin Avrupa’da obezite sıklığı en yüksek ülke konumuna geldiği belirtilen raporda, şu çarpıcı tespitler yer aldı:

AVRUPA’YI GEÇTİK: Ülkemizde de obezite sıklığı giderek artmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 2018 Obezite Raporu’nda Türkiye, yüzde 32’lik görülme sıklığı ile Avrupa ülkeleri arasında obezite sıklığı en yüksek ülkedir.

HAREKETSİZLEŞTİK: Obezitedeki artışın temel nedeni insan biyolojisinin modern dünyanın yaşam koşullarına uyum gösterememesidir. Hayatı kolaylaştıran teknoloji ile birlikte hareket süremiz kısaltmıştır. Modern yaşam daha bir hale gelmektedir. Stres, kaygı bozukluğu ya da depresyonu bulunan kişilerde yeme bozuklukları daha fazla görülmektedir.

FAST-FOOD KÖTÜLEŞTİRİYOR: Fast-food denilen sağlıksız besinler rafine karbonhidratlardan zengin, bitkisel liflerden fakir, aşırı yağlı ve enerji-yoğundur. Vakit kaybını önlemek için ayak üstü hızlı yenen gıdaları tercih etmek durumu iyice kötüleştirmektedir.

ANNE SÜTÜ EKSİKLİĞİ: Yaşamın ilk yıllarındaki beslenmenin, özellikle anne sütü ile beslenememenin de ileride obezite gelişmesine zemin hazırladığı belirtilmektedir.

ÇEVRE DE ETKİLİ: Ülkemizde obeziteyi belirleyici en önemli nedenlerin yaşlanma, cinsiyet, diyabet ve hipertansiyon olduğu, buna ilaveten yaşanılan çevre (yerleşim yeri ve bölgesi), sosyo-kültürel durum, düşük eğitim düzeyi, gelir durumu, tütün ve alkol kullanımı, hormonal ve metabolik bozukluklar gibi yaşam tarzını belirleyen etmenlerin de obeziteye katkıda bulunduğu ortaya konmuştur.

KADINLARDA YÜKSEK: Özellikle kadınlarımızdaki obezite sıklığı dünya ortalamalarından yüksektir. Bu durum hiç de şaşırtıcı değildir. Yapılan çalışmalar, Türk kadınlarında fiziksel aktivite azlığı, yüksek doğum sayısı, uzun emzirme dönemleri ve doğumlar arası sürenin kısa olmasının obezite üzerinde önemli ölçüde etkili olduğunu düşündürmektedir.

ANNE KARNINDA BAŞLAMALI: Obezite geliştikten sonr tedavisi hem çok daha zor, hem çok daha masraflıdır. Bu nedenle obeziteyi bir toplum sağlığı sorunu olarak ele almak ve daha anne karnında başlayarak bireyin ve toplumun sağlıklı kiloya sahip olmasını sağlayacak önlemleri almak gereklidir.

BİSİKLETE TEŞVİK: Sağlıklı beslenmeyi özendirecek önlemler almalı, şehirlerde fiziksel aktivitenin artırılmasına dönük faaliyetlerde bulunmalı, bisiklet yolları ve spor alanları açmalı ve bu alanlara halkın daha çok gitmesini teşvik edecek önlemler almalıdır.

REKLAM KISITLANSIN: Sağlıksız ürünlerin reklamları kısıtlanmalı, bu türlü ürünlerin hastane ve okul kantinlerinde ve spor tesislerinin çevresinde satılması yasaklanmalıdır.

ŞİŞMANLIK VERGİSİ: Obeziteyle mücadele kapsamında Meksika hükümeti 2014’te sağlıklı beslenmeyi teşvik etmek için abur-cubur yiyeceklere ve şekerli içeceklere ek “şişmanlık vergisi” getirmiştir. Söz konusu vergilendirmenin erken dönemde gazlı içeceklerin tüketiminde önemli bir azalmaya neden olduğu gözlenmiştir.

PAKETLERE TRAFİK IŞIĞI: İngiltere, Avustralya ve Ekvador gibi bazı ülkeler trafik ışığı uygulamasını hayata geçirmiştir. Ambalajlı gıdada belirli bir oranın üzerinde tuz veya şeker varsa kırmızı etiket konularak tüketicinin uyarılması hedeflenmiştir. Söz konusu uygulamanın ülkemizde hayata geçirilmesi için girişimler yapılıyor.

Akın akın geldiler!Karabük'ün Safranbolu ilçesinde Safran Festivali etkinlikleri kapsamında safran hasadı yapıldı. Vatandaşlar safran hasadına akın ederken, safranlı yiyecekler ikram edildi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber